10/127, 10/10,10/11,10/36 ve 10/39 sayılı meclis arşt.önergeleri hakkında
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 9. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Ekim 2003 · 931 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Bodur (CHP), 21 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 10/127, 10/10,10/11,10/36 VE 10/39 SAYILI MECLİS ARŞT.ÖNERGELERİ HAKKINDA); konuşma 931 kelime.
Ali Rıza Bodur (CHP, İzmir). “10/127, 10/10,10/11,10/36 ve 10/39 sayılı meclis arşt.önergeleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-bodur-22-2003-10-21-10-127-10-10-10-11-10-36-ve-10-39-sayili-meclis-arst-onergeleri-hakki (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım ve 27 arkadaşım tarafından 28.1.2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan, Tarişbankın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devri ve BDDK tarafından bankanın satışının kamu zararı oluşturup oluşturmadığının araştırılması amaçlı Meclis araştırması önergemizin görüşülmesinde, ilk imza sahibi olmam nedeniyle, söz almış bulunuyorum; Başkanlığınızı ve Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tariş (Pamuk, Üzüm, İncir, Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri) 4572 sayılı Yasaya göre, üretici ortaklarının, meslekî faaliyetleriyle ilgili ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle karşılamak; ortakların, ürünlerini en iyi şekilde değerlendirmek ve ekonomik menfaatlarını korumak amacıyla kurulmuş olan tarım satış kooperatiflerinin bir araya gelerek kurmuş oldukları Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleridir.
Çokortaklı bir banka olan Millî Aydın Bankasının 31 438 ortağının büyük çoğunluğu üreticidir. Millî Aydın Bankası, yani, Tarişbankın sermayesinin yüzde 44,79'u Pamuk Birliğinin, yüzde 13,59'u İncir Birliğinin, yüzde 20,65'i Üzüm Birliğinin, yüzde 20,64'ü ise Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin olmak üzere, toplam sermayesinin yüzde 99,67'si Tariş Birliklerine aittir.
Tarişbank, Millî Aydın Bankası adıyla, 24 Eylül 1913 tarihinde, incir üreticisinin para ve kredi sorunlarını çözmek amacıyla 20 üretici tarafından Aydın'da kurulmuş bir bankadır. Millî Aydın Bankası olarak kurulmuştur; temel fikri, kooperatifçiliktir. Kuruluş tarihinden Fona devredildiği tarihe kadar da, tüm olanaksızlıklara karşın, üreticinin gerçek bankası olma niteliğini sürdürmüştür; yani, Tarişbank olayını değerlendirirken, Fona devredilen diğer bankalardan ayrı düşünmek gerekmektedir. Tarişbank ortakları olan Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri, mevduatları hortumlamamışlardır. Yöneticiler, banka varlıklarını kendi varlıklarına transfer ederek, günümüzün moda ekonomik ahlaksızlığı olan hortumlama suçu işlememişlerdir. Tüm faaliyet döneminde, Ege Bölgesindeki üretici, sanayici ve esnafların ekonomik faaliyetlerini kredi yoluyla destekleyen bu banka, bu Fona devredilinceye kadar bu eylemi sürdürmeye devam etmiştir.
Ülkemizin en köklü kooperatif bankası niteliğine sahip olan Tarişbank, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 9.7.2001 tarih, 381 sayılı kararıyla 4389 sayılı Bankalar Yasasının 14/3 maddesi uyarınca, sermaye yetersizliği gerekçe gösterilerek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmiştir. Bankalar Yasasının 5 inci maddesi uyarınca, bankaların malî yapılarının saptanması amacıyla, bankalarda inceleme ve denetleme yetkisine sahip olan bankalar yeminli murakıbı raporu bulunmadığından ve banka sermayesi artırım süreci devam ederken, sadece sermaye yetersizliği gerekçesiyle Fona devredilmesi, Tariş Birliklerinin ortağı bulunan 120 000 üreticinin kredi kullanmalarına olanak sağlayan, doksan yıllık geçmişi olan bir bankayı yok etmiştir. Tarişbankın, yasalara uygun olmayan gerekçelerle, Fona devri üzerine, Tariş Birlikleri tarafından, devir işleminin iptali ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin Danıştaya dava açılmıştır. Dava, 10. Daire tarafından reddedilmesinin ardından temyiz yoluna gidilmiş, Danıştay İdarî Dava Daireleri Genel Kurulu da, bu defa, Tarişbankın Fona devrine ilişkin BDDK kararının yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Anılan karar üzerine, Fon tarafından bankanın mülkiyeti birliklere devredilmesine karşın, BDDK hukuka uygun olmayan bir şekilde, Bankalar Kanununun 4/1 maddesini gerekçe göstererek, banka yönetiminin tamamını kendisi atamıştır. Bu süreç içerisinde, Fonun, sermayeye mahsuben bankaya koymuş olduğu 55 000 000 000 000 Türk Lirasını faiziyle birlikte geri talep etmesi üzerine, birlikler tarafından, bu talebin haksızlığına ilişkin Danıştaya üçüncü kez dava açılmıştır. Danıştay 10. Dairesi, önceki karar doğrultusunda, birliklerin aleyhine karar vermiş, birlikler, bu kararı, son karar yeri olan Danıştay İdarî Dava Daireleri Genel Kurulunda temyiz etmişlerdir. Hukukî süreç devam ederken, banka, Danıştayın 10 uncu Dairesi kararı gereği tekrar Fona devredilmiş ve satışa çıkarılmıştır. Satış ilanı 30 Mayıs 2002 gün ve 24770 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. İlanda, bankayla ilgilenen yatırımcıların, 14.6.2002 tarihine kadar BDDK'ya başvurmaları ve tekliflerini 17 Temmuz 2002 tarihine kadar Fona vermeleri istenilmiştir. Bu kararın iptali için de, Tariş, yargıya gerekli başvuruyu yapmıştır.
19 Haziran 2002 tarihinde BDDK, web sitesi aracılığıyla yaptığı açıklamada, 30 Mayıs 2002 tarihinde, satışa çıkarılan Tarişbankla ilgili olarak, 14 Haziran 2002 tarihine kadar kuruma yapılan başvuruların değerlendirildiğini; sonuçta, yatırımcıların malî güçlerinin bulunmadığı belirtilerek, bankada inceleme yapmalarının uygun olmadığını kamuoyuna duyurmuştur.
Daha sonra, BDDK, 25.10.2002 tarihli basın açıklamasıyla, BDDK'nın 19.2.2002 tarih ve 806 sayılı kararıyla, Denizbank AŞ'nin, Tarişbankı satın almasına ilişkin başvurusunun kabul edildiğini ve Fon Yönetim Kurulunun 10.10.2002 tarih 631 sayılı kararıyla da hisse devri görüşmelerinin başlamasına karar verildiği kamuoyuna duyurulmuştur. Ne büyük talihsizliktir ki ve ne büyük rastlantıdır ki, Denizbank, yine, Tarişbankın alımıyla ilgili, hem de ihalesiz bir satışla devreye girmiş ve Tarişbank, Denizbankın olmuştur. Yasal süreç devam ederken, Danıştay İdarî Dava Daireleri Genel Kuruluna yeni bir inceleme olanağı vermeden, hızlı bir satış yapılarak, yargı kararı, Tariş lehine sonuçlanırsa uygulanmaz hale getirilmiştir. Böylece, Tarişbank hisselerinin yüzde 99,99'u Denizbank Anonim Şirketine devredilmiştir.
Tarişbank hisselerinin Denizbank Anonim Şirketine satışında düşündürücü olan diğer bir konu da, satış prosedürü; kurulun, normal süresi dışında, 10 gün gibi kısa bir sürede jet hızıyla tamamlanmıştır; satış şekli, ne 120 000 ortaklı Tarişe ne de kamuoyuna açıklama yapılarak paylaşılmıştır ve satış oldubittiye getirilmiştir.
Banka hisselerinin bedelsiz olarak devredildiği bildirilen açıklamada "bilançonun tüm yükümlülükleri devredilmiştir" denilmesine karşın, bunun karşılığında ne kadar nakit, ne kadar hazine bonosu veya bir başka şekilde varlık verildiğine, bankanın kredi ve mevduat müşteri portföyü ile şubelerin nasıl değerlendirildiğine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmemiştir.
Tarişbankın Fona devri ve Denizbank Anonim Şirketine satılmasına ilişkin uygulamalar, aklımıza, ister istemez şu soruları getirmektedir:
1- Bankanın Fona devri aşamasında, şimdiye kadar Fona devredilen bankalardan daha farklı bir uygulamaya gidilerek, Bankalar Kanunu gereği olması gereken bankalar yeminli murakıbı raporu bulunmadan devri yapılarak, Bankalar Kanununa aykırı bir işlem yapılmamış mıdır?
2- Yukarıdaki uygulamanın aksine, bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenen raporlarda Tarişbankın yaşatılmasına yönelik öneriler varken, niye Fona devir yolu seçilmiştir?
3- Tarişbankın Fona devrinde, gerekçe, sermaye yetersizliği gösterilmiştir. Tariş Birliklerinin herhangi bir kredi kullanımı bulunmayan bankanın sermaye açığı 20 000 000 000 000 Türk Lirası olup, bunun önemli bir kısmı da yönetimlerce bankada bloke edilmemiş miydi de Fona devri kararlaştırılmıştır?
4- Bu tarih itibariyle, Fonun atadığı banka yönetimince, hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirlenen bir şekilde, bankaya konulmuş olan 55 000 000 000 000'luk sermaye, faiziyle birlikte geri talep edilerek, bankanın faaliyet zararının artmasına neden olunmamış mıdır?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
12 konuşma daha · 21 Ekim 2003