İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 28. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

Ali İhsan Köktürk

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 28. Birleşim · 5. yasama yılı · 8 Aralık 2010 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali İhsan Köktürk (CHP), 8 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 439 kelime.

Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-12-08-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa teklifinin 1’inci maddesine yönelik önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Öncelikle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesine yönelik yasa teklifi, görevi kötüye kullanma suçu için öngörülen ceza miktarlarını değiştirmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesine göre, görevi kötüye kullanma suçunun karşılığı olarak haksız bir kazanç temin eden kamu görevlisi için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmesine karşın, getirilen yasa teklifiyle bu cezanın alt sınırı altı aya, üst sınırı ise iki yıla düşürülmektedir. Cezanın üst sınırının iki yıla düşürülmesi nedeniyle de görevi kötüye kullanma suçunu işleyenler için hükmün açıklanmasının geriye bırakılması ve erteleme hükümlerinden yararlanılması gibi bir avantaj, ayrıcalık sağlanmaktadır. Bu nedenle, az önce konuşan Sayın Yılmaz Tunç’un söylemlerinin aksine, bu düzenleme, bu yasa teklifi, görevi kötüye kullanma suçunu işleyenler için bir nevi örtülü af düzenlemesi getirmektedir.

Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisinin pek çok milletvekili hakkında ilgili Kanun hükmü gereğince düzenlenmiş olan fezlekelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet ve Anayasa Karma Komisyonunda bekletildiği, Adalet ve Kalkınma Partisinin pek çok belediye başkanıyla ilgili olarak bu suçtan dolayı açılan soruşturma, kovuşturma ve yargılamaların devam ettiği ve yine Adalet ve Kalkınma Partisinin siyasallaşmış gözde bürokratlarıyla ilgili olarak bu suçtan dolayı iki yılı aşkın hapis cezaları olduğu bilinmektedir. Bunun yanı sıra yolsuzluklar âdeta bir verem gibi, kanserli bir tümör gibi ülkemizi içten içe kemirmektedir. Halkımızın açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşama tutunmaya çalıştığı bir süreçte, maalesef, yine halkımızın tabiriyle, birtakım insanlar deveyi havuduyla götürmektedir. Ve yine değerli milletvekilleri, bu bağlamda, içinden geçtiğimiz süreçte WikiLeaks depremiyle ülkemizdeki yolsuzluk iddiaları ve bunun Sayın Başbakana, sayın bakanlara yansımaları âdeta ortalığa saçılmaktadır.

Değerli arkadaşlar, ülkenin Başbakanına, ülkenin bakanlarına, ülkenin belediye başkanlarına ve bürokratlarına yönelik bu kadar ciddi iddialar ulu orta ortalıklarda dolaşıyorken, uluslararası kuruluşların raporlarına göre ülkemiz yolsuzluklar konusunda kaygı yaratan ülkeler kategorisinde yer alıyorken, yolsuzluklara altyapı oluşturan böyle bir suça ilişkin düzenlemenin -örtülü af niteliğiyle- Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmesi halkımıza yönelik çok büyük bir haksızlıktır, çok büyük bir saygısızlıktır.

Değerli milletvekilleri, yine hukuk devletinde yargı kararlarının bağlayıcılığı asıldır. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesi kapsamında değerlendirilen yargı kararlarına uymama suçu, ceza miktarlarının azaltılması suretiyle âdeta özendirilmekte, desteklenmektedir. Bunun sürekli olarak dile getirdiğiniz hukuk devleti ilkesiyle ne derece bağdaştığını Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarımın takdirlerine sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bu teklifin içeriğinde kamu yararı yoktur. Getirilen bu teklifin içeriğinde, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşama tutunmaya çalışan halkımızın yararları bulunmamaktadır ancak bunun tam tersine, Sayın Başbakanın deyimiyle, haram lokma yiyenlerin, yetim hakkı yiyenlerin, kul hakkı yiyenlerin yedikleri yanlarına kâr bırakılmaktadır. Ancak, halkımızın böyle bir sürece seyirci kalmayacağı inancıyla önergemizin kabulünü diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 8 Aralık 2010

80 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook