Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 25. Birleşim · 5. yasama yılı · 2 Aralık 2010 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 2 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 469 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-12-02-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 510 sıra sayılı Sayıştay Yasa Teklifi’nin 57’nci maddesine yönelik önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda dört haftayı aşkın bir süreden bu yana belli aralıklarla Sayıştay Yasa Teklifi’ni görüşüyoruz. Görüşmekte olduğumuz yasa teklifinin genel gerekçesine baktığımızda, halkımızın ödediği vergilerin karşılığı olarak devletten bekledikleri hizmetlerin etkin ve verimli olarak kendilerine sunulması isteğinin Parlamento adına görev yapan Sayıştay denetimi yoluyla sağlanması gibi çok önemli bir amacı ifade ettiğini görüyoruz. Gerçekten de kamu mali yönetiminde saydamlığın sağlanması ve hesap verme sorumluluğunun geliştirilmesi son derece önemli bir konudur. Dünyada kabul gören temel yaklaşımın da tüm kamu kaynaklarının, kamu harcamalarının ve faaliyetlerinin denetlenmesinin Sayıştay tarafından denetlenmesi olduğu konusunda da herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak, üzülerek belirtmek gerekir ki bu beklentilerle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna gelmesini arzu ettiğimiz yasa teklifi bu genel ilkelerin dışında, tam tersine, farklı amaçlara, farklı hedeflere yönelmiştir. Maalesef, geride bıraktığımız sekiz yıllık iktidar dönemine baktığımızda yolsuzluklar konusunda kılını kıpırdatmayan Türkiye Büyük Millet Meclisinin adi suçlara, yüz kızartıcı suçlara kalkan olmasını önleme konusunda tek bir adım atmayan, “Deniz Feneri” gibi yılın değil, on yılın değil, asrın soygununu sadece görmezden gelmekle kalmayıp inceleme, araştırma ve soruşturma, kovuşturma aşamalarını olabildiğince ağırlaştıran anlayıştan daha farklı bir yaklaşım beklemek de zaten olanaklı değildir.
Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, yakın yıllara baktığımızda ülkemiz çok büyük bir kriz yaşamıştır ve hâlen daha yaşamaktadır. Krizin etkileri nedeniyle esnaflarımızın büyük bir bölümü kepenklerini kapatmak zorunda kalmıştır. İşini kaybeden yüz binlerce insanımız maalesef yeni işsizler ordusuna katılmıştır. Bunlardan çok daha acı olanı, işini kaybeden, kepenk kapatan esnafımız, işçimiz, emeklimiz sorunlarının çözümü yolunda bir çıkış yolu göremediği için, hiçbirimizin kabul edemediği, yaşamlarına son verme gibi bir sonuca yönelmişlerdir. Bugün de maalesef milyonlarca insanımız açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşama tutunmaya çalışmaktadır.
Ancak, değerli milletvekilleri, ülkemiz böylesine büyük bir kriz döneminden geçerken, milyonlarca insanımız, emeklimiz, işçimiz, çiftçimiz, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşama tutunmaya çalışırken, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı bu gerçek durumun tersine, Başbakanlığın ve Cumhurbaşkanlığının harcama bütçelerini anormal derecede artırmıştır. Örneksemek gerekirse, 2007 yılında Sayın Sezer döneminde 33,8 milyon TL olan Köşk’ün harcama bütçesi -ve bunun bir kısmı harcanmadığı için iade edilmiştir- 2011 yılında 116 milyon TL’ye çıkartılmıştır.
WikiLeaks’in kulakları çınlasın; 2005 yılında 30 milyon dolar olan örtülü ödenek harcamaları 2006 yılında yüzde 700’lük bir artışla tam 210 milyon dolara, 2007 yılında tam 240 milyon dolara çıkarılmıştır.
Değerli arkadaşlar, bu çok basit birkaç örnekten de açıkça görüleceği üzere, bu anlayışı benimseyen Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının kamu kaynaklarının adil ve verimli, etkin kullanımı gibi bir kaygısı olmadığı da açıkça görülmüştür.
Yine bu anlayışın devamı olarak ülkemiz, yolsuzluklar liginin en alt basamaklarında yolsuzluklar konusunda kaygı yaratan ülkeler kategorisinde yer alırken, yolsuzlukla mücadele konusunda zafiyet yaratacağını bile bile kendi belediye başkanlarını, yandaş partili bürokratlarını, Meclisteki milletvekillerini…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 2 Aralık 2010