İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 132. BİRLEŞİM · CUMA

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)

Mithat Melen

İstanbul Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 132. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Temmuz 2010 · 679 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mithat Melen (MHP), 9 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)); konuşma 679 kelime.

Mithat Melen (MHP, İstanbul). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)”. TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2010-07-09-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİTHAT MELEN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değişiklik önergesi üzerinde konuşmaya çalışacağım. Bilimsel olduğunu tartışmayacağınız birkaç rakam vermek istiyorum çünkü OECD’nin rakamları. O zaman onların bilimsel olup olmadığını OECD’den herhâlde sorar öğrenirsiniz.

OECD’de yaşam kalitesi üzerine önemli bir kriter var. O kriter de “işsiz ve okumayanların sayısı” kriteri. Yani bir ülkede 15-19 veya 20-24 yaşları arasındaki gençlerin işsizlik durumu ve okumama durumuna göre önemli bir kriter. Bakın bu kriterlerde, 15-19 yaşları arasındaki gençlerin yüzde 36,1’i Türkiye’de işsiz ve okumuyor. Keza 20-24 yaşındaki gençlerin yine Türkiye’de yüzde 45,7’si okumuyor ve işsiz. Bu rakamları, bakın, bize benzer ülkelerle karşılaştıralım: Brezilya’da 15-19 yaş arası yüzde 14,7; 20-24 yaş arası 23,4; İspanya’da ilk rakam, yani 15-19, yüzde 10,9; 20-24 yüzde 17,2; İngiltere’de 15-19 yaş arası işsiz ve okumayan yüzde 18,1 ve 20-24 yüzde 10,7; en son İtalya örneğini vereyim, 15-19 yaş arasındaki işsiz ve okumayanların sayısı -tabii kendi grupları arasında bu yüzdeler- yüzde 17,6 ve yüzde 10,2. Bu şu demek aslında: Yani başta Türkiye olmak üzere 15-19 yaş arasındaki her 3 gençten 1’i işsiz ve okumuyor, çok tehlikeli bir şey. 20-24 yaşında da yüzde 45’i, yarısı işsiz ve okumuyor. İşte, aklınıza gelebilecek, terör dâhil, her türlü meselenin altında bu var. İşsizlik, okumamak çok tehlikeli bir gelişme.

Şimdi, eğitim sistemi niye var? Niye eğitim sisteminde reform yapmaya çalışıyoruz? Niye üniversite açmaya çalışıyoruz? Tabii gönül istiyor ki Türkiye’de, mesela Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi, her 3 kişiden 1’inin üniversite mezunu olmasını. Esas amaç o veya okuma yazma bilmesi. Orada da rakamlar çok yüksek. Ama, biz ısrarla, bir kere bu YÖK Kanunu’na her üç günde bir, bir yeni madde ekleyerek bir üniversite kurmaya çalışıyoruz. Bir öğretim üyesi olarak üniversite kurmanın karşısında olamam, olmam mümkün değil ama nitelik konusunda çok ciddi sıkıntılarım var herkeste olduğu gibi.

Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi üniversite açmak değil, öğretim üyesi bulmak, gerçekten nitelikli öğretim üyesi bulmak ve bu üniversiteleri dünya düzeyine çıkarmak. Dünya düzeyinde üniversite sayımız o kadar az ki ve dünya düzeyinde nitelikli insan o kadar az yetiştirebiliyoruz ki hiç bunları tartışmıyoruz.

Sayılar arttıkça, üniversite sayıları arttıkça, hatta her vilayete, her ilimize bir tane üniversite açtıkça sanıyoruz ki o vilayetlerde veya o bölgede, işte işsizlik de önlenecek, ekonomi de düzelecek. Hayır, öyle olmuyor. Tam aksine, üniversiteler de bu kadar siyasetin içine bulaşınca, başta yöneticileri tarafından bulaştırılınca ve Ankara’yla geçimsizlik çıkarmayı da âdet hâline getirince, Ankara da keza üniversitelerle geçinmeyince bu duruma geliyoruz.

Şunu bir siyasetten sıyırabilsek, şu üniversiteyi. Şu insan yetiştirmeyi ve eğitim konusunu siyasetin dışında bir düşünebilsek ama hiç düşünmüyoruz. Burada, bu, her gün, her bir üniversite konuşulduğu zaman çoğunluk bulamıyoruz biz. Türkiye'nin hani en önemli konusu eğitimdi. Çoğunluk bile bulamıyoruz, ilgilenmiyoruz çünkü üniversite açmakla bu işler çözülecek zannediyoruz, çözülmüyor. Nitelik meselesi, dünyayla rekabet edebilme meselesi.

Bakın, bu rakamları düzeltmenin tek yolu, işsizliği önlemenin tek yolu, hatta iktidarı belki sürdürmenin tek yolu bu meseleleri çözmekle ilgili ama bu meseleleri çözmeye kimse yanaşmıyor, yanaşmak da istemiyor. Bazı yasaları çıkarmak... Ki Türkiye Büyük Millet Meclisi gerçekten en önemli yasa çıkaran meclislerden bir tanesi, bundan daha fazla yasa çıkaran bir meclis yok dünyada, her gün bir yasa çıkarıyoruz. Neredeyse ayakkabılarla ilgili sorunları bile buraya getireceğiz, yasa çıkaracağız. Bu iş yasa çıkarmakla olmuyor, uygulamakla oluyor, bu rakamları değiştirebilmekle oluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Melen, konuşmanızı tamamlayınız.

MİTHAT MELEN (Devamla)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Uzatmak âdetim değil ama çok az zaman var, beş altı dakika içerisinde Türkiye'nin eğitim sorunlarını çözmek de çok zor ama şartlar o. En azından bunları söylemek imkânı önemli bir imkân. Onun için, tekrar, hep beraber bir düşünmemiz lazım.

Üniversitelerin sayısını artırmak, üniversitelere acayip bölümler eklemek işsiz sayısını artırmak demek. Türkiye’de benim en korktuğum işlerden bir tanesi, hele milletvekili olduktan sonra, üniversiteli işsizlerin kapıma dayanmalarıyla ilgili. Bugün Türkiye’de çok iyi üniversiteleri bitirenler bile işsiz, biliyorsunuz, çünkü niye? “Eğitim ekonomisi” denilen bir kavramı da pek kafamıza yerleştirememişiz, planlayamamışız bunları yani piyasa ile ihtiyaç arasında plan yapamamışız. Onun için, bu üniversiteleri açalım da yarın yine işsizler ordusunun arttığı yani yarın yine sıkıntıları hep birlikte burada çekmeyelim diyorum.

Bu nedenle önergemizin de kabulünü arz ediyorum, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 9 Temmuz 2010

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook