İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 40. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler

Atila Emek

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 40. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Aralık 2004 · 680 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atila Emek (CHP), 25 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER); konuşma 680 kelime.

Atila Emek (CHP, Antalya). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atila-emek-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ATİLA EMEK (Antalya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; yüksek Yargıtayımızın 2005 yılı bütçesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüş ve düşüncelerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Grubum adına, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, Yargıtayımız, 1868 yılında kurulmuş ve Anayasamızın 154 üncü maddesinde tanımlanan bir yüksek mahkememizdir; adlî yargı tarafından verilen kararların hukuka uygunluğunu denetleme, buna bağlı olarak, ülke düzeyinde hukuk uygulamasında bütünlüğü gerçekleştirme, yasa maddelerinin yorumunu yaparak içtihat birliğini sağlama görevlerini yerine getirmektedir.

Yargıtayda, 1 birinci başkan, 2 birinci başkanvekili, 1 başsavcı, 1 başsavcı vekili, 32 daire başkanı ve üyelerle birlikte toplam 250 yüksek yargıç kadrosu bulunmaktadır. Ayrıca, 446 tetkik hâkimi, 133 Yargıtay cumhuriyet savcısı, 842 personel görev yapmaktadır. Yargıtayın 2003-2004 yılına ilişkin kesinleşmiş iş cetveline göre, hukuk ve ceza daireleri ile cumhuriyet başsavcılığına toplam 887 728 iş intikal etmiş, bunlardan 497 125'i sonuçlandırılmıştır.

2005 yılı bütçesinden Yargıtay Başkanlığına ayrılan pay 29 150 000 Yeni Türk Lirası olup, bu miktar, 2004 yılı bütçesine göre yüzde 13 artış sağlamış bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, devlet erkinin üç temel unsurundan birisi olan yargı yetkisi, bağımsız ve otonom olmak zorundadır. Hukukun üstünlüğünü benimsemiş idareler için yargı bağımsızlığı vazgeçilmez olup, bağımsızlığın sağlanması ve gözetilmesi, siyasî iktidarların en önemli görevleridir. Yargının bağımsız olması o kadar önemlidir ki, temiz toplum ve temiz siyasete ulaşmak ancak bu sayede mümkün olur. Hukukun olmadığı, yargının işlevini tam olarak yerine getiremediği bir toplumda kaos vardır, yolsuzluk vardır, adaletsizlik vardır.

Siyasî iktidarlarca, zaman zaman, yargıya müdahale edilmek suretiyle yargının siyasallaştırılmak istendiği görülmüştür. Bu süreçte, idarede keyfîlik, toplumda yolsuzluklar artmış, yargının etkinliği azalmıştır. Ülkemizde yoksulluğun temel nedeni yolsuzluktur. Yolsuzluğun önlenerek yoksulluğun ortadan kaldırılması ve temiz topluma ulaşılması, ancak hukuk kuralları içerisinde, bağımsız yargının her türlü etkiden uzak, özgür çalışmasına bağlıdır.

Değerli arkadaşlarım, sizlerin de çok iyi bildiği üzere, bütçeler, hükümet politikalarının uygulamadaki göstergeleridir. 2005 bütçesinden Yargıtayımıza ayrılmış olan ödenek, bu kurumun sorunlarının yüzde 50'sini bile çözmeye yeterli değildir. Yer, malzeme ve ihtiyaç duyulan kadronun sağlanması mümkün olmadığı gibi, bu ödenekle yargı bağımsızlığının tam olarak gerçekleştirilmesi de olanaklı değildir.

Değerli milletvekilleri, 2005 yılı bütçesini görüşüyoruz. Yargının ve Yargıtayımızın içinde bulunduğu durum böyle. Toplumun diğer kesimlerine baktığımızda acaba durum farklı mı? 2005 yılına girerken ve Adalet ve Kalkınma Partisi iki yılı aşkın zamandan beri iktidarını sürdürürken, başta tarım kesimindeki üreticiler olmak üzere, esnafın ve turizm işletmecisinin hali perişandır. Tekstil sektörü bitiş çığlıkları atmakta, batıyoruz feryatları, ne hikmetse, ilgililerce işitilmemektedir. Üniversitelerden binbir emekle mezun ettiğimiz ülkenin geleceği gençler, işsiz, umutsuz, sokaklarda dolaşmaktadır. Bu ekonomik ve sosyal çöküntünün doğal sonucu olarak toplumda kapkaççılık, hırsızlık, gasp olayları gün geçtikçe artarken, mafya örgütlenmeleri uç vermektedir.

Bütün bunlar göstermektedir ki, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının çizdiği, medya destekli pembe tablolar, halkımızın yaşadığı acı gerçeklerle örtüşmemektedir. Bu kötü gidişin temelinde, yolsuzlukların hâlâ önlenememiş olması gerçeği yatmaktadır. Bu kaostan çıkış, ancak, hukuk kuralları içinde yargının güçlendirilmesi ve yargı önünde herkesin ve toplumun her kesiminin hesap verebilir hale getirilmesiyle mümkün olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bu konuda halkımızı ümitlendiren gelişmeler olmuştur. Yüksek Yargıtayımızda yaşanan ve yargıya olumsuz etki yapacak bazı olaylarla ilgili gelişmeler karşısında, kurum, üzerine düşeni yapmıştır. Keza, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, kamuoyuna yansıyan olumsuzluklar karşısında gereken yapılmaktadır.

Bu olumlu gelişmeler yaşanırken, yargının önünde engel teşkil eden yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusu daha bir önem arz etmektedir. Milletimiz, bu konuda verilen sözlerin yerine getirilmesini bizden beklemektedir. Yolsuzlukların üzerine gidilirken, yasama dokunulmazlığı, yargının önünde hâlâ önemli bir engel olarak durmaktadır. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, verdiğimiz söze ve milletin beklentisine uygun şekilde, bu engelin kaldırılması konusunda gerekli hukukî girişimi başlatarak üzerimize düşeni yapmış bulunuyoruz; ancak, bu değişiklik için sayımız yeterli değil. Adalet ve Kalkınma Partisinin, verdiği söze bağlı kalarak dokunulmazlığın sınırlandırılması girişimimize destek vermesini bekliyoruz. Bunun zaman alacağını biliyoruz. Verilen sözlerin üzerinden iki yılı aşkın süre geçti, sözler neredeyse unutuldu; ancak, Meclis gündeminde bulunan ve karma komisyonlarda Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğuna dayalı oylarla dönem sonuna bırakılan dokunulmazlığın kaldırılması dosyalarıyla ilgili itirazlarımızın Mecliste dikkate alınıp, ilgili sayın milletvekillerine yargılanma hakkını verebilmeliyiz.

Değerli arkadaşlarım -bugünlerde güncel- bir eski Başbakan, Sayın Necmettin Erbakan, aldığı bir ceza nedeniyle, raporlarla infazı durdurmaya çalışıyor; oysa, aynı konumda olan, buradaki milletvekili dokunulmazlığından yararlanan arkadaşlarımız bakanlık koltuğunda oturuyor. Bunu kabul etmek mümkün mü?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 25 Aralık 2004

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook