Sivas milletvekili ve büyük birlik partisi genel başkanı muhsin yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler (10/333,334,335)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 75. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Nisan 2009 · 1.865 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Beşir Atalay (AK Parti), 9 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVAS MİLLETVEKİLİ VE BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ GENEL BAŞKANI MUHSİN YAZICIOĞLU VE 5 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ HELİKOPTER KAZASI VE KURTARMA ÇALIŞMALARININ TÜM YÖNLERİYLE ARAŞTIRILARAK BENZER DURUMLARIN YAŞANMAMASI İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER (10/333,334,335)); konuşma 1.865 kelime.
Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “Sivas milletvekili ve büyük birlik partisi genel başkanı muhsin yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler (10/333,334,335)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-23-2009-04-09-sivas-milletvekili-ve-buyuk-birlik-partisi-genel-baskani-muhsin-yazici (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gaziantep Milletvekili Sayın Hasan Özdemir’e teşekkür ediyorum. Emniyet teşkilatımızın 164’üncü kuruluş yıl dönümü olması nedeniyle ben de sizlerle, bu vesileyle duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Sözlerimin başında, emniyet teşkilatımızın 164’üncü kuruluş yıl dönümünü kutluyor, ilelebet başarılı hizmetlerinin devamını diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin iç güvenliğinden doğrudan sorumlu olan İçişleri Bakanlığı bu hizmetleri, esas itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı aracılığıyla yurt genelinde yaklaşık 450 bin personelle yürütmektedir.
İçişleri Bakanı olarak şu hususu gururla ifade edebilirim ki Bakanlığıma bağlı her üç güvenlik birimi de büyük bir özveri, fedakârlık ve üstün hizmet anlayışı içerisinde görevlerini layıkıyla yerine getirmektedirler. Ama ben, burada, günün anlamına uygun olarak sadece polis teşkilatıyla ilgili temel hususlardan ve yürütülen bazı çalışmalardan bahsetmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; polis teşkilatımız, hırsızlık ve kapkaçtan teröre, pasaport ve ruhsat işlemlerinden trafiğe, toplumsal olaylardan yasa dışı örgütsel faaliyetlere, her türlü kaçakçılık suçlarından organize suç çeteleriyle mücadeleye kadar geniş bir yelpazede halkımızın huzur ve güvenlik içerisinde yaşaması için cansiparane çalışmaktadır. Biz de AK PARTİ hükûmetleri olarak bu çalışmaların etkin ve verimli yürütülmesi için gerekli şartları oluşturma çabası içindeyiz. Devletin öncelikli görevinin vatandaşlarının huzur ve güven içerisinde hayatlarını sürdürmelerini sağlamak olduğunu biliyoruz.
Bakanlığımın bağlı kuruluşu olan Emniyet Genel Müdürlüğü, çağın ve toplumun ihtiyaçlarına ve hizmetin gereklerine uygun olarak teşkilatlandırılmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğümüz, bugünkü yapısıyla, 29 daire başkanlığı, 81 il emniyet müdürlüğü, 408 ilçe emniyet müdürlüğü, 476 ilçe emniyet amirliği, 1.313 adet polis merkezi –ki, eski adıyla polis karakolu- vasıtasıyla kendi görev alanlarında yaklaşık 210 bin personel ile iç güvenlik hizmeti sunmaktadır.
Biz, iç güvenlik hizmetlerinde, teşkilatımızın modernizasyonu, en son araç, gereçleri ve teknolojiyi kullanmasını çok önemli görüyoruz, ama sadece modernizasyonu, sadece araç gereçle ve binayla değil, bu modernleşme sürecinde zihinsel dönüşümün aktif rol alması gerektiğine inanıyoruz. Güvenlik alanında olması gereken zihinsel dönüşümün en önemli noktası da hukukun üstünlüğü ilkesinin benimsenmesidir. Bununla birlikte, sivil katılım ve denetime açıklık, şeffaflık, hesap verebilirlik gibi çağdaş niteliklere sahip bir güvenlik teşkilatı oluşturmayı önemli görüyoruz. Benim şahsen bakanlığımda başından beri en önemli çabalarımdan birisi budur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha etkin ve verimli bir güvenlik hizmeti sunulması amacıyla güvenlik personelimizin eğitimine verdiğimiz önemi, personel sayısının artırılması konusundaki çabalarımızı her fırsatta ayrıntılı olarak huzurlarınıza getirdim. Bu çerçevede polis ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak AK PARTİ iktidarları döneminde önemli bir atılım yaptık. Bu bağlamda polis teşkilatının hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerine büyük önem verdik. Polis meslek yüksekokullarının sayısını artırdık. Ayrıca dört yıllık fakülte mezunlarının altı aylık eğitimden sonra polis memuru olarak teşkilata katılmasını sağlayan yasal düzenlemeyi yaptık. Bu amaçla dokuz polis meslek eğitim merkezi açtık. Polis meslek eğitim merkezi müdürlüklerinden bugüne kadar 13.662 polis memuru mezun olmuştur. 2008 yılında 8.500 fakülte ve yüksekokul mezunu öğrenci alınarak eğitimlerine başlanmıştır. 2009 yılında da 10 bin üniversite mezunu öğrenci alınması planlanmıştır.
Polis okullarının polis meslek yüksekokullarına dönüştürülmesi ve üniversite mezunlarının polis meslek eğitim merkezlerine alınmasıyla üniversite mezunu polis memurlarımızın oranı teşkilat içinde yüzde 75’e ulaşmıştır.
Geçen yıl 250 farklı konuda düzenlenen hizmet içi eğitim faaliyetlerine yaklaşık 100 bin polisimiz katılmıştır ve bu her yıl devam etmektedir.
Dış temsilciliklerimizin koruma misyonlarında, Birleşmiş Milletlerin barış misyonlarında, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT gibi çeşitli görevlerde 730 polisimiz ülkemizi başarıyla uluslararası alanlarda temsil etmektedir.
Bununla beraber polisimiz suçla mücadeledeki etkinlik ve başarısını uluslararası eğitimlerle diğer ülke polis teşkilatlarına da aktarmaktadır. Gerek hizmet öncesi gerekse hizmet içi eğitimlerle öyle bir noktaya ulaşıldı ki, bugün polisimiz birçok yabancı ülke polisini eğitir düzeye gelmiştir. 2008 yılı içerisinde 16 ülkeden 1.621 yabancı ülke polisine kendi ülkelerinde eğitim verilmiştir. Ayrıca 2008 yılı içerisinde 19 ülkeden 646 yabancı ülke polisi ülkemizde Türk polisi tarafından eğitilmiştir. Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültemizde hâlen yirmi ülkeden 291 yabancı uyruklu öğrenci eğitim görmektedir ve biz, polis teşkilatımızın bu uluslararası imajı ve prestijiyle gerçekten övünüyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insan haklarına saygı, işkence ve kötü muamelenin kökünün kazınması hususu en çok üzerinde durduğumuz konudur. Bu konularda asla taviz vermemiz söz konusu olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır. Bakanlık olarak kararlılıkla arkasında durduğumuz “İşkence ve kötü muameleye sıfır tolerans” sloganı yalnızca ülkemizdeki sivil toplum kuruluşları ve güvenlik birimlerince değil, aynı zamanda, uluslararası insan hakları örgütleri ve Batı kamuoyunca da benimsenmiştir. Bu bağlamda, insan haklarının korunmasına yönelik ülkemiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda önemli ölçüde azalma olduğu gözlenmektedir. Bu konulardaki hassasiyeti nedeniyle polis teşkilatımızı gönülden kutluyorum.
Kamu hizmetinde temel amaç halkın ihtiyaçlarının zamanında, uygun şartlarda ve hukuk çerçevesinde karşılanmasıdır. Temel yaklaşımımız, insanımıza hizmet etmektir. İnsan odaklı yönetim ve hizmet sunma anlayışını kamusal alana hâkim kılmak durumundayız. Kamu görevlisi, hizmet sunduğu vatandaşların üzerinde bir konuma ve hâkimiyete sahip değildir. Bu ilkeler önemle üzerinde durduğumuz ve asla taviz vermeyeceğimiz konulardır.
Son dönemde meydana gelen bazı olaylar gerekçe gösterilerek emniyet mensuplarımızın korunduğu, bunun da suç işleyen personeli cesaretlendirdiği gibi yanlış bir kanaat yayılmak istenmektedir. Öncelikle bu konudaki temel tutumumuzu ifade etmek isterim: Biz, suç işleyen personele sahip çıkma anlayışını asla benimsemedik fakat suçluluğu kanıtlanmamış personelimizi de kimseye ezdirmedik ve ezdirmeyiz.
Ülkemiz bir hukuk devletidir ve hukuk kuralları her şeyin üstündedir. Kamu görevlilerinin görev tanımları da mevzuatlarla belirlenmiştir. Kamu görevine talip olan herkes bu mevzuatı bilmek ve uymakla yükümlüdür. Suç işleyen kim olursa olsun meri mevzuat çerçevesinde adli ve idari olarak soruşturulmakta ve gereği yapılmaktadır. Biz, Bakanlık olarak, suç işleyen personelimiz hakkında hiçbir zaman korumacı bir mantıkla yaşanan olayları mazur görme eğiliminde olmadık ve olmayacağız. Kamuoyuna yansısın veya yansımasın, vatandaşlarımızın güvenlik personeliyle yaşadığı problemlere anında müdahale edilmekte, mevzuat çerçevesinde gereği yapılmaktadır ve güvenlik güçlerimiz hepimizin huzur ve asayiş içinde yaşamamız için önemli ve zor bir görev yürütmektedir. Suç işleyenlerin adli ve idari açıdan gerekli müeyyideye çarptırılması yanında, ileri bazı yorum ve değerlendirmelerle, zor şartlarda mesai mefhumu gözetmeksizin hizmet veren güvenlik güçlerinin moral ve motivasyonunu bozmamak gerektiğine de inanıyoruz. Bu anlamda personelimi koruma konusunda da hiç kimseye taviz vermeyeceğimin bilinmesini arz ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlık görevine başladığım günden itibaren polis teşkilatının etkinliğini daha da artırıcı, suçla ve suçluyla mücadelede hukuki ve teçhizat anlamında önünü açıcı kararların alınmasına ve bu doğrultuda faaliyetlerin yürütülmesine hız verdik. Polis teşkilatımızı gerek araç-gereç gerekse bilgi ve teknoloji kullanımı bakımından sürekli destekliyoruz. Meydana gelen suçların aydınlatılmasında, delilden sanığa ulaşma oranını artırmak amacıyla kriminal hizmetlerde yeni çalışma ve projelere özel bir önem vermekteyiz ve biliyorsunuz, bu sebeple, faillerin bulunması, suçların aydınlatılmasında büyük bir mesafe kat edilmiştir.
Son dönemde polis merkezlerimizi daha modern çalışma ortamlarına dönüştürmek amacıyla ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Bunu, Yüce Meclisinize gerçekten önemli bir çalışma olarak sunmak istiyorum. Bunun için 2009 yılını “Polis Merkezleri Yılı” ilan ettik. Bu iyileştirme çalışmaları ile polis merkezlerimiz daha şeffaf olacak, daha rasyonel çalışacaktır. Vatandaşımızın güvenlik mensuplarıyla ilgili memnuniyeti daha üst düzeye çıkarılacak, polisimiz ve vatandaşımız arasındaki mevcut güven köprüsü daha da güçlenmiş olacaktır ve şunu memnuniyetle görüyoruz: Yaptırdığımız çalışmalarda, analizlerde vatandaşlarımızın Türk polisine güveni gittikçe daha da artmaktadır. Bu polis merkezlerimizi, gerçekten, vatandaşın çevresinden korkarak geçtiği değil, eski karakollar değil, her vatandaşımızın yardım istemek için, bilgi vermek için, bilgi almak için her an uğrayabileceği merkezler hâline getirme çabası içindeyiz ve vatandaşlarımıza polisimizin davranmasında, tutumunda da bu manada ciddi değişimler olacaktır. Bunu sağlamakta da kararlıyız.
Ayrıca, teknoloji olarak yine MOBESE sisteminin bütün şehirlerimizde yaygınlaştırılması yönündeki çalışmamız hızla devam ediyor. Şu anda illerimizin büyük kısmında faaliyete geçmiştir, diğerleri de ihale safhasındadır ve bu yılın yarısına kadar tamamı bu sisteme geçecektir. Ayrıca, başta turizm bölgelerimiz olmak üzere otuz ilçemiz MOBESE sistemiyle denetlenmektedir.
Güvenlik hizmetlerinin sağlanmasında önemli bir unsur, toplumsal katılımı ve desteği artırmaktır. Bu anlayış, beraberinde halkın talep ve ihtiyaçlarını dikkate almayı, güvenliğe ilişkin sorunları toplumsal sorunlar ile birlikte değerlendirmeyi, toplumun ve bireyin bulunduğu her mekâna nüfuz ederek onlarla iletişim içinde olmayı ve polislik hizmetlerinin sosyal boyutunu geliştirmeyi amaçlamaktadır. Buna kısaca toplum destekli polislik diyoruz. Daha önce elli bir ilimizde yürütülen bu uygulamaya 1 Nisan 2009 itibarıyla bütün illerimizde başladık. Toplum destekli polislik anlayışı sayesinde polisimiz ile toplumumuzun kaynaşması sağlanmakta ve polis-halk ilişkilerinin geliştirilmesi daha üst düzeye çıkarılmaktadır ve bu yöndeki çalışmalarımız verimli şekilde yürütülmektedir.
Özellikle sokak suçlarıyla mücadelede güven timleri ve yıldırım ekipleri uygulamasına devam ediyoruz ve edeceğiz. Bu, gerçekten, büyük şehirlerimizde, yoğun nüfusun yaşadığı ortamlarda güvenliğin sağlanmasında, kapkaç gibi, dolandırıcılık gibi gasp suçlarının önlenmesinde çok etkili olmuştur, buna devam ediyoruz. Ayrıca, “Yunus” uygulamasına yine devam edeceğiz.
Hırsızlık suçlarıyla etkin mücadele stratejimizi etkili şekilde yürütüyoruz. Gerçekten, bu manada ciddi düşüşler olmuştur ama biz bununla yetinmiyoruz. Hırsızlıkla; ev, iş yeri, oto hırsızlığıyla mücadelede önümüze bunu bir proje olarak aldık, haritalarını çıkardık. Büyük şehirlerimizde özellikle yeni yeni tedbirler alıyoruz. Bu konuda da polisimiz çok verimli şekilde, başarılı şekilde çalışmaktadır.
Ve daha önce de Kurulunuza arz ettiğim gibi, Güvenli Eğitim, Güvenli Okul Projemiz gerçekten verimli yürüyor. Bildiğiniz gibi, 2007-2008 eğitim-öğretim yılı başında buna başlamıştık ve şu anda ikinci yılı ve okullarımız, eğitim kurumlarımız ve çevresi şu anda güvenlidir. Okullarımızda bizleri üzecek önemli bir olay olmamıştır bugüne kadar. Çok ciddi, disiplinli, organizeli bir güvenlik hizmeti eğitim kurumlarımız çevresinde sürdürülmektedir. Bununla da gerçekten biz övünüyoruz.
Ve tabii, organize suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen projeli çalışmalar neticesinde ülke genelinde faaliyet gösteren organize suç örgütleri çökertilmektedir. Yerel yapılanma gösteren çetelere de fırsat verilmemektedir. Organize suç örgütlerine yönelik, polisimizce, sadece 2008 yılında 37 ilde gerçekleştirilen 118 operasyonda 2.239 çete üyesi yakalanmış, bunların 903’ü tutuklanmıştır. Kamuoyuna değişik adlar altında yansıyan planlı operasyonlarla, toplumsal huzuru derinden etkileyerek bozmayı amaçlayan suç örgütleri etkisiz hâle getirilmektedir.
Silah, mühimmat kaçakçılığıyla mücadele ve bu suçlara karışan tüm unsurların deşifre olması için çalışmalar sürdürülmektedir.
Şunu ifade edeyim: Hükûmetimiz döneminde belki, organize suç örgütleriyle mücadele en başta gelenidir ve pek çok suç türündeki azalmada bu etkili olmuştur. Kapkaçtan hırsızlığa, uyuşturucudan insan kaçakçılığına her alanda organize suç örgütleri çökertildiğinde o suç türlerinde de ciddi azalmalar olmaktadır.
Şunu burada gerçekten övünerek ifade ediyorum: Polis teşkilatımızla hepimiz gurur duymalıyız. Hem tarihiyle hem geleneğiyle hem birikimiyle polis teşkilatımız bizim gözümüz gibi korumamız gereken ve üzerinde titrememiz gereken bir teşkilatımızdır.
Bu manada ben, Sayın Özdemir’in bugün ifade ettiği özlük haklarıyla ilgili konuda şunu ifade ediyorum: Büyük fedakârlıklarla hizmet sunan emniyet teşkilatı mensuplarımıza sağladığımız imkânların, onların çabalarının tam karşılığı olmadığını biliyoruz, bunu hepimiz biliyoruz.
Geçtiğimiz süreçte Hükûmetimiz döneminde bazı iyileştirmeler yapılmış olmakla birlikte bunun da yeterli olmadığını biliyoruz ve yine imkân ve fırsatlar elverdiğinde biz bu konuda, tabii, Hükûmet olarak gerekeni yapacağız ama şunu da bilgi olarak sunayım değerli milletvekilleri: Şu anda yapılan son ayarlamayla 2008 içinde, yeni mesleğe giren polis memuru yaklaşık 1.750 TL maaş almaktadır. Yani bu miktarın da tarafınızca bilinmesini önemli görüyorum.
Diğer yandan, TOKİ Başkanlığıyla imzalanan protokol gereği 2005-2008 yılları arasında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ağırlıklı olmak üzere, 6.658 adet lojman teslim alınarak personelimizin hizmetine sunulmuştur. TOKİ’yle bu çalışmaları hızlandırıyoruz ve lojman konusundaki gerçekten çalışmalarımız artıyor.
Bugün 164’üncü yıl dönümünü kutladığımız Türk polis teşkilatının dünyada yaşanan hızlı değişim ve dönüşüme ayak uydurabilmesi için bütün imkânlar seferber edilmektedir. Polis teşkilatımız, gerek araç gereç gerekse bilgi ve teknoloji kullanımı bakımından dünyanın en gelişmiş imkânlarına sahip emniyet teşkilatlarından birisi hâline gelmiştir. Bu başarılarından dolayı, Türk polis teşkilatıyla övündüğümüzü ve gurur duyduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim.
Toplumumuzun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içerisinde insan haklarına saygılı, Atatürk ilke ve inkılaplarını özümsemiş, ülkemizin ve devletimizin bekası için yüksek vazife şuuruyla hizmet vermekte olan Türk polis teşkilatının 164’üncü kuruluş yıl dönümünü tekrar kutluyorum, başarı dolu nice yıllar dileğiyle. Bu kutsal mesleğin ifası sırasında şehit olan mensuplarımıza Allah’tan rahmet, gazi ve emeklilerimiz ile hâlen görev yapan meslektaşlarımıza ve ailelerine sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.
Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (AKP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
13 konuşma daha · 9 Nisan 2009