İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 97. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 97. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Mayıs 2005 · 465 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 11 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 465 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 11 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-05-11-calisma-saatleri-ve-konulari-hk-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

2 nci madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini anlatmaya devam ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, yasama denetimi faaliyetindeki bu verimsizliklerin ve yasama denetimini engelleyici faaliyetlerin yargıya da sirayet ettiğini ifade etmiştim. Bu konuda ayrıntıya girmeyeceğim; sadece, bugün, Genel Kurulda, İGDAŞ dosyasıyla ilgili olarak, dava dosyasının ne şekilde engellendiğine ilişkin beyanlarıma atıfta bulunmakla yetineceğim ve bu konudaki soru önergesine Sayın Adalet Bakanı tarafından cevap verilmemiş olmasını, süresi içinde cevap verilmemiş olmasını, yine, Genel Kurulun ve kamuoyunun bilgi ve takdirlerine sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, getirilen bu teklifle, suçludaki tehlike haliyle orantılı olarak hükmedilen ve esas itibariyle, sosyal savunma amacına yönelmiş bulunan müeyyideler konusunda düzenleme yapılıyor. Bilindiği gibi, güvenlik tedbirleri, esas itibariyle, önleyici koruma tedbirinden ibarettir. Toplumun önleyici bir koruma tepkisi olarak güvenlik tedbiri, sorumluluk şartlarını taşısın veya taşımasın, suçlu tehlike hali arz ediyorsa, onun hakkında bir tedavinin, bir iyileştirmenin yapılması gerektiği felsefesine dayanmaktadır. Tekrar ifade ediyorum; güvenlik tedbirleri, suçlunun tehlike hali kavramına bağlı olan müeyyidelerdir. Ceza müeyyidesi, suçluyu belirli yoksunluklara tabi tutan ve bir bakıma kefaret niteliği bulunan bir müeyyidedir. Oysa, işbu teklifle getirilmek istenen düzenleme, suçluyu uslandırma yoluyla ve sosyal yararı sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. Esasen, bu anlattığım fark fiilî olmayıp, daha çok teorik düzeyde ve nitelikte olan bir ayırımdır.

İşte bu sebepledir ki değerli arkadaşlarım, güvenlik tedbiri niteliğindeki düzenlemelerin de kanunla tespit edilmesi gerekmektedir. Zira, cezada kanunîlik prensibi vazgeçilmez temel bir ilkedir. Doktrinde az sayıda bazı aykırı fikirler bulunmakla beraber, güvenlik tedbirleri de kanunîlik prensibine tabi olması gereken düzenlemeler kapsamındadır. Nitekim, 1982 Anayasasının 38 inci maddesinde "ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur" denilmek suretiyle bu konu anayasal düzeyde düzenlenmiştir.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, cezalara, ilke olarak bir yargı kararıyla hükmedilir, yani, ceza yargısal nitelik taşır. Uygulamada ise güvenlik tedbirlerinin cezalardan farklı olarak idarî nitelik taşıdığı görüşü de ileri sürülmektedir; ancak, ağır basan ve yargı içtihatlarında da açıklık kazanan kararlara göre, güvenlik tedbirine, failin bir suç işlediği yargı usulleriyle tespit olunduktan sonra hükmolunabilir. Güvenlik tedbirlerinin infazı aşaması, cezaların infazı aşaması gibi idarî bir nitelik teşkil eder.

Çağdaş ceza hukukunda cezalar ile güvenlik tedbirleri, her gün, artık, biraz daha fazla olmak üzere, birbirine yaklaşmaktadır. Gelinen süreçte, cezanın kefaret edici niteliğini gittikçe kaybettiğini ve her geçen gün biraz daha fazla uslandırmaya ve önlemeye yöneldiğini görüyoruz. Cezalar ve güvenlik tedbirlerinin uygulanabilmeleri için, bir suçun işlenmiş olması, sabit olması, her iki müeyyide için de kanunîlik esasının varlığı, eşitlik, şahsîlik, kişiliğe saygı, yargısal usullere göre uygulamaları bakımlarından birbirlerine yaklaşmış durumdadırlar.

Getirilen teklifte ve bu teklifle bağlantılı olan 896 ve 897 sıra sayılı tekliflerde, ceza hukukunda düzenlenmiş olan bu genel ilkelerin büyük ölçüde ihlal edilmiş olduğunu görüyoruz değerli arkadaşlarım.

Bu düşüncelerle, getirilen teklife, bu ihtirazî kayıtla karşı olduğumuzu ifade ediyor, bu yönde değerlendirme yapacağımızı beyan ediyor, Genel Kurulu bir defa daha saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 11 Mayıs 2005

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook