İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 95. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Nisan 2010 · 462 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 462 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tarafımızdan verilen önerge hakkında konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mahkemenin 48’inci kuruluş yıl dönümü sebebiyle birkaç gün önce bir konuşma yaptı. Bu konuşmayı Anayasa değişikliğiyle irtibatlandırarak, aradaki ilişkiyi kurarak bu konudaki görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sayın Başkan şunları ifade etti, Anayasa Mahkemesi Başkanı: 2009 yılı itibarıyla Yargıtayın ceza dairelerinde 520 bin, hukuk dairelerinde 480 bin ve Yargıtay Başsavcılığında 600 binin üzerinde olmak üzere toplam 1 milyon 600 bin civarında dosyanın biriktiğini, Danıştayda ise 2008 yılı sonu verilerine göre 250 bin civarındaki dosyanın ancak yüzde 39’unun karara çıktığını ifade etti. Devamında da Anayasa Mahkemesinin 2005 yılından 2010 Nisan ayına kadar intikal eden 873 dosyanın 750’sinin karara çıktığını ifade ederek bir anlamda Anayasa Mahkemesinin başarısını, seri iş yapma özelliğini dile getirdi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı, yine, maalesef bir taraftan karartma yapmakta ve siyasi iktidara da maharetle siyasi malzeme yaratmaya çalışmaktadır.

Yargıtay ve Danıştayın iş hacmindeki olağanüstü artış ancak bu gerçeğe rağmen personel yapılanması ve fiziki şartlardaki yetersizlik herkes tarafından bilinmekte olan bir gerçektir. Bunu gidermek hükûmetlerin temel sorumluluğudur. Yargıtay bünyesindeki çoğu dairenin cumartesi ve pazar günleri çalıştığı, evlere dosyanın götürüldüğü bir gerçektir. Hâl böyleyken bu gerçekleri görmezden gelip Anayasa Mahkemesinin seri ve etkin çalışan bir mahkeme olduğu izlenimini vermek, böyle bir gayretin içine girmek ancak tebessümle ve hayretle izlenebilecek olan bir gelişmedir.

Anayasa Mahkemesi Başkanının değerlendirmelerini elbette önemsiyorum ancak adalet sistemiyle ilgili olarak böylesine kapsamlı değerlendirmeler yapan, zaman zaman da gerçekleri ifade eden Başkan, her nedense anayasa mahkemelerinin temel karakteristiğini belirleyen iki temel konuya temas etmemeye özel bir gayret göstermiştir. Yüce Divan yapılanmasındaki yetersizlik ve hukukçu olmayan yargıç yapılanmasından hiç söz etmemiştir. Bu sebeple söylemleri havada kalmıştır.

Yargıyla ilgili her konuda genel değerlendirme yapan Anayasa Mahkemesi Başkanına soruyoruz: Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Tanık Koruma Kanunu, Temel Ceza Kanunlarına Uyum Getiren Kanun, Vakıflar Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Hakkında Kanun. Bu kanunlar değerli arkadaşlarım, 2008 yılı Ocak, Şubat ayından bu yana Anayasa Mahkemesinde bekliyor yani iki yılı aşkın bir süreden bu yana Anayasa Mahkemesinde bekliyor. Yine, bu süreçte Temmuz 2005 tarihinde yasalaşan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Yasası’nın üç buçuk yıl bekledikten sonra Ocak 2009’da karara çıktığını da özellikle hatırlatmak istiyorum.

Peki, “Sayın Başkan, burada, ülkemizin siyasi geleceğini ve hukuk mekanizmalarını doğrudan etkileyen bu yasaların akıbetini belirsizliğe mahkûm ederken, hukuka aykırı olduğu aşikâr olan bu yasaların yıllarca haksız ve hukuksuz sonuçlar doğurmasına yol açan uygulamalar içindeyken Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak Mahkemenin gündemini neden özellikle tıkadınız? Bu yasaların görüşülmesini neden engellediniz, engellemeye devam ediyorsunuz?” diyoruz. Bu soruya Anayasa Mahkemesi Başkanının açıklama getirmesi gerekiyor.

Bu açıklamayı değerlendirdiğimiz zaman ortaya şöyle bir tablo çıkıyor sayın milletvekilleri: Mahkemenin elbette diğer üyelerini ve tüzel kimliğini ayırarak söylüyorum, Anayasa Mahkemesi Başkanı, siyasi iktidar ile olan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

100 konuşma daha · 26 Nisan 2010

100 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook