Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 81. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Mart 2011 · 434 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 434 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sıra sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın 22’nci maddesine yönelik önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Anayasa’mızın 148’inci maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün Anayasa’ya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetleyen, bireysel başvuruları karara bağlayan, Anayasa değişikliklerini ise şekil bakımından inceleyen ve denetleyen bir yüksek mahkemedir. Genel işlevi itibarıyla da anayasa mahkemeleri, demokratik rejimlerde, meclis çoğunluğunun çıkardığı yasaların anayasaya uygunluğunu denetleyerek rejimin anayasal sınırlar çerçevesinde kalmasının temel güvencesidir.
Ancak, değerli arkadaşlar, gelinen noktada, bugün, ülkemiz Anayasa Mahkemesi, anayasa yargısı düşüncesinden tamamen uzaklaştırılmıştır, anayasal rejimin güvencesi olmaktan çıkarılmıştır. Her türlü yasal düzenlemeleri parmak çoğunluğuna dayanarak yapma hakkını kendinde gören siyasal iktidarın, parmak çoğunluğuyla, uzlaşma kültüründen yoksun bir şekilde hareket eden Parlamentonun âdeta onay makamı hâline getirilmiştir. Yine, ülkenin diğer anayasal kurumlarında olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve yüksek mahkemeler üzerinde siyasal iktidarın hedefleri doğrultusundaki kadrolaşma, bütün ülkenin gözleri önünde, açık açık ve fütursuzca gerçekleştirilmiştir. Yargıyı 1982 Anayasası’ndan daha da geri götüren, siyasal yönetime yargının bağımlılığını artıran, pekiştiren bir proje, küresel dış destekleriyle beraber, büyük bir aldatmacanın arkasına gizlenerek, “ileri demokrasi” söylem ve vaatleriyle yaşama geçirilmiştir.
Değerli milletvekilleri, yine bu tasarıyla Anayasa’yla çerçevesi çizilen bireysel başvuruların sonuçları olabildiğince genişletilerek kesinleşmiş yargı kararlarının iptaline olanak sağlanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dahi verilmemiş bir süper yetkinin Anayasa Mahkemesine tanınıyor olması, Anayasa Mahkemesinin tüm yargı sistemi içerisinde fiilen en üst düzeydeki bir temyiz mahkemesi konumuna getirilmesi ve bütün bunların, üyeleri hukukçu dahi olmayan bir mahkeme kanalıyla gerçekleştiriliyor olması, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti ve evrensel yargı düzeni açısından kabul edilebilir düzenlemeler değildir.
Değerli milletvekilleri, -az önce de ifade ettiğimiz gibi- bütün bunlarla ülkemiz, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde hukuk devleti ve demokratik devlet teamüllerinden tamamen hızla uzaklaştırılmaktadır. Adı konulmamış, baskıcı, totaliter bir rejime doğru doludizgin ilerlemektedir. Parasız eğitim talebinde bulunan üniversite öğrencileri, insanca yaşam talebinde bulunarak alanları dolduran emekçiler, gerçekleri halkımıza ulaştırmaya çalışan aydın, dürüst, saygın gazeteciler ve toplumun tüm kesimleri üzerinde hissettirilen ve kurulan baskı düzenini kalıcılaştırmak için siyasal iktidara bağımlı bir yargı düzeni yaratılarak bunları gerçekleştiren iktidar çevreleri ve yandaşları etrafında kalın bir zırh oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ancak bizler halkımızın, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti korumasız bırakan böyle bir sürece seyirci kalmayacağına, demokrasimize de, ulus devletimize de, cumhuriyetimize de kararlılıkla sahip çıkacağına yürekten inanıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bundan hiçbir kuşku duymuyoruz.
Değerli arkadaşlar, önergemize baktığımızda ise tasarının 22’nci maddesi metninin son derece özensiz bir şekilde hazırlandığını görüyoruz. Bu nedenle, özensiz hazırlanan maddenin tasarı metninden çıkarılmasına yönelik önergemizin kabulünü diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 23 Mart 2011