İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)

Bayram Ali Bayramoğlu

Rize Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 1.161 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:411)); konuşma 1.161 kelime.

Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize). “Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2009-06-24-banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Grupları temsilen arkadaşlarımız çeşitli konulara değindiler. Ben bu konulara girmeden, biraz istatistiki bilgilerle öncelikle sizleri bilgilendirmek, mevcut durumu bir tespit etmek açısından ve geleceğe de ışık tutması açısından bu bilgileri sizlerle paylaşmakta fayda görüyorum.

Şu anda, Türkiye genelinde toplam olarak bütün kredileri alt alta yazarsak kullanılan toplam kredi miktarı 361 milyar TL. Bu 361 milyar TL’nin içerisinde 118,7 milyar bireysel kredi toplamımız var. Bu bireysel kredi toplamının içerisinde yaklaşık 34 milyar, küsurlarını kaldırırsam 34 milyar lira civarından da kredi kartı limitleri var. Yine bu rakamın içerisinde 34 milyara yaklaşık eş değer miktarda da 34,7 milyar liralık da ihtiyaç kredisi var.

Toplam şu ana kadar bankalar tarafından dağıtılmış kredi kartı miktarı 43 milyon adet, ama bunların içerisinde aktif olarak kullanılan, yani fiilî, cebimizde bulunan ve bu cebimizdeki kredi kartlarıyla alışveriş -küçük- büyük- yapılanların toplamı yaklaşık 25,6 milyon adet.

Bugün itibarıyla 3,3 milyar TL’lik takipte olan kredi kartı bedeli var. Bu 3,3 milyar takibe geçildiği tarihteki faizleriyle birlikte, yani bunun içerisinde doksan günlük faiz uygulamasını nazarı itibara alırsanız, yaklaşık yüzde 13-14’lük kısmını düşerseniz 2,8 ile 2,9 milyar TL civarında toplam takibe düşen ve adet olarak da 1 milyon 914 bin adetlik kredi kartı miktarı var.

Şimdi, bunları rakamsal olarak, bu istatistikleri takipteki kredi kartlarının beher adedine intikal ettirmiş olursak yani yaklaşık 2,8 milyarı 1,9 milyon adetle bir hesap edersek beher kredi kartı başına ortalama 1.500 Türk liralık kredi kartı limitine göre takip olduğunu hep beraber görmüş oluruz.

Şimdi, bir başka rakam daha vereceğim. Bu da aslında son derece önemli yani insanlarımızın hadiseye bakışını veya limitlerinin büyüklüğünü, küçüklüğünü hesap etmeden gündeme getirirken… 102 milyar TL’lik kredi kartı limitimiz var, ceplerimizdekilerin toplam limiti ama bu ay itibarıyla söylediğimiz ne kadar? Yaklaşık 34 milyar liralık kredi kartı tutarımız var. Yani nereden bakarsanız bakın limitlerimizin maksimum üçte 1’ini kullanıyoruz. Mesela Türkiye'nin en büyük bankalarından bir tanesinin kredi kartı limitine baktığım zaman, bankanın kendi kredi kartı limiti toplam 3,9 milyar TL ama bugüne kadar kullanılan maksimum kredi kartı miktarı 819 milyon TL yani orada neredeyse beşte 1’ini -10 bin lira limitli olan insan maksimum 2 bin liralık limitini- kullanıyor demek.

İşte, buradan yola çıkarak şu anda kredi kartları noktasında, takibe düşmüş alacaklar noktasında aslında ödeme güçlüğü çeken insanların zaten satın alma güçlüğü içerisinde olduğunu çıkartmak çok mümkün. Bir tane, iki tane, üç tane, dört tane, beş tane kart alarak, beşer yüz liralık, biner liralık limitlerle, bu limitleri böyle çarkın içerisinde çevirmeye çalışan hatta bunların birçoğunda kendi imkânları yokken bu imkânlarının yerine maalesef eş dost, ahbaplarını da kendilerine kefil yapmak suretiyle bu anlamda onları da sıkıntıya sokan insanlarımızın sayısının fazlalığı maalesef ortada. Hatta sizlere iki tane çok önemli örnek vereceğim, bunları bizatihi bankalardan aldığım veriler olarak söylüyorum: Özellikle 2008 yılı ve 2009 yılının başında dünyadaki genel ekonomik krizle birlikte başlayan bu furyanın içerisinde, kredi limitleri dolan birçok firma kendi bünyesinde çalıştırdığı insanları, 50 kişi, 100 kişi, 150 kişi, neyse, onların normal bordrolarını nazarı itibara alarak, onları bankalara müracaat ettirerek, onların adına bin liralık, 1.500 liralık, 2 bin liralık limitli kredi kartları alarak bu kredi kartlarındaki değerleri kullanmak ve aslında kredi kartı kullanıcısının değil, bir başka birisinin kullandırmış olduğu krediden dolayı o insanları mağdur duruma düşürdüğü muhakkak ve bana geliyor ki bu 1,9 milyon adetlik… Yani toplam 750 bin kişinin içerisinde bu rakam maalesef hiç de azımsanmayacak rakam. Dolayısıyla, kredi kartını kullanan insanlarımızın ısrarla unutmaması gereken bir şey var: Kredi kartı bir kredi aracı değildir, bir ödeme aracıdır. Ödeme aracını kullanırken kendi adınıza olmayan, bir başka birisinin adına kullandığınız kredinin, hani Anadolu’da çok güzel bir laf vardır “Paran çoksa kefil ol, vaktin varsa şahit ol.” misali, gereksiz bir kefaletten dolayı kendi kendinizi mağdur etmenizin hiçbir anlamı yok demektir.

İkinci bir nokta, bunu Komisyon sırasındaki toplantıda da gündeme getirmiştim: Bakın -birçoğunuz seyretmiştir- özellikle geçtiğimiz yıl içerisinde birçok insanımız Kapalıçarşı’da kuyumcuları gezerken bir kuyumcudan kredi kartıyla altın satın alması, hemen ondan sonraki bir başka kuyumcuya bozdurması, hatta bazı kuyumcularla karşılıklı anlaşma yapmak suretiyle, satın aldığı yerde tekrar o altını o kuyumcuya satmak suretiyle yeni bir kredi aracı olarak bunu kullandığını gördük. Burada iki gayeli bir sistem oluşabilir. Bir, limitini yüksek tutmak; iki, eğer elinde tutabiliyorsa, işte, bu altının spekülatif iniş çıkışlarından kâr elde etmek gibi değerlendirmelerle kullanmaya kalkılıyor. Hâlbuki kredi kartı böyle bir araç değil.

Bakın, az evvel size rakamları verirken özellikle iki tane rakamın altını çizdim. Birincisi ne? Kredi kartı limitimiz. Ne kadar? 34 milyar. Peki, bunun yanında şu anda tüketiciler olarak ihtiyaç kredisi kullandığımız ne kadar? Yaklaşık o kadar, 34,6 milyar. Peki, ihtiyaç kredisi kullanırsak bunun toplam faizi ne kadar, aylık ortalama faizi? Bugüne göre yüzde 2 ama kredi kartını kredi kartı statüsünde kullanarak, bankaya asgari ödemeyi yaparak üstünü ödeme şekliyle vadeye bırakırsak ortalama aylık ödediğimiz faiz ne kadar? Yüzde 4,3. Niye kredi kartını kullanalım? Eğer ortada bir ihtiyaç varsa, bir emtia satın alma varsa, bir ihtiyacın karşılanması varsa o zaman kredi kartının kullanılması çok doğru bir tarz değil. Bankalarla anlaşma yapmak suretiyle bunun yerine ihtiyaç kredisini gündeme getirmek çok daha önemlidir diye düşünüyorum.

Şimdi, burada bir başka uyarıyı daha yapmakta fayda mülahaza ediyorum: Bakın, aynı mahiyette 2003 senesinde bir düzenleme yapılmış kredi kartlarıyla ilgili, 2006 senesinde de bir düzenleme daha yapılmış. Bugün 2009 senesindeyiz bir düzenleme daha yapıyoruz. Yani bu istatistiki veriye bakarsanız “her üç yılda bir nasıl olsa bir kredi kartı düzenlemesi yapılacaktır” düşüncesiyle kimse aman ha sakın hareket etmesin. Neden? Eğer biz düzenli olarak “kredi kartlarında nasıl olsa yarın bir gün bir af daha çıkar” veya “bunların limitlerine göre faizlerini indiririz, yeni faiz uygulaması gündeme getiririz” gibi bir düşünceye sahip olursak kendi kendimize hata ederiz.

Ama bugün özellikle ben bu noktada muhalefetteki, Komisyonumuzda çalışan arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum aynı gün Komisyona gelip, Komisyondan karar olarak geçip sıra numarası alarak bugün de gündemde kanunlaşmasına göstermiş oldukları katkıdan dolayı. Neden? Çünkü biz bu hafta tatile giriyoruz, bir daha ne zaman geleceğiz? Ekim’de. Önümüzde yaklaşık üç dört aylık bir süre var ama mağdur duruma düşmüş bu insanların kapılarına haciz memurlarının veya icra yollarına gidilmesinin en azından bu yaz döneminde önünü kapamak ve o insanlara da huzurlu ve refah içerisinde bir yaz geçirmek açısından bu kadar kısa süre içerisinde gündeme getirilmiş olması, bugün kanunlaşmış olması ve ittifakla kanunlaşarak bu insanlarımıza bu hizmeti sunmuş olmamız hakikaten çok kayda değer bir konudur. Ancak yine de bu noktada uyarımı tekrar ediyorum: Bunun, nasıl olsa bir daha yapılacaktır, önümüzdeki dönemde yapılacaktır, mantığıyla hareket edilmemesi gerektiğini de özellikle hatırlatmakta fayda görüyorum.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Bugün içinde bulunduğumuz noktada, insanlarımızın kendi imkânları doğrultusunda kaynaklarını…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Tamamlıyorum Sayın Başkan.

…ve kredi kartlarını mutlak ve mutlak bir ödeme aracı olarak kullanmalarını, sakın ha, bir kredi ihtiyaçları varsa bunu tüketici veya ihtiyaç kredisi olarak kullanmalarının hem onlar hem de ülke ekonomisi açısından, kredi kartı limitlerinin açılarak Türkiye'de alışverişin kredi kartıyla yoğunlaşmasının da bizim genel anlamda kayıt içindeki ekonomi açısından son derece önemli olduğunu ve kredi kartı kullanımının daha da yaygınlaşmasının hem tüketiciler açısından hem de ekonomimiz açısından çok daha faydalı olduğunu hatırlatıyor, saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 24 Haziran 2009

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook