Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Mayıs 2010 · 482 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 482 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tarafımızdan verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, konuşmamın başında bir gerçeği ifade etmek istiyorum. İktidar grubu sözcüleri, maalesef milletvekili sorumluluğu ve saygınlığıyla bağdaşmayacak bir şekilde resmî metinleri bile çarpıtarak aktarıyorlar, grup başkan vekilleri dâhil olmak üzere. Hemen bunları örnekleriyle ifade edeyim.
Bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Merkezinin hazırladığı metin, Kasım 2009. Bu metindeki ifadeler bile çarpıtılarak, saptırılarak ve teklife bir destek sağlamak amacıyla anlatılabiliyor, aktarılabiliyor. Bunu yapmaya hakkınız yok, bunu yapmaya tenezzül etmeyiniz.
Bakın, bu resmî kayıtlara göre gerçek nedir, getirilen teklifteki gerçek nedir: Anayasa Mahkemesindeki 17 kişiden 7 kişinin hukukçu olmaması mümkündür. Cumhurbaşkanı, 4 kişiyi doğrudan seçmektedir, 10 kişiyi ikinci aşamada seçmektedir yani 17 üyenin 14’ünün seçiminde Cumhurbaşkanının mutlak denecek ölçüde hâkimiyeti vardır. Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi. Burada bu kurumların seçimi belirleyici olmamaktadır, sonuçta yine Cumhurbaşkanı, seçimi belirleyici olmaktadır. Kurumlar sadece 1 aday için tercihlerini yapabilmektedirler. Onun için “Mustafa Bumin taslağı” deyip o taslağı gerçeğe aykırı bir şekilde anlatmaya tenezzül etmeyin. Bu, milletvekili sorumluluğuyla bağdaşmıyor. Ne diyor Mustafa Bumin taslağı? “11 kişiyi doğrudan kurum seçecek.” diyor. O tespitle sizin anlattıklarınızın uygun, uyumlu bir tarafı var mı değerli arkadaşlarım? Bunları yapmaya neden tenezzül ediyoruz? Bizi zaten kaygıya sevk eden, endişeye sevk eden bu çarpıtmalar, bu demagojiler, bu saptırmalar. Bu gerçekleri halkımız inanıyorum ki görüyor, değerlendiriyor.
Bakın, bu getirilen düzenlemeyle ortaya çıkan tablo şudur: Yüce Divan ve bireysel başvuru anlamında yeni birtakım düzenlemeler getiriliyor. Burada Yüce Divan yapılanmasının kontrol altına alınması amacı, anayasal denetimi etkisiz kılmaya yönelik bir düzenleme amacı ve bununla bağlantılı olarak ideolojik dönüşümü gerçekleştirmek. Bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkaracağı yasaların Anayasa Mahkemesi tarafından denetiminin fiilen engellenmesi amaçlanıyor ve bunun sonucunda da -yine, tekrar ifade ediyorum- ideolojik dönüşüme zemin hazırlanıyor ve tabii, bütün bunların devamında da -her ne kadar 8’inci madde düşmüş ise de- mahkemelerin, özellikle iktidar grubunun siyasi partilerinin kapatılma riskini asgariye indirmek… Hangi anlamda söylüyorum? Siyasi partilerin kapatılmasından elbette haz almıyoruz ama suç işlemek anlamında, idari işlem yoluyla ya da eylem yoluyla odak hâle gelmiş ise hele hele iktidar nüfuzunu, devlet nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle bunu organize bir şekilde yapıyorsa elbette hukuk devletlerinde suçun müeyyidesi mutlaka olacaktır. Bu, demokrasinin hukuk yoluyla korunmasının zorunlu sonucudur. Bunları bir kez daha ifade etmek gereğini duyuyorum.
Değerli arkadaşlarım, bir hafta on gündür siyasi iktidar grubunun son derece diktatöryal bir tavır içinde olduğunu gerçekten bu sekiz yılı gözlemleyerek ifade ediyorum. Bunu daha evvel ifade etmiştim. Dünden bu yana ise bu tavrın daha da psikolojik bir saldırgan tavra dönüştüğünü yine üzüntüyle, kaygıyla gözlemliyoruz. Bu noktada grubu, iktidar grubunu sağduyulu davranmaya davet ediyorum.
Yine bu çerçevede de şu talihsiz değerlendirmeleri dikkatinize sunmak istiyorum. İktidar grubu Genel Başkan Yardımcısı çıkıyor, 8’inci maddede “Hayır.” oyu kullananlara yönelik olarak “Örgütlü ihanet içindeler.” diyebiliyor. Bu, gerçekten demokrasi adına utanç verici bir ifadededir. Neyi görüyoruz? Bununla bağlantılı olarak psikolojik bir saldırgan tavrın devreye girdiğini görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 5 Mayıs 2010