Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 132. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Temmuz 2010 · 667 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bülent Baratalı (CHP), 9 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)); konuşma 667 kelime.
Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)”. TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-23-2010-07-09-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BÜLENT BARATALI (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 506 sıra sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile yeni kurulacak üniversiteler üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken sizi, grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üniversiteler, her dönem, eğitim ve kültür yuvası olarak aydınlanma ve yenileşmeye öncülük etmiş, var oldukları yerlerin ve çevrelerin ekonomik ve sosyal dönüşümlerine büyük katkı sağlamışlardır. Ayrıca, yükseköğretim nüfusunun oranını yükseltmesi gereken ülkemiz için üniversitelerin kurulmasını Cumhuriyet Halk Partisi olarak memnuniyetle karşılıyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hâlen İzmir’de, Dokuz Eylül, Ege, Yüksek Teknoloji, Yaşar, Ekonomi, İzmir ve Gediz olmak üzere yedi tane üniversitemiz vardır. Belediye başkanlığımda Dokuz Eylül ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün kurulmasına da yardım ettim, aracılık ettim ve kuruculuğunda bulunduğum için, bu konuda da mutluluğumu ifade etmeye çalışıyorum. Bu üniversitelerde, 100 bin civarında öğrenci ve 8 bine yakın da öğretim elemanı bulunmaktadır. Artan nüfusumuz, sürekli göç, yeni üniversitelerin kurulmasının gerekçesini oluşturmaktadır. Bu nedenle, İzmir’e ve Ege’ye, bu batı bölgelerine ve tabii, elbette ki bütün Türkiye’ye, bu yeni kurulacak olan İzmir’in dördüncü devlet üniversitesinin iyilikler getireceğini biliyorum ve teşekkürlerimi yineliyorum.
Ancak, bizim tek sorunumuz, burada, bir isim olayıdır sayın milletvekilleri. “Turgut Reis” olarak başlayan bu dördüncü devlet üniversitesinin adı Plan ve Bütçe Komisyonunda “Kâtip Çelebi” olarak değiştirilmiştir. Elbette, Kâtip Çelebi, Turgut Reis, Hasan Tahsin (Şehit Nevres) ve buna benzer bütün isimler hepimizin müşterek tarih özellikleridir, hepsine de çok büyük saygılarımız var ancak sekiz bin beş yüz yıllık geçmiş tarihi ve Heredot’un “en güzel iklim, en mavi gökyüzünün şehri” olarak belirlediği İzmirlilerin de bu konuda bir şey söylemesi gerekiyordu ve İzmirliler bir şeyler söylediler.
Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üniversiteler, biraz, içinde bulunduğu kentle de özdeşleşiyorlar. Örneğin Kahramanmaraş’ta Sütçü İmam, Antalya’da Akdeniz ya da İngiltere’de Oxford, Cambridge veya Amerika’daki Yale ve Utah gibi üniversiteler böyle bir örnek teşkil edebilir. Ancak, biz katılımcı demokrasiden yanayız. Acaba bu konuda İzmirliler ne diyor? Elimde iki tane araştırma var:
Bir tanesi, 1.067 kişi üzerinde, yarısı bayan yarısı erkek olmak üzere yapılmış bir araştırma: Yüzde 41 Zübeyde Hanım, yüzde 27 Hasan Tahsin, yüzde 12 Çakabey ve Şehit Asteğmen Kubilay yüzde 7, Kâtip Çelebi yüzde 4, Karşıyaka yüzde 3, Turgut Reis yüzde 2,5 olarak gidiyor.
Ayrıca değerli arkadaşlar, elimde İzmir’in çeşitli gazeteleri var. Bakın, bunlardan Habertürk gazetesinin “Egeli Haber” diye bir gazetesi var. Bu gazetenin yaptığı araştırmaya göre de değerli milletvekilleri, İzmir’de “Zübeyde Hanım” ismi öne çıkmış bulunmaktadır.
O nedenle, değerli dostum, siyasete başlarken değişik partilerden beraber başladığımız Sayın Tekelioğlu’na burada çok saygım var, değerli dostumun önerisine de saygım var. Ancak bu konuda, İzmirlilerin bu sesine dikkat çekmesi gerektiğini ve önerilen isim üzerine de oy kullanmasını kendilerinden burada rica ediyorum. Dün konuştu, dinledim, elbette Kâtip Çelebi de çok önemli bir isim.
Ancak değerli arkadaşlar, bakınız, bizim önerimiz “İzmir Zübeyde Hanım Üniversitesi”dir. İlk defa, dün bir arkadaşım ifade etti, bir hanımefendinin adı üniversitenin adı olacaktır. Kimdir bu hanımefendi? Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı olduğu zaman İzmir Milletvekiliydi, eşini İzmir’den seçmiştir, annesini İzmirlilere emanet etmiştir, annesinin mezarı Karşıyaka’dadır. O nedenle, biz İzmirlilerin, devletimizin kurucusu, kurtarıcısı Gazi’ye böyle bir borcumuz var. Umuyorum ki değerli gazi Meclisinin de Gazi’nin annesine böyle bir borcu var.
O nedenle, değerli arkadaşlar, isim konusunda önergemizin desteklenmesini sizlerden bekliyorum, rica ediyorum, arz ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Baratalı.
BÜLENT BARATALI (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Teşekkürlerimi yinelerken kurulacak olan üniversite ve fakültelerin son derece isabetli olduğunu düşünüyorum ancak bunların yanında havacılık ve uzay bilimleri, güzel sanatlar fakültesi, siyasal bilgiler ve doğa bilimleri gibi yeni fakültelerin de bir ihtiyaç olduğunun bilimsel olarak öne çıktığını ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu doğrultuda hazırlamış olduğumuz önergenin kabulü ile İzmir tam anlamıyla herkesin içine sinen bir üniversiteye kavuşacaktır. Tamamen ülke ve bölge gerçeklerine göre dile getirmiş olduğum bu önergenin kabulü İzmir için hep beraber atmış olduğumuz bir adım olarak daha anlamlı olacaktır ve bir değer katacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle yeni üniversitemizin, İzmirliler başta olmak üzere Ege’ye ve Türkiye'nin bütün illerine iyilikler getirmesini diliyorum, teşekkürlerimi yineliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 9 Temmuz 2010