Köy enstitülerinin kuruluş yıldönümü hk.
Genel Kurul, 92. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Nisan 2008 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Koçal (CHP), 17 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ HK.); konuşma 570 kelime.
Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Köy enstitülerinin kuruluş yıldönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-04-17-koy-enstitulerinin-kurulus-yildonumu-hk (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün cumhuriyetimizin en önemli eserlerinden birinin, köy enstitülerinin kuruluşunun 68’inci yıl dönümüdür. Sözlerime başlarken, bu eserin hayata geçmesini sağlayan Ulu Önder başta olmak üzere, İsmet İnönü, Saffet Arıkan, Hasan Âli Yücel ve Hakkı Tonguç’u saygıyla ve rahmetle anıyorum ve hayatta olan köy enstitülü öğretmenlerimize sağlık ve esenlikler diliyorum.
Çok değerli milletvekilleri, aradan bunca yıl geçmiş olmasına karşın Türkiye’nin her köşesinde bugün köy enstitülerinin yıl dönümünü kutlamak için törenler düzenlendiğini ve emeği geçenlerin anıldığını hep birlikte biliyoruz ve bu kurumların anılması ve yıl dönümünün kutlanmasıyla ilgili cumhuriyetimizin ve Atatürk devrimlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha görmüş oluyoruz.
Değerli milletvekilleri, köy enstitüleri, Kurtuluş Savaşı’nın bir devamı olarak değerlendirilmelidir. Köy enstitüleriyle eğitim ve kalkınmanın köylerden başladığını hepimiz bilmeliyiz. 1935’li yıllarda yüzde 85’i okuma yazma bilmeyen 40 binin üzerindeki köyde vatandaşlarımızın eğitimini sağlamak ve bunların okuma yazmayı öğrenmelerini sağlamak bakımından altı aylık dönemlerle kurslar başlatılmış ve bu kurslardan mezun olan eğitmenler köylere gönderilmiştir. Köylere gönderilen eğitmenler çok önemli görevler yerine getirmişlerdir. Görev alan bu eğitmenler üç yıllık ilkokul öğrencilerini yetiştirmişler ve eğitime önemli katkılar sağlamışlardır. Daha sonra da 17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri Yasası çıkartılmış ve yirmi bir köy enstitüsü kurulmuştur. Böylece, köy okullarında yetişen yetenekli öğrenciler kendi bölgelerinde kurulan köy enstitülerine parasız ve yatılı olarak girme imkânını bulmuşlardır.
Yaparak ve yaşayarak bir eğitim yöntemi uygulanan bu okullardan Atatürkçü, çağdaş, demokratik, laik öğretmenler yetişmiştir. Bu öğretmenler gittikleri köylerde üretim ile eğitimin iç içe geçmesini sağlamış ve birer toplum önderi olarak görevlerini yerine getirmişlerdir. Birçok ünlü kişinin bu okullardan yetiştiği ve 17 bin kişinin mezun olduğu hepimiz tarafından bilinmektedir. Fakir Baykurt, Dursun Akçam, Mahmut Makal, Talip Apaydın, Mehmet Başaran ve bunlar gibi yazarlar, romancılar, sanatçılar, politikacılar köy enstitüleri mezunudurlar.
Kurtuluş Savaşı’yla dünyaya örnek olan Türkiye, aynı zamanda, köy enstitüleri projesiyle de örnek olma özelliğine sahip olmuştur. Köy enstitüleri başka yerden kopya edilmemiş, tamamen Türkiye’mize özgüdür. IMF’nin, Dünya Bankasının veya Avrupa Birliğinin, Amerika Birleşik Devletleri’nin talimatlarıyla kurulmamıştır. Köy enstitüleri projesi bir aydınlanma projesidir; üretim, kalkınma, ilerleme projesidir, çağdaş bir projedir. Bu okullardan birikimli, donanımlı, kendine güvenli, bilinçli, toplumun sorunlarını ve çözüm önerilerini bilen öğretmenler yetişmiştir. Kuruluşundan bu yana altmış sekiz yıl geçmiş olmasına karşın hâlen güncelliğini koruyan bu kurumlar, çağdaş eğitim ilkelerini uygulayan, insan merkezli, laik ve bilimsel kurumlardı. Bu okullardan mezun olanlar köylere giderek sayısız hizmetler yapmış, bulundukları bölgelerde insanları ayağa kaldırarak, yurttaş olma, insan olma bilincini yerleştirmişlerdir.
Köy enstitüleri ile toplumda bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirilmiştir. İlkel tarımdan modern tarıma geçişin temeli atılmıştır. Yönetime katılma, sorma ve sorgulama bilinci gelişmiştir. Akıl ve bilimi kullanan çağdaş insanlar, iyi eğitimciler, üretici, yaratıcı ve iyi yurttaşlar yetiştirilmiştir. Köylü sağlık hizmeti almıştır.
Köy enstitüleri öncülüğünde binlerce dönüm toprak işlenerek ağaç, meyve ve sebze yetiştirilmiş; köylere su, elektrik, yol bu dönemde gitmiştir ve yüzlerce bina bu dönemde yapılmıştır. Köylümüz bu dönemde gözünü açmış, varlığını hissettirmiş, ancak ne var ki, köy enstitüleri mezunları söyledikleri, yaptıkları ve yazdıklarıyla birçok kesimi ürküttüler. Yüzyıllar boyunca sömürülen, ezilen, horlanan köylü çocuklarının okuyup, yönetime ortak olma talepleri egemen güçleri telaşlandırdı ve köy enstitülerine karşı bir karalama kampanyası başlatıldı.
Şimdi hepimizin gurur duyduğu köy enstitüsü kurucularına ve mezunlarına çok acılar çektirildi. Horlandılar, itildiler, kendilerine yakıştırmalar yapıldı, sürüldüler, özlük hakları geri alındı, hapse atıldılar, rahatsız edildiler, sürekli gözetim ve denetim altında tutularak psikolojik baskıya maruz kaldılar.
Toplumumuzu ayağa kaldıran, aydınlanma sürecini başlatan, eğitimde devrim yaratan, insanlarımızı ümmetçilikten yurttaşlığa taşıyan, üretimi ön planda tutan ve hâlâ güncelliğini yitirmeyen, gelişmekte olan dünya...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 17 Nisan 2008
