Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 81. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Mart 2011 · 376 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 376 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sıra sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun Tasarısı’nın 18’inci maddesine yönelik önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi temel hak ve özgürlükleri, anayasal düzeni koruyan, bu bağlamda Anayasa’yla kendisine verilen denetim görevini yerine getiren Anayasa Mahkemesinin görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının hazırlık sürecinden Türkiye Büyük Millet Meclisindeki yasalaşma sürecine kadar uzlaşmanın esas alınması gerekirken, maalesef bu yasa tasarısı da yargıyı biçimlendiren diğer yasa tasarılarında olduğu gibi tek yanlı ve baskıcı bir mantıkla hazırlanmıştır.
12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen referandumdan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilen Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu yasası, Danıştay ve Yargıtayın yapısını değiştiren, torba kanunla adli yargıyı, idari yargıyı, Danıştayı ve Yargıtayı biçimlendiren siyasal iktidar, tek yanlı, baskıcı ve kadrolaşmaya dönük bugünkü yasa tasarısıyla da anayasa yargısını, Anayasa Mahkemesini kendine göre biçimlendirme çabalarını nihai bir aşamaya taşımaktadır.
Anayasa değişikliği sonucu Cumhurbaşkanına ve Türkiye Büyük Millet Meclisine tanınan üye seçim yöntemiyle yasama ve yürütmeye karşı bağımsızlığını kaybeden Anayasa Mahkemesi, bugün görüşülen yasa tasarısıyla da Anayasa değişikliğinin de kapsamını aşan görev ve yetkilerle donatılarak hukuk devletinin ve bağımsız yargının temellerini sarsan bir yapıya büründürülmektedir.
Değerli milletvekilleri, bütün bu düzenlemelerle, Anayasa Mahkemesi parlamenter demokrasinin koruyucu bir denetim organı olmaktan çıkarılarak, siyasal iktidarın uygulamalarının tevsik makamına dönüştürülmekte, bu şekliyle de Anayasa’mızın 2’nci maddesinde ifadesi bulunan hukuk devleti ilkesinden hızla uzaklaşılmaktadır.
Anayasa’mızın başlangıç kısmında ifadesi bulunan kuvvetler ayrılığı ilkesi ağır bir şekilde zedelenmekte, ortadan kaldırılmaktadır ve yine bu tür düzenlemelerle demokrasinin temeli olan çoğulculuk anlayışı, yerini, tek kişinin hegemonyasına, tek kişinin diktatörlüğüne doğru giden totaliter bir rejime ve anlayışa bırakmaktadır. Değerli arkadaşlar, böyle bir anlayış ve bu anlayışı mutlaklaştırmaya yönelik düzenlemeler, demokratik devlet yapılanmasında hiçbir şekilde kabul edilemez, meşru görülemez, demokratik düzenle hiçbir şekilde bağdaşamaz.
Değerli milletvekilleri, önerge konusu olan 18’inci maddeye baktığımızda ise, tasarının 18’inci ve 19’uncu maddelerinde, disiplin suçu oluşturacak eylemler arasında fark bulunması açık bir çelişki olarak karşımıza çıkmaktadır. 18’inci maddede disiplin soruşturması gerektiren eylemler “Yargıçlık mesleğinin vakar ve şerefiyle bağdaşmayan, hizmetin aksamasına neden olan hâl ve hareketler.” olarak belirtilmişken tasarının 19’uncu maddesinde buna ek eylemler sayılmıştır. Dolayısıyla, tasarının 18’inci ve 19’uncu maddeleri arasında açık çelişki söz konusudur. Bu nedenle tasarıya ve madde düzenlemesine karşıyız.
Önergemizin kabulünü diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 23 Mart 2011