İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 40. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler

Cemil Çiçek

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 40. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Aralık 2004 · 788 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cemil Çiçek (AK Parti), 25 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER); konuşma 788 kelime.

Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Yergök'ün sorusunu öncelikle cevaplamak isterim.

Bölge adliye mahkemelerinin kuruluşuyla ilgili iki yıllık bir süre var; yani, yürürlüğe girdiğinin ertesi günü, hemencecik kurulması gerekmiyor. Bu iki yıllık süre, zaten, bu anlamda bir geçiş içindir. Kaldı ki, Yargıtay Başkanlığımız da, bu çıkan yasaya paralel olarak kendi yasasında bir değişiklik yapması gerekiyor; bildiğim kadarıyla, o hazırlıkları yapıyor. Dolayısıyla, onu da çıkardıktan sonra, bu iki yıllık süre içerisinde bunu kurmuş olacağız; bu beklentileri de bir ölçüde karşılamış olacak.

Meslek yüksekokullarıyla ilgili olarak, biz, hazırladığımız yönetmelikte -ki, bunları siz de biliyorsunuz- adalet meslek okullarından çıkanları, özellikle zabıt kâtipliği başta olmak üzere, öncelikle alıyoruz. Ayrıca, icra müdür ve yardımcılığı için, yönetmeliğin 4 üncü maddesi gereğince, adalet meslek yüksekokulu veya hukuk fakültesi mezunu olma şartı aranmaktadır. Demek ki, orada da böyle bir önceliği veriyoruz. Şube müdürü, yazı işleri müdürü ve idarî işler müdürü kadrolarına atanabilmek için de, yine, dört yıllık fakülte ya da adalet meslek yüksekokulu mezunu olması şartı aranıyor.

Bu durumda, adalet meslek yüksekokullarının, 1980 tarihinden sonra, mezun vermeye başladığı günden bugüne, 1 501 icra müdür ve yardımcısından 423'ü bu okullardan mezun olanlardır. Mahkemelerde halen 553 adalet meslek yüksekokulu mezununun yazı işleri müdürü veya zabıt kâtibi olarak görev yaptığı kayıtlarımızda vardır. Halen bu okullarda da 200'e yakın zabıt kâtibi adayı okuyor. Dolayısıyla, biz, mevzuatımızda bunlara öncelik veriyoruz; doğrusu, bundan da yeteri kadar faydalanmaya çalışıyoruz.

Sayın Işık'ın sorduğu sorulara kısaca cevap vermek istiyorum. UYAP projesinde, şu anda 30 merkezde, pilot bölgede deneme çalışmalarına başladık. 2005 yılı içerisinde, umuyoruz ki, bütün Türkiye'de bunu bu sisteme entegre edip, bütün Türkiye'de bu sistemi çalıştırmaya gayret ediyoruz.

Adlî sicil hizmetleri bakımından şu an 200 yerde bilgisayara geçilmiş vaziyette; 4 yerde daha çalışma devam ediyor. Bu sene bütçeye gerekli ödenek de konuldu. 2005 yılı içerisinde bütün Türkiye'de tümüyle bilgisayara geçilmiş olacak.

Adlî tıp kurumu bakımından da bu sene önemli ölçüde katkı sağladık. Sadece İstanbul'da -değişik binalarda ve uygun olmayan şartlarda çalışıyorlardı- ihalesi yapıldı ve 12 trilyonluk bir yatırımı biz orada gerçekleştirdik. Anadolu'nun muhtelif yerlerindeki başkanlıklar ve birimler açısından da, bu sene önemli ölçüde yatırımı sağlamış bulunuyoruz. 2005 yılında bu noktada da büyük ölçüde eksiklikleri tamamlamış olacağız.

Ceza infaz kurumlarıyla ilgili olarak, son çıkardığımız Ceza İnfaz Yasasıyla ilgili görüşmeler sırasında bu konuya nasıl baktığımızı ve neleri hedeflediğimizi ifade etmeye çalışmıştık. Bunlar içerisinde özellikle işyurtlarında, buradaki insanları üretime katkı sağlayacak hale getirmek suretiyle rehabilite etmeye, meslek sahibi kılmaya ve tahliye olduktan sonra iş bulmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu, uzun bir konuşmayı ya da yazılı bir cevabı gerektiriyor; arzu ederseniz size bu konuda yazılı da cevap verebiliriz.

Sayın Kart'ın sorduğu soruya gelince; bu önemlidir. Biz kendi Hükümetimiz döneminde, değil bir değerli milletvekilimiz için, sade bir vatandaşın bile bilgi edinme hakkı adına, Bilgi Edinme Hakkı Kanununu birlikte çıkardık. Dolayısıyla, mevzuata uygun olmak kaydıyla, istisnalardan olmamak kaydıyla, biz, sade vatandaşa bile cevap vermekteyiz; bizimle ilgiliyse Bakanlığımız veya diğer bakanlıklarla ilgiliyse o bakanlıklar, sorulan sorulara cevap vermektedir. Ben de, şu ana kadar sizin sorduğunuz soruların, hatırlayabildiğim kadarıyla, çokçasına cevap verdim, vermeye de çalıştım. Bu, yaptığınız işe saygımdan dolayıdır; ancak, bazı önergeler İçtüzüğün 96 ncı maddesine uymuyor. 96 ncı maddesine uymayan önergelerle ilgili olarak uymadığını yazmak da bir cevap teşkil eder. Eğer, tekrar o önergeler usulüne uygun verilirse, 96 ncı maddenin şartlarını taşıyorsa, ona da cevap vermekten mutluluk duyarım.

Sayın Aslanoğlu'nun sorduğu soru, önemli bir sorudur. Tabiatıyla, hâkimlerin bağımsızlığı ve sair şartlarıyla ilgili olarak birkısım düzenlemelerin Anayasada yapılması gerekiyor. Hatırlarsanız, ben, Meclis kürsüsünden müteaddit defalar, yargı bölümü de dahil olmak üzere, bir anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğunu hep ifade etmeye çalıştım. Anayasa değişikliği gerçekleştirilmeden, Yüksek Kurulun yapısı dahil olmak üzere pek çok konuda yapılacak düzenlemeler son derece sathî kalacaktır; ama, bütün bunlara rağmen... 2004 yılı içerisinde Yüksek Kurul üyelerinden bazıları Avrupa Birliği ülkelerini ziyaret ettiler ve Fransa'da, İngiltere'de, İsveç'te, Avrupa Birliği ülkelerinde acaba hâkim teminatından ne anlaşılıyor, yargı bağımsızlığı ne anlama geliyor, oralarda tayin, nakil ve özlük haklarıyla ilgili olarak nasıl bir düzenleme öngörülmüş, bu konularla ilgili bir çalışma yaptılar. Zaten, ilerleme raporunda da bu konuya atıf var. Biz, Bakanlık olarak da, Hâkimler ve Savcılar Kanunuyla ilgili olarak bir değişiklik taslağı üzerinde çalıştık. Belki belli bir noktaya kadar geliyor. Yüksek Yargıtayın ve diğer yüksek yargının da görüşlerini almak suretiyle, bunu, Parlamentoya sevk edeceğiz; ama, bunu buradan tekrar ifade ediyorum: Anayasada gerekli değişiklik yapılmadan, bu anlamda çok köklü bir adım atmak mümkün değil.

Ne olur -bugün, ben o konuya tekrar girmek istemedim- milletvekili dokunulmazlığı da dahil, Türkiye'deki tüm imtiyazları da belli bir düzene, belli bir disipline alacak tarzda, gelin, şu anayasa değişikliğini yapalım; istiyorsanız, en evvel yargı bölümünden başlayalım bu işe, bu değişikliği birlikte yapalım; çünkü, neticede anayasa değişikliği Parlamentonun işidir, hükümetin işi değil; ama, ben de elimden geldiği kadar, sizin bu hizmetlerinize bu çabalarınıza katkı sağlayayım. Bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 25 Aralık 2004

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook