Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 85. Birleşim · 5. yasama yılı · 31 Mart 2011 · 395 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Behiç Çelik (MHP), 31 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 395 kelime.
Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2011-03-31-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 30’uncu maddesi için vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Nihayet bu Kanun Tasarısı’nın da sonuna gelmiş bulunuyoruz. Görüşlerimizi birinci bölümde ve müteaddit maddelerde ifade etmiş bulunuyoruz. Aslında Türkiye’de böyle bir düzenleme yapılırken, hızlı ve adil yargılamanın önemini hep vurgulayageldik ama burada hızlı ve adil yargılama yerine çok spesifik, çok özellikli birtakım konuların ele alınmış olması aslında siyasal iktidarın hızlı ve adil yargılamaya ciddi, daha kapsamlı, geniş ve bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmadığını da gösteriyor. Onun için, bu çalışmamız yargı hizmetlerinin hızlandırılmasına aslında hizmet etmeyecek sonuç itibarıyla; bizim yasama tarihinde yeni bir torba yasa olarak yerini alacak ve mikser görevi gören torba yasaların Türk hukuk sistemi içerisinde feci yerini bulmuş olacak.
Değerli arkadaşlar, Türkiye’de aslında AKP iktidarı döneminde gerek yürütmenin gerek yürütmenin gerek yasamanın gerekse yargının, hepsinin birbirine karıştırıldığını; yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrı birer güç olarak tutulması yerine bunların birleştirilmeye çalıştırıldığını ve sonuç itibarıyla Türkiye’de gözle görülmeyen ama uygulamada çok aşırı ölçüde hissedilen, adı “demokrasi” gibi gözüken bir AKP diktatörlüğüne dönüşmeye başladığını özellikle dikkatlerinize sunuyorum.
Şimdi, Türkiye’de yargılamada, bir, Türkiye’nin başbakanı eğer kendisini savcı olarak ifade ediyor ve yürütmenin, hükûmetin işine gelmeyen kararları alan Danıştayı, Yargıtayı, Anayasa Mahkemesini hedefe oturtuyorsa ama işine gelen davalarda veya yargı sonuçlandığı takdirde, o zaman, yargıyı övmeye başlıyorsa, burada, arz etmiş olduğum dengenin yitirilmiş olduğunu çok net bir şekilde göstermektedir.
Nitekim, dün başlayan, özellikle ilahiyatçılara dönük arama kararları da bunun en önemli işaretlerinden birisidir. Niçin ilahiyatçı hocalara gidiliyor, evleri aranıyor, belgelerine el konuluyor? Çünkü bu hocalar misyonerlik faaliyetlerini araştırıyorlar. Demek ki misyonerlik faaliyetlerini destekleyen bir güç siyasal iktidar içerisinde böyle bir işareti verme cüretini gösterebiliyor. Buna dikkatinizi çekiyorum ve Türkiye’de, inanç sistemimizin “vatan, bayrak, millet” kavramı bütünlüğü içerisinde, kutsal dinimiz İslamiyet’in duruşunu tamamen tahrip etmeye dönük, ay yıldızlı al bayrağı atan, vatan sevgisini bir kenara iten ama kendisine İslam kimliğini oturtabilen zavallılar böyle bir mekanizmayı Türkiye’de işletmeye gayret ediyorlar. Bağımsızlık ve egemenliğimizi hiçbir zaman çiğnetmeyeceğiz, hiçbir güce teslim etmeyeceğiz.
Burada AKP İktidarının yanlışlarını özellikle vurgulamak istiyorum. Belediye başkanlarına yönelik tutuklama kararlarını, özellikle MHP’li belediye başkanlarına yönelik kararları da şiddetle eleştiriyoruz. Nitekim, sadece Konya Ereğli’de değil, Mersin’in Gülnar ilçesinde de Belediye Başkanımıza yönelik gözaltı uygulamaları hukukun nasıl katledildiğinin en önemli kanıtıdır.
Değerli arkadaşlar, önergemize desteğinizi bekler, bu vesileyle hepinize saygılar sunarım.
Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 31 Mart 2011