İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · CUMA

Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

Ali İhsan Köktürk

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 30. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Aralık 2010 · 457 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali İhsan Köktürk (CHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 457 kelime.

Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 48’inci madde üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, az önce konuşulan geçici 3’üncü maddenin önemi nedeniyle bu maddeyi bir kez daha dikkatinize ve bilgilerinize sunmak istiyorum. Her ne kadar günün erken saatlerinde dikkatinizi toplamanız çok kolay olmasa da beni dinlemenizi rica ediyorum çünkü bu madde, aslında bu madde, Anayasa değişikliğinin belki tek olumlu yönünü, olumlu yönlerinden birini düzenleyen ve bu tasarının da en olumlu maddelerinden birini teşkil edebilecek bir madde. Çünkü, bu madde, yargı yolunun açılması gibi demokratik hak ve özgürlüklerin, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesine yönelik bir madde. Şayet bu madde Anayasa değişikliğindeki sizin bahsettiğiniz iddia ve savlara yönelik olarak düzenlenebilmiş olsaydı eğer, gerçekten, bu madde, hepimizin arkasında kararlılıkla durabileceği bir madde olacaktı.

Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak sadece Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihraç kararlarına karşı değil, aslında, diğer disiplin kararlarına karşı da yargı yolu açılması gerektiğini düşünüyoruz, bunu savunuyoruz. Ancak, Anayasa değişikliğinde ve bu tasarıyla getirilen düzenlemede Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun sadece ihraç kararlarına karşı yargı yolu açılmış bulunuyor. Ancak, bu niteliği itibarıyla bile, aslında, tasarı maddesi, bu niteliğine uygun, bu amacına uygun düzenlenebilmiş olsaydı, belki, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu maddeyi yine de sizinle birlikte savunmamız mümkün olurdu. Ancak arkadaşlar, bu maddenin düzenleniş biçimi, aslında bu amacın çok ötesinde, çok daha farklı düşüncelerle hazırlandığını bize gösteriyor yani bu tasarının niteliğini ve hedefini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Çünkü, bu tasarının yargı yolu açılmasına yönelik düzenlemesine baktığımızda, aslında Anayasa değişikliğinin kapsamını da aşan bir düzenleme olmasına rağmen, bu yönüyle bile, kabul edilebilir, kabul edilebilecek bir madde olmasına rağmen, araya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna müracaat zorunluluğunun sokulması ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihraç kararlarını kaldırması hâlinde buna karşı yargı yolunun kapatılması tasarıya hâkim olan hukuksuzluğun, tasarıya hâkim olan anlayışın bu maddede çok açık ve net bir şekilde yansıdığını bize gösteriyor.

Değerli arkadaşlar, yargı yolunun açılması gibi temel hak ve özgürlükleri genişleten ve hepimizin savunabileceği bir maddeye niye hukuka aykırı yani hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan, Anayasa’yla bağdaşmayan, yargı bağımsızlığıyla bağdaşmayan ve aslında ihraç nedenlerinin değişmemesine rağmen bu düzenlemelerle bağdaşmayan bir hükmü sokarak savunulması gereken bir maddeyi karşı çıkılacak bir madde hâline dönüştürüyorsunuz, bu çok yanlış. Yani Sayın Bakanım, Adalet Komisyonunun Değerli Başkanı, bu maddeyi bu niteliğe dönüştürmek yani aslında savunulabilecek, tek bir düzenleme olabilecek bir maddeyi aslında tasarının en sakıncalı, en çok karşı çıkılacak maddesi hâline dönüştürmekten hakikaten yani “Zevk mi alıyorsunuz?” demek istemiyorum yani niye böyle bir düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine getiriyorsunuz?

Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, tasarının içerdiği diğer hükümlerin hukuken kabul edilebilir düzenlenmeler olmaması nedeniyle bu maddeye sonuna kadar karşı çıkıyoruz ve Anayasa Mahkemesine taşındığında bu dava, belki iptal nedenlerinden en başlıcasını oluşturacak bir madde olduğunu düşünüyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

112 konuşma daha · 10 Aralık 2010

112 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook