Türk ticaret kanunu (s.s.96)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 5. yasama yılı · 13 Ocak 2011 · 967 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 13 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 967 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-01-13-turk-ticaret-kanunu-s-s-96 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın dördüncü bölümü üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu hafta içerisinde yasalaştırdığımız Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu gibi iki temel kanundan sonra bugün de Türk Ticaret Kanunu gibi bir diğer temel yasayı da yasalaştırmaya çalışıyoruz. Bu anlamda Parlamento tarihimiz açısından gerçekten önemli bir haftayı yaşıyoruz.
Değerli milletvekilleri, Türk Ticaret Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınarak 26 Kasım 2008 tarihinde görüşmeye başlandığında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına tasarının geneli üzerine yapmış olduğumuz konuşmada, bu tasarının olumlu yönlerini ortaya koyduğumuz gibi tasarının içeriği ve gündeme gelme sırası itibarıyla çekincelerimizi de açıkça ifade etmiştik. Daha genel ve daha temel bir kanun olması, ayrıca bugün görüştüğümüz Türk Ticaret Kanunu’ndan Türk Borçlar Kanunu’na atıflar yapılması zorunluluğu nedeniyle öncelikle Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul gündemine getirilerek Türk Ticaret Kanunu Yasa Tasarısı’ndan daha önce yasalaşması gerektiğine yönelik düşüncelerimizi de Genel Kurula sunmuştuk.
Nitekim, bugün görüşmekte olduğumuz Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda, değerli arkadaşlar, Türk Borçlar Kanunu’na otuz dört adet atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla bu atıflar ortada iken Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’ndan sonra yasalaşmasının doğuracağı sakıncalar gayet net ve açıktır ve nitekim -aradan geçen bu kadar uzun bir süre sonra- Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun da bu sakıncalara, bu eleştirilerimize katılarak kanunların Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi ve yasalaşma sırası itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerine katılmasından mutluluk duyduğumuzu, memnuniyet duyduğumuzu burada öncelikle ifade etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1956 tarihinde kabul edilmiş, 1957 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Yaklaşık elli üç-elli dört yılı aşkın bir zamandan bu yana Türk ticaret yaşamına yön vermektedir, Türk ticaret yaşamının ihtiyaçlarını karşılamaktadır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Türk ticaret yaşamına yön verdiği bu uzun sürede, yani 20’nci yüzyılın ikinci döneminde gerçekten bir ticaret kanunu açısından son derece önemli olaylar gelişmiştir, son derece önemli gelişmeler olmuştur.
Hepimizin bildiği gibi, bu süre içerisinde Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak hayata başlayan Avrupa Bütünleşme Projesi, Avrupa Topluluğu aşamasını da geçerek Avrupa Birliği sürecine ulaşmıştır. Avrupa Birliği de ekonomik, ticari ve siyasi bir güç olmanın yanı sıra, ayrıca, maddi hukuk kuralları koyan uluslar üstü bir topluluk hâline gelmiştir.
Ayrıca, yine, bu süre içerisinde, teknolojinin gelişmesiyle elektronik işlemlerin hem ticareti hem de şirketler hukukunu kökten etkilemesi, çevre kirliliği başta olmak üzere teknolojinin yol açtığı tahribatın sorumluluk hukukuna yansıtılması, gelişen tüketici hakları, uluslararası konvansiyonların Türk Ticaret Kanunu’nun kapsadığı alanları düzenlemesi gibi son derece önemli gelişmelerin, birleşmelerin ve toplulukların Türk hukuk sistemine ithali gerektiği şeklindeki düşünceler yeni bir tasarının hazırlanması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.
Değerli milletvekilleri, belirttiğimiz gelişmeler ve gerekçeler karşısında 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun pek çok yönleri itibarıyla ticari yaşamın ihtiyaçlarına karşılık veremediği ve böyle bir noktaya taşındığı hepimizce kabul edilen bir gerçekliktir.
Yeni bir Türk Ticaret Kanunu yapılması gerektiği düşüncesine bizler de katılıyoruz. Bu anlamda gerek Adalet Komisyonunda gerek Uzlaşma Komisyonunda gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak kanunun içeriğinin daha olumlu bir noktaya taşınması konusunda katkı vermeye çalıştık, çaba gösterdik.
Yasanın getirdiği olumlu değişiklikleri destekliyoruz ancak değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri, tabii ki tasarının gerçekten katılmadığımız, eleştirdiğimiz, ifrata kaçan yönlerine ilişkin de tüm çekincelerimizi, eleştirilerimizi ve önerilerimizi saklı tuttuğumuzu Genel Kurulda açıkça belirtmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, tasarıda özellikle şirketler hukukunda esaslı değişiklikler yapılmıştır. Uluslararası muhasebe standartları kabul edilmiştir. Pay sahiplerinin elektronik ortamda genel kurula katılmalarının sağlanması öngörülerek ticari hüküm, ticari iş ve tacir gibi kavramların tayininde ticari işletme esaslı bir unsur olarak kabul edilmiştir.
Bilgi bankasının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde kurulması, sigorta hukukunda denkleştirme istemiyle ilgili hükümlerin getirilmesi isabetli yenilikler olarak karşımıza çıkmıştır.
Tek kişilik anonim şirketin kurulmasına olanak sağlanması, şirketlerin denetiminin bağımsız denetim şirketleri ve yeminli mali müşavirler, muhasebeciler tarafından gerçekleştiriliyor olması, yine, tasarıda yer alan önemli düzenlemelerdir.
Ancak, değerli milletvekilleri, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, pek çok yeniliğin ve değişikliğin yanı sıra ve bu tasarıda yer almasının yanı sıra, tasarının, gerek dil ve ifade gerek ilgili özel kanunlarla uyumu gerekse tasarının sistematiği ve içeriği açısından bakıldığında oldukça eleştirisel yönleri de bulunmaktadır.
Mevcut bilimsel birikimin korunması ve yargı kararlarıyla sağlanan hukuki gelişimin sürdürülmesi tasarının hedefleri arasında gösterilmesine karşın, madde numaralarının muhafaza edilmemesi nedeniyle bu olanak ortadan kalkmıştır.
Yine, tasarının yetersizliklerinden birisi, yapılan yeni düzenlemelerin bir kısmının eksik bırakılmış olmasıdır. Örnek verilecek olursa, tek kişi ortağın şirket borçlarından sorumluluğunun şahsi ve sınırsız hâle gelmesi gereken durumlar hakkında tasarıda bir düzenleme olmaması açık bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır.
Değerli milletvekilleri, yine, bu tasarının hazırlanmasında en önemli etkenlerden birisinin Avrupa Birliği müktesebatının Türk Ticaret Kanunu’na taşınması olduğunu ifade etmiştik. Bu hedef, Türk Ticaret Kanunu’nun genel gerekçesi arasında da çok açık bir şekilde yer almaktadır. Ancak göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduğumuz, bu konuda da ifrata, aşırılığa kaçılıp, kaçılmadığına yönelik eleştirilerdir. Çünkü, tasarı, Avrupa Birliğine ülkemizin tam üyeliği hesap edilerek, öngörülerek hazırlanmıştır. Oysa, Avrupa Birliğinin ülkemize karşı çifte standardı, çelişkili tavrı, kapıda bekletme düşüncesi, kendi çıkarına olan düzenlemelerde ülkemize yaptığı siyasi ve mali baskı ve müdahaleler ise maalesef bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Bunların yanı sıra olarak bir taraftan olumlu bir yenilik olarak görünen düzenlemelerin, diğer taraftan ulusal işletmelerimize, şirketlerimize çok büyük sistemsel ve mali yükler getireceği de tartışmasızdır.
Türkiye’deki anonim şirketlerin yapısıyla Avrupa’daki yani dünyadaki şirketlerin ekonomik güçleri birbirinden farklıdır. Dolayısıyla şirketler hukukuna getirilen sıkı denetlemelerin bir taraftan şirketlerimizin temel yapısını güçlendirmesi gibi bir durum yaratması öngörülürken, diğer taraftan bu kadar ağır denetimin ve bu kadar ağır bir sistemin özellikle Anadolu’daki küçük aile şirketleri üzerinde yaratacağı baskı nazara alınmalıdır. Türk şirketlerinin yabancı küresel güçlerin kolaylıkla analiz edebileceği şekle dönüştürülmesinin de Türk şirketlerinin rekabet gücünü artıracağı mı yoksa rekabet ortamını zayıflatacağı mı hususu göz önünde bulundurularak ciddi bir şekilde değerlendirilmelidir.
Değerli arkadaşlar, Türk Ticaret Kanunu Yasa Tasarısı’nın ülkemizin sıkça karşılaştığı ekonomik krizlerde ticari işletmelerimizin binlercesinin kapısına kilit vurmayacak bir şekilde güçlendirmesi dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 13 Ocak 2011