Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 65. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Şubat 2011 · 427 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 12 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 427 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-02-12-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarının 213’üncü maddesine yönelik önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün “Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı affı”, “Devlete borcu olanlara müjde” başlıklarıyla parlatılarak kamuoyu ve Parlamento gündemine taşınan aslında çok daha farklı amaçlar içeren tasarının dokuzuncu ve son bölümünü görüşüyoruz. İktidar grubunun isteği ve parmak çoğunluğuna dayalı demokrasi anlayışıyla, bu akşam itibarıyla bu tasarıyı Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçirmeye çalışıyoruz. Ancak, bizler, tıpkı referandum değişikliğinde, Sayıştay Yasası’nda Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, Danıştayın, Yargıtayın yapısını değiştiren yeniden biçimlendiren yasalarda ve benzeri yasalarda olduğu gibi, Makyavelist bir anlayışla yani amaca giden her yol meşrudur anlayışıyla ve samimiyetten uzak bir yaklaşımla hazırlanan tasarının bu hâliyle Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçmesinden halkımız adına büyük bir üzüntü duyuyoruz. Değerli arkadaşlar, çünkü sizler de biliyorsunuz ki toplumdaki beklentilerin ve ihtiyaçların karşılanacağı vaadiyle kamuoyuna pazarlanan bu torba kanunla emek kesimine açıkça saldırılmaktadır; ILO Sözleşmesi’nin hükümleri atlanarak sosyal devlet ilkesinin temelleri açıkça tahrip edilmektedir. Memurların da tıpkı işçiler gibi ödünç verilmesinin önünün açılması, esnek çalışmanın yani kuralsızlığın kural hâline dönüştürülmesi, kabul edilmesi mümkün olmayan pek çok düzenlemenin tasarının içerisine yerleştirilmesi, kısmen olumlu düzenlemelerin içerisinde âdeta topluma yedirilmektedir.
Kısaca ifade etmek gerekirse, bu tasarıyla, değerli arkadaşlar, çalışma yaşamının köşe taşları, anayasal ve yasal temelleri, temel güvenceleri açıkça ortadan kaldırılmıştır.
Buna karşılık, kendi gözündeki çapağı görmeyen, bir başka ülkeye laf yetiştiren, kilometrelerce uzaktaki halkların seslerini duyan Sayın Başbakan, haklarına sahip çıkma kararlılığıyla Ankara’ya yürüyen on binlerin yani kendi halkının sesini duyamamıştır. Kilometrelerce uzaktaki bir başka halkın demokrasi taleplerine kulaklarını diken siyasal iktidar anlayışı, içerideki seslere sadece kulaklarını tıkamakla kalmayıp demokratik haklarını kullanmaya çalışan emekçilerimize, öğrencilerimize biber gazlarını, tazyikli suları ve polis coplarını reva görmüştür. Parasız üniversite isteyen ve gününü bir tek poğaçayla tamamlayan öğrencilerimiz, insanca yaşam talebinde bulunan emekçilerimiz, amirlerinden talimat alan polislerin ayakları altında âdeta yerlerde sürünmüştür. Ancak değerli arkadaşlar, aslında ayaklar altına alınan, yerlerde sürünen, yarı aç yarı tok eğitimini tamamlamaya çalışan üniversite öğrencilerimiz değildir. Aslında, yerlerde sürünen, ayaklar altına alınan insanca yaşam talebinde bulunan emekçilerimiz değildir.
Değerli arkadaşlar, aslında, bu tür eylemlerle ve bu tür tasarılarla ayaklar altına alınan, yerlerde sürünen ülke demokrasimizdir, sosyal devlet anlayışımızdır, hukuk devletimizdir. Bu nedenle, Sayın Başbakan, başkalarına öğüt vermeyi bırakıp kendi yönetim anlayışını sorgulamalı, gözden geçirmelidir.
Değerli arkadaşlar, tasarı maddesine gelince, tasarının 213’üncü maddesi ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na eklenen hükmün bu maddeyle yargı kararlarını da etkileyecek bir biçimde hak sahiplerinin müktesep haklarını ortadan kaldıracak olması hukuki güvenilirlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, tasarının 213’üncü maddesinin tasarı metninden çıkartılmasını talep ediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 12 Şubat 2011