Necip hablemitoğlu'nun ölümünün 1 inci yıldönümü ve faili meçhul cinayetlerle ilgili
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 29. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Aralık 2003 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 17 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NECİP HABLEMİTOĞLU'NUN ÖLÜMÜNÜN 1 İNCİ YILDÖNÜMÜ VE FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERLE İLGİLİ); konuşma 535 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Necip hablemitoğlu'nun ölümünün 1 inci yıldönümü ve faili meçhul cinayetlerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-12-17-necip-hablemitoglu-nun-olumunun-1-inci-yildonumu-ve-faili-mechul-cinay (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Necip Hablemitoğlu'nun öldürülüşünün 1 inci yıldönümü ve faili meçhul cinayetlerde yitirdiğimiz aydınlarımızın anısına gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Farklı bir konuda gündemdışı konuşma yapmayı çok isterdim. Bugün, burada, seksen yıllık cumhuriyetimizin kurulduğu coğrafyanın etrafında ve dünyanın başka yerlerinde yaşanan terör olaylarının ülkemizde yaşanmıyor olmasının nedenlerini anlatmak isterdim. Bugün, burada, faili meçhul kalmış cinayetleri değil, failleri belirlenmiş, yakalanmış, bu cinayetleri planlayan ve gerçekleştirenlere karşı amansız bir mücadele vermiş ve bu konuda başarılı olmuş, insan haklarının temeli olan yaşama hakkına saygılı hükümetlerimizden övgüyle söz etmek isterdim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ne yazık ki, tüm bu özlemlerimizi gerçekleştirebilecek noktada değiliz. 18 Aralık 2002 tarihinde, evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yitirdiğimiz, Ankara Üniversitesinde Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi dersi veren Necip Hablemitoğlu, bu faili meçhul cinayetlerin son halkasıdır ve dilerim ki, gerçekten son halkası olur.
Hablemitoğlu, ulusal çıkarlarımızın parasal pazarlıklara konu edildiği bir dönemde, bu değerlerimizi ödünsüzce savunmuştur. Hablemitoğlu, gizli ya da açık, ülkemize yönelen ulusal ve uluslararası tehlikeler ve tehditler konusunda ciddî araştırmaları olan ve bu konuda önemli bilgilere sahip olan, laik, çağdaş ve cumhuriyetçi bir bilim adamıydı. Ülkemizde, maalesef, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy gibi, Necip Hablemitoğlu da, düşünceleri, yazıları, sözleri, daha eşit bir Türkiye ve daha güzel bir dünya düşleri nedeniyle vahşice katledilmiştir.
Bu cinayetlerle ilgili çeşitli senaryolar üretilmiş; ama gerçeğe bir türlü ulaşılamamıştır. Aydınlarımız, laik cumhuriyete inandıkları için radikal İslamcı örgütler tarafından, ülkenin bölünmez bütünlüğünü savundukları için bölücü terör örgütlerince, şeffaf bir devlet yapısı ve temiz toplumu savunarak yolsuzluklara, usulsüzlüklere karşı çıktıkları için organize suç örgütlerince öldürülmüş olabilecekleri yönünde çeşitli senaryolar üretilmiştir.
Farklı zamanlarda gerçekleştirilen bu cinayetlerde bir diğer ortak nokta ise, cinayetleri gerçekleştirenlerin yakalanmamış olması, yakalansalar bile bu cinayetlerin arkasında yer alan güçlerin ortaya çıkarılamamış olmasıdır. Hablemitoğlu cinayetinde bu sis perdesi, aradan geçen bir yıla rağmen aralanmamıştır. Hükümet, bu konuda kararlı adımlar atmamıştır ve bu cinayetle ilgili, CHP Grubuna mensup milletvekilleri tarafından verilen araştırma önergesi hâlâ gündeme alınmamıştır. Yine bu cinayetle ilgili 29.3.2003 tarihinde, yaklaşık dokuz ay önce, bilgi almak amacıyla Sayın İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu tarafından yanıtlanması için vermiş olduğum sözlü soru önergesi de, cinayetin aydınlatılması gibi, gündemin alt sıralarında bekletilmektedir. Bu durum, hükümetin, faili meçhul cinayetleri çözme konusundaki kararlılığı ve kendilerinin önerisiyle yasalaştırdığımız bilgi edinme hakkına yaklaşımını ortaya koymaktadır! Yasaları çıkarmak önemli değil, uygulamak önemli, içini doldurmak önemlidir. Bu bilgileri bir milletvekili olarak değil, bir yurttaş olarak da öğrenmek en doğal hakkımızdır diye düşünüyorum.
İstanbul'da yaşanan terör olaylarını gerçekleştirenlerin, olay yeri incelemesi iyi yapıldığı için, hemen yakalandıklarını açıklamıştır Sayın İçişleri Bakanımız. Güvenlik kuvvetlerimizi kutluyorum; ancak, bu durum, bizi, Hablemitoğlu cinayeti sonrasında yapılan olay yeri incelemesinin, cinayetin aydınlanmasına yetecek kadar iyi yapılmadığını sorgulamaya götürüyor. Cinayetin hemen ardından bu salonda, AKP Grup Başkanvekili Sayın Haluk İpek, konuşmasında "saldırıları gerçekleştirenlerin yakalanması ve cezalandırılması için hassas bir şekilde sürekli takipçi olacağız; Genel Kurulun huzurunda açıklıyoruz" demesine rağmen de, gelinen noktada, verilen sözler, bugüne kadar, söylemden öteye gitmemiştir.
Yine, İçişleri Bakanımız "fail ya da faillerin ve arkasında kimlerin olduğunun bir an önce tespit edilip, yakalanarak, yargı organlarına teslim edilmesi için, biliniz ki, her türlü gayret gösterilmekte ve sarf edilmektedir" demiştir. Ben, Sayın İçişleri Bakanıma soruyorum: Bu gayretleri sarf edenler yoruldu mu?! Bu cinayeti, tozlu arşivlere mi bırakacağız?!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 17 Aralık 2003