Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 95. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Nisan 2010 · 698 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 698 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasa Değişiklik Teklifi’nin 19’uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
(x) 497 S. Sayılı Basmayazı 19/4/2010 tarihli 88’inci Birleşim Tutanağı’na eklidir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu maddede getirilen değişikler ile Anayasa Mahkemesinin görev ve yetki alanında iki konuda yeni düzenlemeler yapılıyor. Hukukumuzda mevcut olmayan bireysel başvuru hakkıyla birlikte Yüce Divanın görev ve yetki alanı genişletiliyor.
Bireysel başvuruyla ilgili düzenleme yapılırken hukuk sistemiyle hiçbir irtibatlandırmanın yapılmadığını görüyoruz. Bu durum, kaçınılmaz olarak, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi arasında hiyerarşik bir anlayış ve uygulamayı ve devamında da kaosu getirecektir. Yargı birliği konusunda hiçbir ciddi çalışmanın yapılmadığını görüyoruz.
Öte yandan, biraz evvel isimlerini söylediğim bu altı mahkeme Anayasa’mızın 146 ve devamı maddelerinde eşit statüde ve yüksek mahkemeler olarak adlandırılmış iken bu yapı altüst edilmektedir, bu sistematik yapı bozulmaktadır. Bunun yanında, Anayasa Mahkemesinin özellikle ve ağırlıklı olarak Danıştay ve Yargıtayın üst temyiz mercisi olması sonucu yaratacak bir fiilî dönemin başlaması amaçlanmıştır. Bu konularda doğması kaçınılmaz yetki ve görev çatışmalarının şimdiden ve mutlaka bertaraf edilmesi gereğini önemle ifade ediyor, vurguluyoruz. Siyasi iktidar, görev ve yetki konularında belirsizlik yaratarak, bütünüyle hâkim olamadığı Yargıtay ve Danıştayın bu yolla işlevini kısmen de olsa etkisiz hâle getirmeyi amaçlamaktadır.
Keza, Yüce Divanın yargılayabileceği görevlilerin sayısı artırılırken hukukçu olmayan yargıç yapılanmasının da artırılmış olması, telafi edilemez bir çelişkidir. Bu durum başlı başına, Anayasa Mahkemesinde diğer unsurlar bir tarafa, güven anlamında bir zafiyet yaratacaktır. Yüce Divanda görev yapacak yargıçların hukuk formasyonu, hukuk eğitimi dışında ağırlıklı olarak ceza ve ceza usul hukuku misyonuna sahip olmaları zorunlu iken ve bu durum bilim adamları tarafından ağırlıklı olarak kabul edilirken, ifade edilirken, şimdi geldiğimiz aşamada, hukukçu olmayan 7 kişinin bulunabileceği bir Yüce Divanın vereceği kararların hukuki sıhhatinden de elbette kuşku duyulacaktır. Üye seçimindeki siyasi ve yürütme ağırlıklı bağımlılık sebebiyle Anayasa Mahkemesi dış müdahalelere büyük ölçüde açık hâle gelecektir. Mevcut Anayasa Mahkemesinin ceza ve ceza usul uygulamasındaki zafiyetleri ortadayken, yeni yapılanmada bu zafiyet telafi edilemez boyutlara ulaşacaktır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sağlıklı bir Yüce Divan yapılanması ancak Yargıtay ceza daireleri bünyesinde gerçekleşebilir. Bu düşünce yaygın ve kabul gören bir düşünce olmasına rağmen, kısa zaman diliminde Yargıtayda aradığı müdahale ortamını, bu vasatı yaratamayacağını bilen siyasi iktidar, yine kişisel ve siyasi kaygılarla getirilen bu değişiklik teklifini tercih etmiş ve dayatmıştır. Siyasi iktidar, bu teklifi hazırlarken kurumlar arasında yine ayrım yapmış, “bana yakın-bana uzak” ya da “yakın zamanda hâkim olabileceğim-olamayacağım” yaklaşımı içinde ayrımcı kimliğini, vasfını bir kez daha ortaya koymuştur.
Bakın, bu konuda, Anayasa Komisyonu Başkanının daha evvelki çelişkilerini, akademik ve siyasi geçmişini inkâr eden söylemlerini hep ifade ettik. Bunları bir polemik amacıyla veya Sayın Komisyon Başkanının birtakım egolarını tatmin etme duygusu içinde anlatma gayreti içinde değiliz, öyle bir kompleksin içinde değiliz ama yeri geldiği zaman da bunları kayıtlardan, tutanaklardan halkımıza anlatmak, Genel Kurula anlatmak bizim görevimizdir, sorumluluğumuzdur.
Ne diyor Sayın Burhan Kuzu, Anayasa profesörü, Anayasa Komisyonu Başkanı? Tırnak içinde söylüyorum, Sayın Kuzu.
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Buradayım.
ATİLLA KART (Devamla)Evet, o zaman dikkatle dinlemenizi tavsiye ediyorum Sayın Kuzu.
Diyorsunuz ki 22’nci Yasama Döneminde: “Anayasa Mahkemesinden Yüce Divan yetkisinin alınması gerekir.”
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Doğru.
ATİLLA KART (Devamla)“Yüce Divan yetkisi bu mahkemeye 61 Anayasası’yla beraber verilmiş. Bilindiği gibi bu mahkeme, Cumhurbaşkanı…” Vesaire diye devam ediyorsunuz. “Bu yetkiyi kime vermek lazım diye düşündüğümüzde, daha önce bu tür çalışmalar olmuş, mesela 82 Anayasası ilk şeklinde bunu Yargıtay ceza daireleri başkanlarından oluşan bir kurula vermiş.”
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Doğru.
ATİLLA KART (Devamla)“Bunu doğru buluyoruz. Anayasa Mahkemesinde hukukçu olmayan üye var, cezacı olmayan üye var. Bu kadar teknik bir konuda, öyle zannediyorum, isabetli karar vermede zorlanılıyor olsa gerek.”
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Ne var bunda?
ATİLLA KART (Devamla)Sayın Kuzu, geldiğimiz noktada, 1982 Anayasası’nın o ilk hâlinden bile geride olduğunuz anlaşılıyor. Kendi beyanlarınızla, kendi tutanak beyanlarınızla anlaşılıyor.
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Ben de bir şey söylediğini zannettim.
ATİLLA KART (Devamla)Tabii, bunlar sizin için hiç önemli değil. Çünkü akademik geçmişinizi, siyasi…
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Bomboş konuşuyorsun. Anlamıyorsun konuşmaları.
ATİLLA KART (Devamla)Sayın Başkan, ne zaman müdahale edeceksiniz?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 26 Nisan 2010