İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · SALI

2. ve 3.lig spor kuluüplerinin sorunları hakkında

Mehmet Ali Şahin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 9. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Ekim 2003 · 982 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 21 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2. VE 3.LİG SPOR KULUÜPLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 982 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “2. ve 3.lig spor kuluüplerinin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-10-21-2-ve-3-lig-spor-kuluuplerinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Sayın Salih Gün'ün, spor konulu gündemdışı konuşmasına cevap vermek için huzurunuzdayım; bu vesileyle muhterem Genel Kurulu saygıyla ve hürmetle selamlıyorum.

Biraz önce Sayın Gün'ün de ifade ettiği gibi, günümüzde, spor, bir evrensel olgu haline geldi. Artık, sosyokültürel farklılıkların dahi dikkate alınmadığı bir olgu olarak, spor, bugün, yazılı basının da görsel basının da daha fazla yer ayırmak durumunda kaldığı ciddî bir faaliyet türü ve ülkelerin tanıtımında da spor, artık, ilk sırada yer alıyor. Bir ülkenin haritadaki yerini bilmeyen insanlar, o ülke takımlarının veya sporcularının başarıları üzerine, haritaya bakarak, o ülkenin yerini öğrenme ihtiyacını hissediyorlarsa, kuşkusuz ki, spora verilecek olan her türlü destek, o ülkenin tanıtımında da önemli rol oynayacaktır.

Sayın Gün, konuşmasında, daha çok ikinci ve üçüncü futbol liginde faaliyette bulunan 137 spor kulübümüzün sorunlarıyla ilgili konuyu gündeme getirdiler; tabiî, belki, sürenin darlığı sebebiyle -sporun sorunları deyince, akla, sadece ikinci veya üçüncü lig takımları gelmez- konuşmasını sadece oraya teksif ettiler.

O konuyla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım; ancak, şunu hemen ifade etmek durumundayım ki, son yıllarda, her türlü spor dalında Türkiye'de ciddî başarılar elde ediliyor. Geçmişte, bir iki spor dalında, Türkiye, dünyada ve Avrupa'da sesini duyururken, şimdi, birçok spor dalında, Türk sporcuları, hem dünya ölçeğinde hem Avrupa ölçeğinde ciddî başarılar elde etmeye başladılar; bu da, Türkiye'nin tanıtımına çok ciddî katkılar sağlıyor. O bakımdan, Hükümet olarak ve devlet olarak, Anayasanın da ilgili maddesinde ifade edildiği gibi, sporu tabana yayma konusunda üzerimize düşen görevler olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz pazar günü İstanbul'da 25 incisini yaptığımız Avrasya Maratonuna da katılmıştım. Bizim halkımızın sporla ne denli ilgili olduğunu, geçtiğimiz pazar günü, bir kez daha yaşama, bizzat müşahede etme imkânı buldum.

Kuşkusuz, spor, sadece belirli kişilerin ilgilendiği bir faaliyet olmamalıdır. Hemen bu cümlenin arkasından kafalarınızda bir soru işareti canlandığını da sezer gibiyim ve "insanımızın sosyoekonomik problemleri bu denli yüksekken, hangi insandan spor yapmasını bekleyebiliriz" diye sorabilirsiniz; "üniversiteyi bitirmiş işsiz gençlerimizden, hangi spor dalında faaliyette bulunmasını isteyebilirsiniz" diye sorabilirsiniz. Kuşkusuz ki, bunlar, ülkemizin gerçekleridir; ancak, Türkiye'de sporun tabana yayılması gerçeğini, bu, biraz önce söylediğim gerçekler, ortadan kaldıramaz, örtbas edemez.

İkincisi, biraz önce de ifade etmiştim, performans sporu dediğimiz, yani, yarışma sporu konusunda da başarılı sporcularımızın desteklenmesi ve onların, hem dünya hem de Avrupa şampiyonalarında başarılı sporcular olarak kendilerini göstermeleri bakımından, onlara da destek verilmesi, kuşkusuz ki, devletimizin ve Hükümetimizin de en aslî görevlerinden biridir.

Nitekim, biz, üç ayda, bazen dört ayda bir, Avrupa şampiyonu olmuş veya dereceye girmiş, dünya şampiyonalarında dereceye girmiş sporcularımıza, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak, törenlerle ödüller veriyoruz ve teşvik ediyoruz.

Şimdi, önümüzdeki günlerde yeniden böyle bir tören yapacağız;çünkü, önemli başarılar elde etmiş olan sporcularımız var. İşte, en son, Bayan Voleybol Millî Takımımızın Avrupa 2 ncisi olması, akla ilk gelen başarılarımızdan bir tanesidir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bir hususu, bir konudaki düşüncemi sizlerle paylaşmak isterim. Futbolda son yıllarda önemli başarılar elde ettik. Biraz önce Sayın Gün'ün de ifade ettiği gibi, dünya şampiyonasında, Millî Futbol Takımımız, dünya 3 üncüsü oldu ve Türkiye'nin tanıtımında çok önemli işlev yerine getirdi.

Yine, futbol takımlarımız Avrupa ölçeğinde de önemli başarılar elde ettiler. Bunun altında hangi gerçek yatıyor sorusunu sorduğumuzda akla ilk gelen husus şudur: Futbol Federasyonu, on yılı aşkın bir süredir özerk bir federasyon halindedir. Demek ki, bir spor dalında, eğer, kalıcı başarılar elde etmek istiyorsak, o spor dalında malî ve idarî özerkliği sağlayacak yeni bir yapılanmaya gitmek durumundayız. Ben, Futbol Federasyonunun özerk olmasının, Türkiye'de futbolun gelişmesine çok olumlu etkiler yaptığı düşüncesindeyim. Bunu şunun için söylüyorum: Birkaç gün sonra, komisyonlarımızın ve muhtemelen Genel Kurulumuzun önüne, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne hazırlatmış olduğumuz, şimdi Bakanlar Kurulunun imzasına açılmış olan bir kanun tasarısı gelecek. Bu tasarı, isteyen federasyonlarımıza özerklik yolunu açan bir tasarıdır. Basketbol Federasyonumuz, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlıdır, oranın ayırmış olduğu bütçeyle faaliyetlerini devam ettirmek durumundadır; Voleybol Federasyonu böyledir; ama, ısrarla, tıpkı Futbol Federasyonunda olduğu gibi, özerk bir yapıya sahip olmayı arzu etmektedirler. Kuşkusuz ki, biz de bu taleplere duyarsız kalamazdık; hazırlamış olduğumuz tasarı, sanıyorum, önümüzdeki hafta Meclise sevk edilmiş olur.

Biz, Hükümet olarak, her alanda olduğu gibi, spor alanında da, gençlik ve spor hizmetleri alanında da merkezde toplanmış olan yetkileri yaymak istiyoruz ve şu anda Bakanlar Kurulunun imzasına açılmış bulunan kamu yönetimi temel kanunu tasarısında da, gençlik ve spor hizmetlerinin, artık, yerel yönetimler tarafından yerine getirilmesini düşünüyoruz ve tasarıyı bu şekilde düzenledik. Eğer, kamu yönetimi temel kanunu tasarısı yasalaşırsa, gençlik ve spor hizmetlerinin, bundan böyle, belediye sınırları içerisinde, belediyelerimiz tarafından; belediye sınırları dışında, il özel idareleri tarafından yönetilmesini ve sporun altyapısı diyebileceğimiz tesisleşme açısından da, belediyelerimizin ve il özel idarelerimizin, yetki, görev ve kaynaklarla mücehhez olarak bu hizmetleri yapmasını düşünüyoruz.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, bana bağlı; yetkiler bende. Aslında, bir insanın yetkileri elinde bulundurması, onu, siyaseten güçlendirebilir; ama, dünyanın gittiği istikamet bu değildir. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde, artık, birçok alanda olduğu gibi, spor alanında da yerinden yönetime geçilmiştir. Türkiye, bu konuda yerinde sayamaz; mutlaka, yerinden yönetime de geçmelidir. Bu konuda hazırlamış olduğumuz bir kanun tasarısı da, Bakanlar Kuruluna sunulmak üzeredir; sanıyorum, önümüzdeki aylarda, bu tasarı da Muhterem Genel Kurulun önüne gelecektir.

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Sayın Bakan, milletvekillerinin protokoldeki yerinden bahsedin; memurlarınız kadar yerimiz yok maçlarda.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Çok teşekkür ederim.

Milletvekillerimiz, devlet protokolü içerisinde yer alır; spor müsabakalarında devlet protokolü nerede oturuyorsa, milletvekillerimiz de orada oturur.

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Maalesef, oturmuyoruz!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Siz, o genelgenin alt cümlesini okumamışsınız; ben, anlıyorum. Bazı arkadaşlarımızla bu konuyu tartıştığımızda...

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Sayın Bakan...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)İzin verin... Bir tartışmaya girmek istemiyorum.

Bakın, futbol müsabakalarında protokol tribününde kim oturacak sorusunun cevabı: İlk sırada devlet protokolü yer alır; devlet protokolü deyince, Cumhurbaşkanından, Başbakandan, Meclis Başkanından başlayarak milletvekiline kadar giden bir listedir. O genelgenin birinci cümlesi şudur: "Spor müsabakalarında, protokol tribününe, önce, devlet protokolüne mensup olanlar gelmişse, oturur; ondan sonra, vali, belediye başkanı, garnizon komutanı oturur." Genelgemiz o şekildedir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

12 konuşma daha · 21 Ekim 2003

12 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook