Konya'daki yoğun yağışının meyve sebze ve hububata verdiği zararlar hakkında
Genel Kurul, 132. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Temmuz 2010 · 673 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Işık (MHP), 9 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KONYA'DAKİ YOĞUN YAĞIŞININ MEYVE SEBZE VE HUBUBATA VERDİĞİ ZARARLAR HAKKINDA); konuşma 673 kelime.
Alim Işık (MHP, Kütahya). “Konya'daki yoğun yağışının meyve sebze ve hububata verdiği zararlar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2010-07-09-konya-daki-yogun-yagisinin-meyve-sebze-ve-hububata-verdigi-zararlar-ha (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 506 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesinin ek madde 130 üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Önergemizin bu şekilde verilmesindeki temel esas, gerek kadro tahsisi yönünden gerekse kurulacak olan Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi içerisinde yer alan fakülteler açısından bu üniversitenin biraz daha teknik ağırlıklı bir üniversite olması nedeniyle Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin bölümler itibarıyla açılıp İTÜ örneğinde olduğu gibi her bölümün bir fakülte yapılanması içerisinde kurulmasının daha doğru olacağı düşüncesinden hareketle bu önerge verilmiştir.
Nitekim, zaten, kanun tasarısının alelacele hazırlandığı, bu kurulan üniversitelerdeki fakülte yapılandırmalarında açıkça görülmektedir. Örneğin, bu üniversitede mühendislik ve mimarlık fakültesi var, bilgisayar bilimleri fakültesi var. Bugün Türkiye’deki mühendislik ve mimarlık fakültelerinin veya mühendislik fakültelerinin içerisinde bilgisayar mühendisliği ve bilgisayar bilimleri birer bölüm hâlinde yer alıyor. Şimdi, bu bilgisayarı almışsınız, fakülte yapmışsınız ama makine mühendisliği, inşaat mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği gibi temel mühendislikleri orada koymuşsunuz.
O nedenle bu önerge, yerinde bir önerge. Umarım, desteklerseniz, bu üniversitemiz hak ettiği yapılanmaya kavuşmuş olur ve yapılan hatalar bu vesileyle düzeltilmiş olur.
Diğer taraftan, yine, kurulan yeni üniversitelerdeki kadro ihdaslarına baktığımızda, örneğin, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesine 2.000’i (1) sayılı, 508’i de (2) sayılı cetvelde olmak üzere yaklaşık 2.500 civarında kadro verilmiş ama teknik üniversite olarak düşünülen üniversitelerde, örneğin Konya Teknik Üniversitesi veya üzerinde görüştüğümüz Kayseri Abdullah Gül üniversitelerine baktığımızda 1.150’si (1) sayılı, 293’ü de (2) sayılıda olmak üzere 1.483 yani yaklaşık 1.500 kadro verilmiş. Aslında, düşünce olarak, başlangıçta bunun teknik üniversite olması düşünülmüş fakat Hükûmetten gelen tasarıya her ne hikmetse bir değerli milletvekilimizin verdiği önergeyle hemen “Abdullah Gül” ismi eklenince diğer düzeltme unutulmuş. Bu şekliyle önergenin kabulü daha doğru olacaktır diyorum. Diğer taraftan, Kayseri gibi sanayide gelişmiş bir ilimizde teknik ağırlıklı bir üniversitenin olmasının çok daha anlamlı olacağını ifade ediyorum.
Kadrolara baktığımızda, gerçekten, burada verilen unvanlara göre, Türkiye'de hiçbir zaman gerçekleştirilmesi mümkün olmayan ve şu anda içinde bulunduğumuz gerçeklere uymayan bir kadro dağılımı olduğunu görüyoruz. Mevcut hâliyle şu anda ülkemizde 2008-2009 akademik yılı sonu itibarıyla 100.504 akademik kadro var. Bunların yaklaşık yüzde 14’ü profesör, yüzde 7’si doçent, yüzde 18’i yardımcı doçent, yüzde 15’i öğretim görevlisi, yüzde 7’si okutman, yüzde 35’i de araştırma görevlisi, yüzde 3 de uzman civarında bir dağılım var. Verilen kadrolara bakıyoruz: Örneğin, Abdullah Gül Üniversitesi için 1.500 civarında kadronun yaklaşık yüzde 25’i profesör. Değerli milletvekilleri, bu ülkede devlet üniversitelerinde yirmi beş yılını doldurmuş, emekliliğini hak etmiş hiçbir profesör devlet üniversitesinde kalmayıp ikinci bir iş olarak vakıf üniversitelerine geçerken, bu kadro dağılımını kâğıt üzerinde bu şekilde kandırmanın, dağıtmanın bir anlamı yok. Gelin ülke gerçeklerine uygun, doğru yapalım bunu. Yardımcı doçent şişmiş, yüzde 20’lere yaklaşmış. Siz burada getirmişsiniz, yardımcı doçent kadrosunu, profesör ve doçent kadrolarının yarısı düzeyine indirmişsiniz. Bunların hiçbirisi uygulamada gerçekleşmeyecek hayalî kadrolar. Bu profesörleri nereden bulacaksınız? Bugün birçok kurulmuş üniversitede, öğrenci almış üniversitede öğrencilerimiz feryat ederken “Biz bir profesör, doçent yüzü görmeden diploma alıyoruz.” derken, yeni kurulacak üniversitede 250 tane profesör, 60 da (2) sayılı cetvelde var, 300’ün üzerinde profesör kadrosu var ama araştırma görevlisi kadrosuna bakıyorsunuz 90, böyle bir şey yok. Onun için bu kadroların yerinden gözden geçirilmesi lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİM IŞIK (Devamla)Sayın Başkan, son cümlelerim.
BAŞKANBuyurun Sayın Işık, konuşmanızı tamamlayınız.
ALİM IŞIK (Devamla)Evet, bu önerimizin dikkate alınacağını düşünüyorum.
Sayın Bakanıma dün sorduğum soruya vermiş olduğum bir cevaptan dolayı, sadece sitem olması açısından bir ifadede bulunmak istiyorum: Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesinde iki buçuk yıldır Maliye Bakanının izin verdiği kadrolardan 1 tanesini dahi Sayın YÖK Başkanının kullanım izni vermemesi nedeniyle, “Bakanımız Kütahya’da Tıp Fakültesinin arkasından Fatiha okumak mı istiyor?” diye sorduğum soruya bir cevap verdi: “Sayın Işık, Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde, zannediyorum Maraş Üniversitesinde kadrolara ilişkin olarak yeni istenen üniversitelerimize ilişkin kadrolar da Maliye Bakanlığında son aşamadadır.”
Değerli milletvekilleri, ne biz o soruyu sormuş olalım ne de bu cevabı duymuş olalım. Maliye Bakanlığından iki buçuk yıl önce kadro kanunu çıktı, kullanım izinleri verildi ama YÖK tarafından kullanım izni verilmeyen bir fakülteden bahsediyorum ve bundan dolayı da Kütahya’da Kütahyalılara hizmet veren doçentlik aşamasına gelmiş 30 uzman doktorun Kütahya’yı terk ettiğini söylüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 9 Temmuz 2010
