Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Genel Kurul, 57. Birleşim · 5. yasama yılı · 2 Şubat 2011 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Oksal (CHP), 2 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 507 kelime.
Ali Oksal (CHP, Mersin). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oksal-23-2011-02-02-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ OKSAL (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 606 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 55’inci maddesine ilişkin değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kamuoyunda af tasarısı olarak bilinen, vergi ve prim borçlarına yeniden yapılandırma hakkı veren tasarı, Hükûmetin ilgili ilgisiz çok sayıdaki düzenlemeyi aynı yasa tasarısına yığması nedeniyle, insanın aklına, eskilerin deyimiyle “taşra kurnazlığı”nı getiriyor. Siyasi partilerimizin önümüzdeki genel seçimlere hazırlıklarına hız vermeye başladığı bu süreçte, Hükûmetin, üzerinde öncelikle çalışılması gereken 234 maddelik bir kanun tasarısıyla alelacele karşımıza çıkması ve bizlerden de bu olumsuzluklara onay beklemesi elbette düşünülemez. Geçen yıl da Anayasa değişikliği paketinde aynı mantık ve aynı zihniyet mevcuttu.
Değerli milletvekilleri, vergi adaleti, vergilendirmenin hakça olması demektir. Demokrasinin en önemli unsuru vergidir. Gelişmiş demokrasilerde devlet bir taraftan kayıt dışı ekonomiyle mücadele etmekte, diğer taraftan da vergi sistemini inşa ederken geniş halk kitleleri arasındaki gelir dengelerini sağlamaya çalışmaktadır. Gelişmiş toplumlarda herkes, güçlü bir devletin ve sağlam bir demokrasinin ancak istikrarlı ve adaletli bir vergi sistemiyle olabileceğinin bilincindedir. Bu açıdan bakıldığında, bu tasarıda vergi adaleti yoktur. Biz, borç altında ezilen vatandaşlarımız için vergi affının arkasında durduk ancak bugün vatandaşı affeden Hükûmet, yarın yine adaletsiz vergi politikaları ve popülist uygulamalarıyla vatandaşın belini bükecek ve vergi affını bir istismar aracı olarak kullanacaktır.
Burada önemli olan, vatandaşımızın sırtındaki bu adaletsiz yükü yük olmaktan çıkarıp bir görev bilincine dönüştürebilmektir. Bunun yolu da vergi adaletinden geçmektedir. Aksi takdirde borç-af döngüsü sürekli tekrar edecek, vatandaşın devlete olan güvenini ve vergi bilincini kökünden sarsacaktır.
AKP İktidarı istikrarlı bir vergi politikası yapmak yerine, çareyi sık sık vergi affı yapmakta bulmuştur. Bu da kayıt dışı ekonominin daha da büyümesine sebep olmuş ve zamanında vergisini ödeyen vatandaşlarımız âdeta cezalandırılmıştır.
Değerli milletvekilleri, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) 2010 Türkiye Raporu’nda Türkiye'nin kayıt dışı ekonomiye bağımlılıktan kurtulması gerektiğinin altı çiziliyor ve kayıt dışılığın azaltılmasının kamu finansmanı ve vergilerin daha adil dağıtılmasında önemli rol oynadığı ifade ediliyor. Kayıt dışılığın yüksekliği bu kesimde faaliyet gösterenleri zenginleştirirken vergi verenleri de mağdur etmektedir. Bu nedenle Hükûmet halkı af afyonuyla kandırmamalıdır, avutmamalıdır.
Bu tasarı vatandaşlarımıza af getiren yirmi bir madde dışında bizlerin ve sivil toplum kuruluşlarının şiddetle eleştirdiği can alıcı düzenlemelerden oluşmaktadır.
Değerli milletvekilleri, olayların detayına inmeden yüzeysel gözlemlerle yetinmek hastalıklı bir alışkanlıktır. Bu tasarı ile genç işçi ve çırak sömürüsü yaygınlaştırılmakta, silikozis hastası işçilerin sorunları devam ettirilmekte, Hükûmetin İşsizlik Fonu’ndan kullanacağı oran artırılmakta, işverenlerin sigorta prim ödemelerinin gecikme zammı kaldırılmakta, ilk defa işe girenlerin deneme süresi dört aya çıkarılmakta, kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışlara dahi prim ödeme yükümlülüğü getirilmekte, işçi şikâyetlerinde iş mahkemelerini ilgilendiren müfettişlik, uzmanlık kurumu dışlanmakta, kamuda görev yerine bağlı olmaksızın çalışma getirilmekte, kamuda geçici görevlendirme uygulaması ile sürgün politikalarının önü açılmakta ve yine kamuda çalışan kadınların doğum öncesi ve sonrası ücretli aylık izinleri analık iznine dönüştürülmekte ve böylece doğum öncesi ve sonrası izinler ücretli izin olmaktan çıkarılmaktadır.
Tasarıda yer alan bir diğer önemli değişiklik de özelleştirmeyle ilgili yasaların mahkemece iptal edilse dahi uygulanmayacağı düzenlemesinin getirilmek istenmesidir.
Değerli milletvekilleri, adalet önce devletten başlar. İktidarı seçime yönelik popülist girişimler yerine gerçek çözümler üretmeye ve yüce milletimize hak ettiği değeri sunmaya çağırıyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
83 konuşma daha · 2 Şubat 2011
