İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 33. BİRLEŞİM · CUMA

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)

Bayram Özçelik

Burdur Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 33. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Aralık 2005 · 953 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Özçelik (AK Parti), 16 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜD., VAKIFLAR GENEL MÜD., DEVLET PERSONEL BŞK., BAŞKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, DANIŞTAY BAŞKANLIĞI IV TUR)); konuşma 953 kelime.

Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-genclik-ve-spor-genel-mud-vakifl (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gençlik Spor Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Devlet Personel Başkanlığı ve Danıştay Başkanlığı kuruluşlarının 2006 yılı bütçe kanunu tasarısı üzerinde, lehte, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.

Spor, gençlere ulaşabilmenin en kolay, belki de en etkili yoludur. Gençlere, enerjilerini doğru şekilde kullanma imkânı sağlarken, kurallara uymayı, birlik, dayanışma, işbirliği ve paylaşma ilkelerini yerleştirerek, bireyin topluma uyumunu sağlar; aynı zamanda, spor, toplumsal gelişmişliğin de ifadesidir. Bunun yanı sıra, evrensel bir olgu olan spor, bireye yaptığı olumlu katkıların yanında, bir ülkenin uluslararası alanda, sosyal ve kültürel yapısının tanıtılabileceği bir propaganda ve reklam aracı haline gelmiştir. Ülkelerin birbirleriyle yakınlaşmalarında bir araç olduğu gibi, tüm insanların kaynaşmalarında ve dünyada kalıcı barışın sağlanmasında da önemli rol oynamaktadır.

Geçen zaman içerisinde, Bakanlığımızın ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğümüzün, temennilerimizi gerçekleştirmeye yönelik çalışmalarını takdirle izliyoruz. Bizim beklentilerimiz, genç bir nüfusa sahip olmamıza rağmen spor yapan genç sayımızın yeterli olmaması nedeniyle, bu sayının artırılması için gerekli çalışmaların yapılmasını istiyorduk; var olan spor tesislerimizin en verimli olarak kullanılmasını istiyorduk; rasyonel planlama istiyorduk, gereksiz tesis yapımına başlanılmamasını istiyorduk; sporda ve sporcuda, sosyal güvenliğin sağlanmasını, millî eğitim, spor ve sporcu ilişkisinin sağlıklı bir zemine oturtulmasını istiyorduk. Eğitimcilerimizin niteliklerinin artırılması, devletin sporda planlayıcı, denetleyici görevini üstlenmesi ve sporda demokrasi anlayışının yerleşmesi başlıklarını içermekteydi taleplerimiz. Şu anda, görüyoruz ki, bu beklentilerimizi giderecek çalışmalar, başarılı bir şekilde sürdürülmektedir. Gecesini gündüzüne katan, sorunların peşinde, tespit ederek çalışmalarını sürdüren, popülizmden uzak, liyakatli bir ekibin işbaşında olduğunu söylememiz gerekmektedir ve kendilerine teşekkür etmemiz gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kulüplerin aşırı ticarîleşmeleri, sporun sadece kâr amaçlı olarak yapılmasının sürekli önplana çıkması kötü sonuçlar doğuracaktır. Yeni ekonomik çerçeve buna imkân sağlasa da, bu gelişim, spor etik prensiplerine göre ve sporcu yararına yapılmalıdır.

Spor ve sağlık ilişkisinde başarılı çalışmalardan da bahsetmek istiyorum. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı federasyonlardan lisanslı olup herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunun sağlık yardımından yararlanmayan amatör sporculara Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarından sağlık hizmeti alınmasının önünün açılması, spor-sağlık ilişkisinin sağlam zeminlere oturtulması açısından son derece önemlidir.

Yatırım projelerinin teklif edilmesinde, özellikle, yapılabilirliğini ve önceliğini kaybetmiş olan projeler teklif edilmemektedir artık. Ülkemizde düzenlenecek olan spor organizasyonlarında kullanılacak tesislere birinci derecede öncelik verilmektedir. Yıl içinde tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilecek projeler teklif edilmektedir; uygulamasında önemli fizikî gerçekleşme sağlanmış öncelikli projeler teklif edilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vakıf, şahısların sahip olduğu imkânları, kendi istekleri ve iradeleriyle, hayır amacıyla kamunun hizmetine sunmaktır. Vakıflar, dinî, sosyal, kültürel ve hukukî müesseselerdir. Bugün gelişen dünyada kamu ve özel sektörün ardından üçüncü sektör olarak kabul edilen vakıflar, toplumun her alanında ve hayatın her anında farklı ve kalıcı hizmetler vermektedirler. Üçüncü sektör, bugünkü modern dünya devletlerinin sosyal boyutunu teşkil etmekte ve güçlendirilmektedir.

Türk İslam medeniyetinde önemli bir yere sahip olan vakıfların, Osmanlı medeniyetinde de en parlak dönemini yaşadığını söylemek mümkündür. Osmanlıda bütün kamu hizmetleri vakıflar marifetiyle yapılırdı. Devlet ise, aslî işleriyle, yani savunma, adalet ve emniyetle uğraşırdı. Osmanlının başarıyla uyguladığı bu modeli gören gelişmiş Batı ülkelerinde ve özellikle Amerika'da, bugün sağlık ve eğitim hizmetlerinde vakıfların önemli roller üstlendiğini görmekteyiz.

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz "Vakıf Müessesesi" adlı eserinde "vakıf, karşılıklı yardım esasına dayanan medenî bir müessesedir. Toplum hayatının temeli ise karşılıklı yardımlaşmadan doğar. Zayıflarda daima bir sığınma hissi mevcuttur. Kuvvetlilerde ise, sahip çıkma ve himaye duygusu gözükür. Bu hisler, insanları toplum halinde yaşamaya sevk eder. Bu yüzden zayıflarda, kuvvetlilere hürmet, itaat ve sevgi yelleri eser; kuvvetlilerden de, zayıflara iyilik ve merhamet esintileri gider. Karşılıklı yardımlaşma, medenî olmanın birinci şartıdır. Vakıf anlayışında karşılıksız yardım esastır" demektedir.

Vakıf müessesinin temelinde gaye vardır. Bu nedenle, denetim odak noktasında bu gaye yatmalıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğünce tam amaca uygunluk denetimi mutlaka sağlanmalıdır. Artık vakıfların şeklî anlamda denetimine son verilerek, vakfedenin vakıf senediyle belirttiği amaçların gerçekleşme durumu, vakfın amaçları ile faaliyetlerinin birbirine uyumu, özellikle yapılan ticarî faaliyetlerin vakfın amacına katkısı değerlendirilmelidir.

Yurdumuzun hangi bölgesine giderseniz gidin, karşınıza mutlaka bir vakıf eseri çıkacaktır. Bu eserlere sahip çıkmak, onları yaşatmak, yıkılmaya yüz tutmuş ise onları tamir etmek, restore etmek, ihya etmek bizim görevimiz; ama, bir görevimiz daha olduğunu düşünüyorum; o da, vakfın ruhunu ve vakfın anlayışını diri tutmaktır ve gelecek nesillere bu ruhu, bu anlayışı aktarabilmektir. Bir de, bu vakfın ruhunun anlayışının istismar edilmesine engel olmaktır.

Son zamanlarda bazı uygulamalar, sanki vakıf müessesesinin dejenere edilmesi anlamına gelen veriler ortaya koyuyor. Aslında vakıf, vermek içindir; vakfeden kendi mal varlığından bir şeyi başkalarına verir, karşılıksız olarak verir, başkaları istifade etsin, yararlansın diye verir.

Vakfın temel prensibinde, insanın varoluş nedeni olan hayatın korunması ruhsal ve bedensel gayesi yatar. Öncelikle yardımlaşma ve dayanışmanın kurumsallaşmış şekilleri olarak vakıflar, çok önemli sosyal etkiye sahiptir. İnsanın binbir emekle kazandığı bir malı kutsal saydığı değerleri için insanların hizmetine sunması, psikolojik bir terbiye mekanizmasıdır. Vakıfların hizmet alanı, hangi dilden, hangi dinden ve hangi renkten olursa olsun bütün insanlığı kuşatmıştır; hatta, insanları kuşatmakla kalmamış, doğadaki tüm canlıları sahiplenerek, onların hayat haklarını da vakfın hizmet alanı içerisine almıştır.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün faaliyet alanı, diğer kamu kuruluşlarından daha kapsamlı ve çeşitlilik arz etmektedir. Ülkemiz, medeniyetlerin harmanlandığı bir açık hava müzesidir. Bu tarihî zenginliğin en önemli bölümünü, vakıf abide ve eski eserleri teşkil etmektedir.

Değerli milletvekilleri, vakıf eserlerinin korunması Vakıflar Genel Müdürlüğünün görevi olması yanında, sorumluluk tüm toplum katmanları tarafından üstlenilmeli ve bu eserlerin yaşatılması için her türlü seferberlik başlatılmalıdır. Ayrıca, yurt dışına kaçırılmış olan tüm eserlerimizi tek tek geri getirmeliyiz. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan kaçakçılıkla mücadele birimi çok itinalı çalıştırılmalıdır.

Sözlerimi Kanunî Sultan Süleyman Vakfiyesinden bir duayla bitirmek istiyorum: "Her kimse ki, vakıflarımın bekasına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse, bağışlayıcı olan Allahüteala'nın huzurunda ameli güzel ve makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun, dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

BAYRAM ÖZÇELİK (Devamla)Bu duygu ve düşüncelerle, 2006 yılı bütçemizin hayırlı olmasını diliyor, 2006 yılında da büyük başarılara imza atacağımızı belirterek, Yüce Heyetinize saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 16 Aralık 2005

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook