İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 83. BİRLEŞİM · SALI

Kamu idare, kurum ve kuruluşlarında geçici işçi pozisyonlarında çalışanların sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeleri, geçici işçi çalıştırılması ile ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:1366)

Ali Kemal Deveciler

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 83. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Nisan 2007 · 2.044 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kemal Deveciler (CHP), 3 Nisan 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU İDARE, KURUM VE KURULUŞLARINDA GEÇİCİ İŞÇİ POZİSYONLARINDA ÇALIŞANLARIN SÜREKLİ İŞÇİ KADROLARINA VEYA SÖZLEŞMELİ PERSONEL STATÜSÜNE GEÇİRİLMELERİ, GEÇİCİ İŞÇİ ÇALIŞTIRILMASI İLE İLGİLİ BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:1366)); konuşma 2.044 kelime.

Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Kamu idare, kurum ve kuruluşlarında geçici işçi pozisyonlarında çalışanların sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeleri, geçici işçi çalıştırılması ile ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:1366)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2007-04-03-kamu-idare-kurum-ve-kuruluslarinda-gecici-isci-pozisyonlarinda-calisa (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c152/b083/tbmm221520830083.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinize saygılarımı sunuyorum.

Sözlerime başlamadan evvel, dört buçuk yıldan beri birlikte, beraber çalışmakta olduğumuz çalışma arkadaşımız Profesör Doktor Ömer Abuşoğlu'nu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisine rahmet, kederli ailesine ve Meclisimize de, burada başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada, Kamu İdare, Kurum ve Kuruluşlarında Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasansı'nın 1'inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün üzerinde çalışmakta olduğumuz, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı, geçimlerini alın teriyle kazanmaya çalışan, fakat buna rağmen benzer işte çalışanlardan dahi daha dezavantajlı durumda olan bir kesimin dertlerine çözüm arayışıdır. Çalışanlarımıza bugünkü koşullarda ne yapsak yeterli değildir, çünkü çalışanların durumu AKP İktidarında o denli kötüleşmiştir ki, bunun çözümü ancak kapsamlı bir sosyal demokrat iktidarın, sosyal demokrat uygulamayla işbaşına gelmesidir. Buna da az bir zaman kalmıştır. Bununla beraber, kamuda geçici işçi statüsüyle çalışan vatandaşlarımıza bir parça nefes aldırmak ve bu kesimlerin yıllar yılı içerisinde bulundukları adaletsizliğin giderilmesi için bir fırsatı burada kullanmak durumundayız. Ama, bu tasarı, bu şekilde, yine de, adaletsizlikleri önleyici olmaktan uzaktır. Tasarının daha adil bir şekle dönüşmesi için Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak vermiş olduğumuz önergeler ne yazık ki neticesiz bırakılmıştır. Aynı önergelerimizi, yine, bugün burada da vereceğiz, inşallah, değerli milletvekillerinin oylarıyla bu adaletsizliği gidermiş olacağız.

Bu yasa ile bugün 1'inci maddenin (a) fıkrası kapsamına giren sosyal güvenlik kurumlan, kefalet sandıkları, özel bütçeli idareler, fonlar, bu kuruluşlar...

Yine, (b) fıkrasında tanımlandığı şekliyle, kamu iktisadi teşebbüsleriyle özelleştirme kapsamında bulunan ve sermayesinin yüzde 50'sinden fazlası kamuya ait kuruluşlar ile...

(c) fıkrasında ise, il özel idareleri ile belediyeler ve bunların kuruluşlannda olmak üzere 2006 yılında sadece ve sadece altı ay çalışma şartı olan işçileri kapsamaktadır bu yasa.

Tasan, bu şekliyle, memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçilerden oluşan dört grup personelden işçileri "geçici işçi ve sürekli işçi" olarak iki gruba ayırmaktadır. Bu şekilde kapsam içindeki kuruluşlardan işçi istihdamının zorunlu olduğu yerlerde çalıştınlanlar sürekli işçi kadrolarına, bunlar dışındakiler ise sözleşmeli personel kadrolanna geçirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 yılında altı ay ve daha fazla süreyle kapsam dâhilinde istihdam edilen işçilerin sayısı, yani bu yasa ile kadroya aldığımız işçilerin sayısı 218.733'tür. Bunların 44.259 kişisi merkezî yönetim kurumlarında, 26 bin kişisi KİT'lerde ve 148.475 kişisi ise yerel yönetimlerde çalışmaktadır. Buna mukabil, aynı dönemde, altı aydan daha az bu kurumlarda istihdam edilmiş olan geçici işçi sayısı 26.162 kişidir. Bu toplamın 1.931'i merkezî yönetim kurum- lannda, 17.200'ü KİT'lerde, 7.031'i ise yerel yönetimlerdedir. Yani, 2006 yılında altı aydan daha az çalışan, kanun kapsamına girmeyen ve sokmaya çalıştığımız, bizim önergelerimizle, kişi sayısı 26.162 kişidir. Yani, 218 bin kişiyi kadroya alıyoruz, 26 bin kişiyi dışlıyoruz. Biz, şimdi, bu tasarıyla, 218.730 kişiye yapılması gerekeni yapmaya, onların haklannı vermeye çalışırken, geride kalan 26.162 kişiyi de mağdur etmekteyiz. Peki, kadroya almadığımız bu 26.162 kişinin suçu nedir?

Tasannın gerekçesini okuduğumuzda, gerekçede aynen şu görüşler yer almaktadır: "Yapılan düzenleme ile, süreklilik arz eden işlerde tecrübeli ancak, geçici işçi olarak anılan ve altı ay veya daha fazla süreyle istihdam edilen geçici işçiler tarafından karşılanması amaçlanmıştır. Altı aydan az çalışan geçici işçiler ise mevsimlik, kampanya veya arızi işlerde istihdam edilmekte olup, mevcut çalışma sürelerinin uzatılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır." Şimdi, bu gerekçeye baktığımda, tecrübeli ve ehil olarak nitelendirdiğiniz kişilere haksızlık yapılmakta olduğunun bir ikrarı tespit edilmektedir.

Öte yandan, altı aydan az çalışan işçilerin de nitelikli olmalarının gerekmediğini öğrenmekteyiz. Peki, bu doğru mudur? Mesela, AKP tarafından, yandaş ekonomisi çerçevesinde, altı aydan fazla çalışması temin edilmiş vatandaşlarımız ile böyle bir imkânı olmadığı ve her işe razı olması nedeniyle altı aydan daha az bir süreyle çalışan vatandaşlanmızın durumunu karşılaştırdığımızda bu sav hâlen geçerli olabilecek midir? Bunun cevabını elbette hepimiz biliyoruz. Nitekim, altı ayın altında çalışmak durumunda olan -orman işçileri gibi- dört ay çalışanlar, bu şekilde ancak doksan yılda emekli olmaları mümkün olan kesimlerimiz ya da aynı işi yaptıkları hâlde biri altı aydan uzun süre çalışan, diğeri bu sürenin altında çalışanlar için, bu haliyle, tasan adaletsiz bir uygulama içinde bulunmaktadır.

Bunların yanı sıra, Millî Eğitim Bakanlığının, geçtiğimiz yıl ilk defa olmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurlan Yasası'nın 4/C maddesi uyannca aldığı 20 bin öğretmen vardır. Bunlar da bu yasada yoktur. Bunlar da, bu yasayla mağdur edilmektedir. Çünkü, diğer (a), (b), (c) kapsamında, az evvel saymış olduğum kurumlarda, 2006 yılında 1 Temmuzda giren bir işçi, altı ayı doldurduğu için -ilk defa çalışan bir işçi- kadroya giriyor, ama, 4/C olarak çalışan 20 bin öğretmen, bir yıl, on iki ay çalışsa bile, bu, kadro haricinde kalıyor. Burada adaletsizlik yok mudur arkadaşlar?

Yine, öte yandan, tasarının kapsamına girmeyen 657 sayılı Devlet Memurlan Kanunu'nun 4/C maddesinde belirtilen geçici personelin toplam sayısı da, 2006 yılı için, 32.552'dir.

Şimdi, ben, burada sormak istiyorum: Plan ve Bütçe Komisyonunda bu konulan gündeme getirdiğimizde, Sayın Bakan, bu konuyla ilgili, Maliye bürokratlan ye Sosyal Güvenlik Kurumu bü- rokratlanyla bir çalışma yapacağını ve bu konuyla ilgili bu çalışmanın neticesini, aşağıda, yani, burada, Büyük Millet Meclisimizdeki görüşmelerde bir önergeyle gündeme getireceğini, söylemişti. Ama, az evvel yapmış olduğum konuşmada, böyle bir çalışmanın yapılmadığını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, yine, hepimizin de bildiği gibi, 4/C kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisinde çalışanlar bulunmaktadır, bunlann sayısı 1.200 kadardır ve bu çalışanlanmız, farklı statüye tabi olan arkadaşlanndan üçte 1 oranında daha az imkân çerçevesinde ve aynı, benzer işleri yapmaktadır. Bu durum, adında "Adalet" kelimesi taşıyan bir partinin mensuplan tarafından adil olarak görülmekte midir? Bu personel bizlere canla başla hizmet vermektedir. Peki, bunun karşılığında ne olmaktadır? Her yıl yirmişer gün işten çıkartılmaktadır, emekliliğinde kıdem tazminatından mahrum edilmektedir ve normal, kadrolu işçilerin sosyal haklanndan istifade edilmemektedir. Bunların da sorunlannın çözülmesi gerekmektedir. Bunlarla ilgili, 4'üncü maddede, bir önergemiz vardır, inşallah, bu Meclisimizde çalışan 1.200 civannda geçici personelin de, 4/C kapsamındaki personelin de kadroya alınmasını, hep birlikte, burada, sağlayacağımıza inanıyorum.

Yine, öte yandan, TRT'de, istisna akdi adı altında binlerce kişi, hiçbir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmadan, fakat, kurumun kadrolu personeliyle eşit yükü paylaşarak çalışmaktadır. On yılı aşkındır bu işçiler çalışmaktadır. Farklı adlar altında geçici olarak çalışan personel bulunmaktadır. Bunlann durumu ne olacaktır? Bunlarda da bir belirsizlik vardır. En azından, bu arkadaşlar, bu belirsizlikten kurtulmak için, söz konusu bu personel, 4/B maddesine göre sözleşmeli personel statüsüne burada geçirilebilir. Bunlara da bir statü kazandırmış oluruz.

Benzer biçimde bir yanlışlık da Karadeniz'de, ÇAYKUR'da geçici işçi statüsünde çalışan ziraat mühendisleri ile çay eksperlerini kapsamaktadır. Bu personel, söz konusu kurumlarda işçi olarak değil, fiilen mühendis ve eksper olarak çalışmaktadır. Bu şekilde mühendis olarak çalışanların sayısı 256, eksper olarak çalışanlann sayısı ise 110'dur. Yapılması gereken bu vatandaşlanmızı sözleşmeli personel kadrolanna almaktır. Yine, bu konuyla ilgili, maalesef, Cumhuriyet Halk Partisi Plan ve Bütçe Komisyonu Grubu olarak vermiş olduğumuz önergeler AKP'li Bütçe Komisyonu üyeleri tarafından kabul görmemiştir ve Bakan tarafından da reddedilmiştir.

Tasan kendi içinde bazı çelişkiler taşımaktadır. Örneğin, geçici işçi pozisyonlarında çalışmakta olanların sürekli kadrolara geçişinde aranan 2006 yılında altı ay ve daha fazla çalışmış olma şartı objektif bir ölçü değildir.

Örneğin, 2006 yılından önceki yıllarda bu şartı yerine getirmiş olduğu hâlde beş yıldan beri çalışan işçi, 2002, 2003, 2004, 2005 yıllarında onar ay çalışmış, dokuzar ay çalışmış, ama, maalesef, 2006 yılma geldiğinde beş ay çalışmış. Şimdi, bu adalet midir? Bir taraftan temmuzda çalışmaya başlayan, geçici kadroda, kamuda, KİT'lerde, belediyelerde, il özel idarelerinde ilk defa işe başlayan, altı ayı dolduranları kadroya alıyoruz, aynı kurumlarda beş yıldır, altı yıldır, yedi yıldır çalışıp da, her yıl sekiz ay, dokuz ay çalışmış, ama, 2006 yılına gelmiş, nedense beş ay çalıştırılmış kişileri elimizin tersiyle kadro dışına itiyoruz.

Yani, bu işte bir adalet var mı arkadaşlar? Yani, adınız Adalet ve Kalkınma Partisi. Kusura bakmayın, ama adaletin "A"sı yok partinizde, kalkınmanın "K"si olmadığı gibi adaletin de "A"sı yok. Eğer partinizde adaletin "A"sı olsaydı, hakikaten partiniz adaletli bir parti olsaydı adınızdaki gibi, o zaman bu mağdur olan insanları da kadroya alırdık, bu mağduriyetlerini giderirdik. Lütfen, hiç olmazsa şu adınızdaki "Adalef'i kaldırınız.

Yine, bazı orman işçileri var -örnekler vermek istemiyorum zamanımı tamamlamamak için, fazla zamanınızı almamak için- son beş yıl, altı yıl, dokuz ay, on ay çalışmış. Ama nedense, sendikal faaliyetlere girdiği için, o sendikal faaliyetlerde bulunan orman işçilerini dört ay çalıştırmışsınız, ama bunun yanında, size yakın olan sendikalarda çalışan, onlara bağlı olarak çalışan orman işçileri altı aydan fazla çalıştığı için onları kadroya alıyorsunuz. Ya, lütfen, biraz adaletli davranınız.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)İnanmadığın şeyleri söyleme.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Biz bu yasaya karşı değiliz, 218 bin insanımızın kadroya geçirilmesinin yanındayız. Plan ve Bütçe Komisyonunda da sonuna kadar destekledik Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, Mecliste de sonuna kadar destekliyoruz. Çünkü, yıllardan beri mağdur olan bu insanları kadroya alıyoruz. Ama, kadroya alırken 26.162 kişiyi dışarıda bırakmak da çok yanlış oluyor arkadaşlar. Bunların da içeriye girmesi için gerekli mücadeleyi Plan ve Bütçe Komisyonunda sonuna kadar verdik ve burada da verdiğimiz önergelerle gündeme getirerek sonuna kadar da burada bunları savunacağız.

Bu sorunun aşılabilmesi için alternatif: Süre kısıtlaması olmaksızın tüm çalışanların bu yasadan yararlanmasının sağlanmasıdır.

Bir diğer alternatif olmak üzere: Altı ay çalışmak bir ölçü olarak alınacaksa, hiç olmazsa -Sayın Bakana Plan ve Bütçe Komisyonunda da söyledim- altı ayı ölçü alıyorsak, kaç yıl çalıştıysa, çalıştığı yılların ortalaması şayet altı ayı geçiyorsa bunu da ölçü alalım. Şimdi, on yıl, sekiz yıl çalışan bir vatandaş ortalama sekiz ay çalışmış, on yıldan beri hizmet veriyor kamu kurum ve kuruluşlarında, belediyelerde, ormanda. Şimdi, bunların yedi ay, sekiz ay ortalaması -vurduğumuz zaman çalıştığı yıla, sekiz aya geliyor- ama 2006 yılında dört ay çalışmış, bunu elimizin tersiyle itiyoruz.

Sayın Bakan, lütfen adaletli davranınız, lütfen. Sayın Bakan gitti.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ATİLLA KOÇ (Aydın)Ben bakıyorum.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Ama, inşallah, önergelerimize Sayın Kültür Bakanımız olumlu görüş bildirir, bu mağduriyeti gideririz. Hiç olmazsa çalışılan yılların ortalaması altı ayı geçiyorsa bu insanları kadroya almamız gerekir.

Yine, başka bir konu da yine belediyelerle, yerel yönetimlerle ilgili. Sözleşmeli personel pozisyonuna geçmesi öngörülen alanlar tanımlanmış, bu tanımlananlar dışında kalarak büro hizmetlerinde çalışanların sürekli statüye değil, sürekli işçi kadrolarına aktarılması öngörülmüştür. Bu kapsamda olmak üzere, tasanda, norm kadro esasları ile yerel yönetimlerde sözleşmeli personel çalıştırabilmek için bu pozisyonun karşılık gösterebileceği boş kadroların bulunması zorunlu kılınmıştır. Şimdi, bir yerde, mimar, mühendis, harita mühendisi çalışıyor, avukat çalışıyor -teknik eleman- 8 kişi var, kadro 5, bunların 5'ini kadroya alıyoruz. Kim alacak bunu kadroya? îl özel idarelerinde il genel meclisleri kararıyla, belediyelerde belediye meclis üyelerinin kararıyla alınacak, diğerleri geçici statüde kalacak, diğerleri sözleşmeli personel olarak kadroya geçecekler. Yani, bu adalet mi arkadaşlar? O zaman bunun söz sahibi kim olacak? Kim olacak? Söz sahibi belediyede ise, hangi belediye iktidardaysa o parti, il genel meclislerinde hangi partinin çoğunluğu varsa o parti. Tabii ki, genelde AKP'nin fazla olduğu için bu yasayı da onun için çıkarıyorsunuz. Yani, kendi gözlemleriniz doğrultusunda istediğinizin bundan farklı bir şey olmadığı malumdur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANSayın Deveciler, konuşmanızı tamamlayınız lütfen.

Buyurun.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Tamamlıyorum.

Yine resmî verilere göre, 2004 yılında kamuya alınan 83.549 adet işçinin yalnızca 145.285 adedi İŞKUR'dan istenmiştir. Peki, geri kalan on binlerce kişi ne olmuştur? Bunlar, İŞKUR'a bildirilmeden işlere alınmıştır. Bu on binlerce kişinin işe alımında AKP açık bir biçimde İŞKUR'a bildirilerek işe alınmanın teminine yönelik mevzuatı uygulamaktan kaçınmıştır. Nitekim, İŞKUR'a ait mevzuat kamu kurumlarında İŞKUR aracılığıyla alınmış işçi çalıştırılmasını zorunlu kılarken, uygulamada bir başka hukuksuzluk abidesi hâline gelmiş olan AKP söz konusu mevzuata aykırı davranmıştır. Mevzuat hükümlerine uymamaktaki ısrara ek olarak, hükümet, konuşmam boyunca belirttiğim gibi, kendi içinde çelişkiler, adaletsizlik ve sorunlar barındıran bu tasarıyı da sahiplenmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sözlerimde de söylemiş olduğum gibi, 218 bin kişinin geçici statüden sürekli statüye alınmasına, kadroya alınmasına karşı değiliz. Sonuna kadar da destekliyoruz. Sadece AKP bu kanunu sahiplenmeye kalkmasın. Ama, söylediğim gibi, bu 26 bin kişinin de bu işe dâhil edilmesini istiyoruz. Bunlar da dâhil edildiği takdirde adaletsizlikler bitmiş olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKANSayın Deveciler, bakınız, on altı dakikalık süre verdim size. Lütfen konuşmanızı tamamlayınız.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Tamam.

Tasan, maalesef, yeterince, kapsamdaki tüm çalışanları kavrayabilmek ve adil olmak fikirleri üzerine inşa edilmemiştir. Bu nedenle de, bu haliyle yasalaşırsa, çalışanlar arasında bir adaletsizlik duygusu ve bir burukluğa neden olacaktır. Bu durum, gerçi, yaklaşan CHP iktidarının sosyal demokrat politikalanyla düzeltilecektir elbette. Ama, bu tasarının bu haliyle yasalaşması, halkımızın kendini yöneten kadrolara güvensizliğini bir kez daha artırmasına neden olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, yine de, bu tasandan faydalanan 218 bin, 220 bine yakın çalışanımıza bu yasanın hayırlı olmasını diliyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 3 Nisan 2007

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook