Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Ocak 2006 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 18 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 548 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 18 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2006-01-18-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Görüşülmekte olan maddede şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, Grubum adına konuşmuş olduğum bölümde ifade etmeye çalıştım. Sayın Bakanın gündeminde, millî eğitimin, gerçekten içerikli yapılanmasının hiçbir oluşumu yoktur. Bakınız, o kadar millî eğitim ötesinde meselelerle ilgileniyoruz ki, Sayın Bakan, televizyonlarda ve gazete sütunlarında her gün bir açıklamada bulunuyor. Geçenlerde "ben imam-hatip lisesi açmadım" diyor; ama, 62 Anadolu imam-hatip lisesi açtığını unutuyor ve ayrıca, kendi Bakanlığının yayınlamış olduğu yönetmelikte, Anadolu imam-hatip lisesinin 4 üncü maddede okulun tanımını yapıyor. Bugün, Bugün Gazetesinde de diyor ki: "Ben okul açmadım, program açtım."
Sayın Bakan ve sayın hükümet yorgun gerçekten, Türkiye de bunu görüyor. Bakınız, yılbaşında bir ajanda gönderiyorsunuz. Bu ajandayı, böyle bir anda örtbas edip kaybettiniz. Ajandada, -isme özel, AKP'li milletvekillerinin ismine özel ajanda gönderiyorsunuz- CHP'li, DYP'li ve bağımsızların isimleri yoktur. Birinci sayfada Mustafa Kemal Atatürk'ün resmi var. İkinci sayfada, nereden bulunmuş bir resim belli değil, Cumhurbaşkanının bir resmi, kirli sakallı. Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitimle ilgili vecizeleri vardır, tek bir vecizesi konulmuyor; üçüncü sayfada Sayın Başbakanın, dördüncü sayfada Sayın Bakanın vecizeleri yer alıyor.
Değerli arkadaşlarım, işin en acı tarafı şu: Buradan, kürsülerden, manşetlere etiket olabilmek için diyorlar ki, Sayın Başbakan "biz Türkiye rekorunu kırdık; 70 000 derslik açtık" derken, Sayın Bakan "60 000" diyor; derken, kendisine maliyeyi teslim ettiğimiz, nevi şahsına münhasır, kerameti kendinden menkul Maliye Bakanımız da diyor ki: "40 000." Acaba hangi rakam doğru diye ciddî anlamda merak ediyoruz ve bunlarla ilgili, her gün, farklı farklı şekillerde açıklamalar yapılıyor.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakandan ricam şu: Bugün bir acı yaşandı, Fatma Özcan kızımız rahmetli oldu kuş gribinden. 16 yaşında olmasına rağmen, 12 yaşında nüfusa kayıt edilmiş. Biz, eğitimi, paralı, zengin, sosyal adaleti ortadan kaldırır, cehaleti körükler anlayışta sunacağımıza, bizim, Doğubeyazıt'tan, Bayburt'tan, Kars'tan, Edirne'nin Enezine kadar bunları götürmemiz lazım. Bakanlık önemli bir görevdir, hükümet olmak önemli bir görevdir. Tabiî ki, mikrofonlar uzatılır, gazeteci teypleri uzatılır ve konuşmayı severiz. Ben de severim, hepimiz de konuşuruz; fakat, konuşma durumunda değilsiniz, iş yapma durumundasınız Sayın Millî Eğitim Bakanım.
Bakın, size bir örnek daha vereyim: Ne acıdır ki, Bakanlığınız için diyorsunuz ki: "Altın dönemi yaşıyor Bakanlık, benim dönemimde." 2005 öğrenci seçme sınavı sonuçları kitabına göre, Sayın Bakan, Adana-Feke Lisesi, sınava giren öğrenci sayısı 57; hiçbir öğrenci lisans programını kazanamamış. Ankara-Polatlı Atatürk Lisesi, sınava giren 47; hiçbir öğrenci sınavı kazanamamış, sıfır çekmiş. Muş Korkut Lisesi, sınava giren 63 öğrenci; lisans programını kazanan olmamış. Yozgat Atatürk Lisesi, 47 öğrenci girmiş; fakülteyi kazanan olmamış. İzmir-Bergama, sınava giren 78; burada gözümüz aydın, 1 tanesi fakülteyi kazanmış.
Sayın Bakan, eğitimin bu kadar derdi, problemi varken, manşetlere efendi olmaya gerek yoktur. Siz şunu yapabiliyor musunuz; ne acıdır ki, çocuklarımızı ilköğretimden sonra liseye gönderirken, hepimiz biliyoruz ki, bir üniversiteye, fakülteye girebilmesi için mutlaka ve mutlaka kursa, dershaneye gitmesi gerekiyor. Siz, eğitimde hükümet olarak göreviniz, eğer, eğitimde çocuklarımızı kursa, dershaneye göndermeden, kaliteli bir eğitimle lise eğitimi, ilkokul eğitimi verip, kurslara, dershanelere düşmeden çocuklarımızı üniversitelere gönderebilirsek bu, başarıdır; bu, eğitimin altın dönemi sayılır. Yoksa, bunun ötesinde, kalkıp, sadece, biraz önce söylediğim gibi, manşetlere efendi olmak için, biz, onu yapmadık, bunu yapmadık veya tefrikalara, iki gün yazı dizilerine, manşetlerde gezmeye gerek yoktur. Eğitimin hali ortadadır, öğretmenlerin hali ortadadır. Açlık, sefalet içerisinde öğretmenlik yapan büyüklerimiz var, değerli öğretmenlerimiz var. Buradan, kalkıp, inanın…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla)Toparlıyorum Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 18 Ocak 2006