İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)

Bayram Ali Bayramoğlu

Rize Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 599 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:411)); konuşma 599 kelime.

Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize). “Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2009-06-24-banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 411 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında Komisyonda da, kamuoyunda da bu kanunla ilgili en çok tartışılan konu, 1’inci maddenin dördüncü fıkrası dediğimiz, bankalarca, kredi kartlarıyla ilgili, “kart bedeli” şeklinde, “kart bedeli” adı altında alınacak bedeller konusunu içeriyordu. Bir de tanımlamaları vardı. Zaten, grubumuz adına konuşma yapan milletvekili arkadaşımızın da söylediği gibi, şu anda benzer nitelikli iki tane önerge Meclise takdim edilmiş vaziyette ve böylece, 1’inci maddeyle ilgili, kredi kartlarıyla ilgili herhangi bir adla veya faiz dışında bir komisyon alınamayacağını ifade eden bir düzenleme gündeme getirilmiş oluyor. Dolayısıyla, 1’inci maddenin içerisinde, bu anlamda, kamuoyunu da rencide edici mesele otomatikman ortadan kalkmış oluyor.

Konuşmalar sırasında haklı olarak bazı arkadaşlarımız “Niye buraya madde olarak bu şekliyle indi, Komisyonda da değerlendirilemez miydi?” dediler. Onda da haklılar. Aslında Komisyonda bu meseleyi tartıştık, fakat o gün için sıra numarası alınması ve bu hafta içerisinde gündeme gelmesi açısından, bir an önce bu incelemelerin ve değerlendirmelerin bitirilmesi açısından yeteri kadar zaman olmadığından, Komisyonda arkadaşlar şerh koymasına rağmen, bizim de iktidar partisi mensupları olarak bununla ilgili bir çalışma yapıp bir önergeyi gündeme getireceğimizi dile getirmiştik. Bu vesileyle bir ortak kanaatin oluşmuş olması aslında son derece güzel bir neticedir. En azından, tüketicilerin sürekli, her gün mesaj çekmesini gerektirecek bir hadisenin de ortadan kalkmış olmasını böylece sağlamış olduk.

Diğer konu Sayın Tütüncü’nün az evvel kredi kartıyla ilgili meseleyi gündeme getirirken söylediği ifadelerdir. Doğrudur, insanların satın alma güçlüğü içerisinde oldukları için temerrüde düşmeleri ve imkânsızlıklarından dolayı böyle bir ödemeyi yapamaması çok doğaldır ama bunu Türkiye genelindeki bütün kredi kartı kullanıcılarının satın alma gücü yokmuş gibi bir havaya getirmiş olmanın bir anlamı yok çünkü eninde sonunda şu anda temerrüde düşmüş ve takipte olan rakam, toplam kredi kartı limiti miktarının anapara açısından alırsanız yüzde 7,5’udur. Sadece kredi kartı tüketimiyle ilgili temerrüde düşmüş olan rakam yüzde 7,5’udur. Bunun diğer krediler limitleriyle, işte tüketici kredileriyle veya ihtiyaç kredileriyle birleştirdiğiniz zaman bu rakam çok daha aşağıya düşecek demektir. Ancak, biz de özellikle şunu vurgulamakta, sürekli şekilde vurgulamakta fayda görüyoruz ki, kredi kartı, sıkıntı oluşturacak bir kredi kullanma aracı olmaktan çıkarılmalıdır. Kredi kartı, cebinizde bir karşılığı bulunan kaynağın yerine bir ödeme aracı olarak kullanılmaya devam edilmelidir, esas önemli olan nokta burasıdır. Kredi kartını bu niyetle kullandığımız müddetçe hem genel olarak ekonominin takibini yapmak, kayıt dışı ekonomiyi kayıt içerisine almak, ödemeleri bir planlama içerisine almış olmak son derece doğaldır ama ödeme güçlüğüne insanlarımızın düşmüş olması genel ekonomik krizin içerisinde de kaçınılmazdır. Anadolu’da çok güzel bir tabir vardır -bunu hepimiz biliriz- her hâlükârda ayaklarımızı yorganlarımıza göre uzatmak zorunluluğunu hepimizin iyi değerlendirip, iyi düşünmesi lazım.

Ben de, bir vatandaşımızın, bir kardeşimizin herhangi bir şekilde kapısına bir bankanın gelip de haciz getirmesini veya onu huzursuz edecek bir uygulama yapmasını arzu etmem ama bu kanunu, bu düzenlemeyi bankaları kurtarmaya yönelik, bankaların isteklerine yönelik bir kanun olarak değerlendiriyorsanız, o zaman bir başka yanlışı daha yapıyoruz demektir çünkü -az evvelki konuşmamda da söyledim- bir yaz dönemine gidiyoruz, Meclisin tatiline doğru gidiyoruz, Meclisi tatil ettikten sonra huzursuzluk çeken yaklaşık 750 bin tane kart ödemesi noktasında sıkıntıya giden insanımızı en azından bir ödeme terminine sokarak huzurlu ve refahlı bir şekilde, huzur içerisinde bir yaz dönemi geçirmesini sağlamak için bu kanunu çıkartıyoruz. Yoksa burada bankalar, toplam kredi limitleri içerisinde bu 3 milyar lirayı otuz altı ayda yapılandırmış olsa veya yirmi dört ayda yapılandırmış olsa ekstra olarak ayda gelecek rakamları 100 milyon liradır. Dolayısıyla bu rakamın genel anlamda değerlendirilmesi, bankacılık limitleri içerisinde kullanılan toplam 34 milyar liralık kredi limiti içerisinde son derece düşük bir rakamdır. Yani aylığı yüzde 2,5-3’ler seviyesinde bir rakam demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 24 Haziran 2009

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook