İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sivas milletvekili ve büyük birlik partisi genel başkanı muhsin yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler (10/333,334,335)

Mustafa Kabakcı

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 75. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Nisan 2009 · 1.087 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Kabakcı (AK Parti), 9 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVAS MİLLETVEKİLİ VE BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ GENEL BAŞKANI MUHSİN YAZICIOĞLU VE 5 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ HELİKOPTER KAZASI VE KURTARMA ÇALIŞMALARININ TÜM YÖNLERİYLE ARAŞTIRILARAK BENZER DURUMLARIN YAŞANMAMASI İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER (10/333,334,335)); konuşma 1.087 kelime.

Mustafa Kabakcı (AK Parti, Konya). “Sivas milletvekili ve büyük birlik partisi genel başkanı muhsin yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler (10/333,334,335)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kabakci-23-2009-04-09-sivas-milletvekili-ve-buyuk-birlik-partisi-genel-baskani-muhsin-yazici (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA KABAKCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan Türk polis teşkilatının kuruluş gününü kutluyor, tüm polis teşkilatına, mensuplarına sağlık, güzellik ve başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun geçirdiği elim kaza sonucu vefatıyla ilgili araştırma komisyonu kurulması hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’na, helikopter kazasında hayatını kaybeden dava arkadaşlarından Büyük Birlik Partisi Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ’a, Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı’ya, Belediye Meclis üyesi adayı Murat Çetinkaya’ya, İhlas Haber Ajansı Muhabiri İsmail Güneş ve Kaptan Pilot Kaya İstektepe’ye Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yüce Türk milletine başsağlığı diliyorum.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile geçmiş yıllara dayanan bir arkadaşlığım, bir dostluğum olmasından dolayı böyle bir konuşma yapmanın ağırlığını bu kürsüde omuzlarımda daha fazla hissediyorum.

Merhum, bir şiirinde, basında yer almış olan şiirinde “Huzur dolu içimde./ Ben sonsuzluğu düşünüyorum./ Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum.” diyordu. Bu mısraların sahibi olan merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu satırları, yüce yaratıcı ile bütünleşmeyi isteyen ve buna her zaman hazır olan bir ruh yapısını bize gösteriyor.

Milletimizin varlığı ve birliği için çaba harcamış, haklının ve doğrunun yanında yer almayı kendisine amaç edinmiş bir siyaset adamının vefatı, taraflı-tarafsız tüm vatandaşlarımızı üzmüştür. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ardından söylenen sözlere, dökülen gözyaşlarına, yapılan dualara, cenazesine katılanların yoğunluğuna ve samimiyetine bakıldığında onun çok sevilen bir insan olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Şu bir gerçek: Bir ayrım gözetmeksizin, herkes onda biraz kendini buldu. Cenazesi bize bunu gösterdi çünkü o kendisini değil, milleti temsil ediyordu. Ardından yazılanlara, söylenenlere bakıldığında bu milletin neye değer verdiğini hemen anlayabiliyoruz. Milletimiz yiğitliğe, özü sözü doğru olmaya, tevazuya, değerlerine inanılmasına, demokrasinin savunulmasına değer veriyor, demokratik olmayan tavırlara karşı da karşı çıkıyor. Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahsında bu özelliği gördüğü için onu bağrına bastı.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun cenazesi “Bize hakkını helal et.” nidalarıyla, gözyaşlarıyla, Fatihalarla ve dualarla kaldırıldı. Buradan hareketle, siyaset adamlarına ve toplumun hangi kesiminden olursak olalım bizlere şunu öğretti: Ardınızdan Türk milletinin ağladığı, yürüdüğü, dua ettiği, rahmetle andığı bir kişi olmak mı istiyorsunuz; cenazenize Edirne’den Kars’a, Orta Asya’dan Bosna’ya, Kafkaslardan Kuzey Irak’a, Orta Doğu’ya kadar insanların akın akın gelmesini mi istiyorsunuz? Milletimizin değerleriyle barışık olun, dürüst olun, yiğit olun, mütevazı olun, dosdoğru olun, demokrasi dışı yönelimlere karşı çıkın. Rahmetli, bu tavrını bütün zorluklara rağmen “28 Şubat” adıyla anılan günlerde de ayrıca ifade etmişti.

Bu toplumda yaşadığı bütün acılara rağmen dili acımamış, milletine ve devletine kırılmamış, boynu bükük ama mahzun, ama kararlı 2 kişiyi tanımaktan, onlarla konuşmaktan ve dost olmaktan keyif aldım. Bunlar acılarını aktarmayı hiç düşünmediler. Biri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu -Allah ona rahmet eylesin- birisi de ünlü senaristimiz Sırrı Süreyya Önder idi. İkisi de yedi senenin üstünde cezaevinde kaldılar ama dilleri acımadı, içlerinde seyahat etmeyi ve derinleşmeyi orada öğrendiler, acı çektiler ama bu devlete, bu millete küsmediler, öğrendiklerini yeni nesillere aktarmak için yaşadıklarını bir gerekçe kıldılar.

Rahmetli Yazıcıoğlu cezaevi çıkışında şunları söylemiş idi: “Bir dönem vardı. O dönemde okullar, köyler, şehirler, mahalleler bölündü. Biz okullara, mahallelere, şehirlere sığamadık, ülkeye sığamadık ama cezaevine girince 2,5 metrekarelik hücrelerde birlikte yaşamak zorunda kaldık. Ben, Dev-Genç Genel Başkanı Orta Doğu Teknik Üniversiteli Mehmet Ali Yılmaz ve Dev-Sol yöneticileriyle iki buçuk yıl aynı hücreyi paylaştım.

Yeni gençliğe tavsiyem şudur: Kini, nefreti, cezaevi hücrelerini paylaşmak yerine ülkenin nimetlerini paylaşmak lazım. Onun için, farklı olacağız ama bir arada yaşayacağız, aykırı düşünüyor diye karşımızdakini yok etmeye çalışmayacağız.” Bu söylem herkesin kulağına küpe olacak, ders alınacak niteliktedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; olayın oluşu, gelişişi, kurtarmayla ilgili çalışmalar bütün ülkemizin gözü önünde, basının, hepimizin gözü önünde oldu. Gerçekten, bu ülke devletiyle, bütün çalışanlarıyla, kamu görevlileriyle elinden gelen bütün gayreti gösterdi. Sayın İçişleri Bakanımız Beşir Atalay Bey olay anından olay sona erene kadar olay yerinden ayrılmadı. Onun için, merhum Muhsin Yazıcıoğlu adına ve AK PARTİ Grubu adına, görevini yapan, canıgönülden elinden gelen bütün gayreti gösteren kamu çalışanlarına ve katkıda bulunan herkese tekrar huzurlarınızda teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Olayın takibi, olayın aydınlanması, kurtarma çalışmaları Sayın İçişleri Bakanımız tarafından, diğer milletvekili arkadaşlar tarafından detayına kadar anlatıldı. Ben bunlara girerek bir tekrara girmek istemiyorum.

Bir başka şeyi, rahmetliyle ilgili, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’yla ilgili bir iki hatırayı sizinle paylaşmayı arzu ediyorum. Zaman zaman bir araya gelirdik. Başka partilerde olmamıza rağmen de sohbetlerimiz olurdu. Muhsin Bey, rahmetli, ölümle dost biriydi. Ölümle dost olmak bir ayrı özelliktir. Ona bir sohbetimizde ünlü filozof Epiktotes’ten bir ölüm bölümü anlatmıştım. Epiktotes orada diyor ki: “Ölüm meleği geldiği gün şöyle diyeceğim: ‘Allahım, tüccarın canını ticaretini yaparken, çiftçinin canını tarlasını işlerken, benim canımı iradem elimde ve aklım başımdayken al.’ Seni, benim canımı almak üzere gönderene şunu diyeceğim: ‘Beni özürlü olarak yarattı hiç itiraz etmedim, fakirdim şikâyetim olmadı. Dünyaya gönderdiği ve dünya sahnesinde yarattıklarını görme fırsatını verdiği için ona minnettarım. Şimdi sahneden inmemi istiyorsa hoş geldin ölüm.’” Bunu rahmetliye anlattığım zaman bana Bahtiyar Vahapzade’den, ünlü Azerbaycanlı Türk şairi Bahtiyar Vahapzade’den bir mısrayı hatırlattı, dedi ki: “Evet, Bahtiyar Vahapzade de bunu şöyle adlandırıyor: ‘Ölüm rüyadan hakikate uyanmaktır.’” O bugün hakikate uyandı ve biz dostları onun ruhaniyetini rahatsız etmemek için ona dua ediyor, mekânının cennet olmasını diliyoruz.

Olay mahallinde bulunduğum sırada yazarını bilmediğim bir Anadolu ağıtı dilimde dolandı durdu. O Anadolu ağıtında bir Anadolu kadını şöyle diyor:

“Ses verin sesime dağlar,

Benim kuzum orda mıdır?

Hiçbir haber alamadım,

Yoksa başı darda mıdır?

Dağlar dağlar uzun dağlar,

Yüreğimde tozun dağlar,

Kurdu kuşu sen sakladın,

Nerde benim kuzum dağlar?

Ateş düştü yakar yavrum,

Bir gül gibi kokar yavrum.

Yüzün gözümün önünde,

Yaş içime akar yavrum.”

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; biz hep beraber bir şey yapmalıyız, bu komisyonda donanımlı arkadaşlarımız görev almalı. Adalet ve Kalkınma Partisiyle, Cumhuriyet Halk Partisiyle, Milliyetçi Hareket Partisiyle, Demokratik Toplum Partisiyle, sistemi yeniden sorgulamalıyız. Rahmetlinin ölümüyle Şark dünyasında çok sık rastlanan felaket anında yoğunlaşma, şahsi fedakârlık ve olağanüstü gayretlerle neticeye ulaşmaya çalışmaktansa profesyonel bir kriz ve afet yönetimi sistemi kurmalı, felaket anında işlemeli, biz ise sadece neticeyi beklemeli ve almalıyız.

Bu vesileyle, yaşanan bu elim kazadan sonra merhum Yazıcıoğlu’nun gerek kaza sebeplerinin ortaya çıkarılması gerekse kaza sonrası yapılan arama ve kurtarma çalışmalarında varsa bir yetersizlik bunun ortaya çıkarılması veya varsa bir ihmal bunun ortaya çıkarılması, kamuoyunda tartışılan birçok konuyu açıklığa kavuşturacaktır. Araştırma komisyonu kurulmasının, kamuoyunda rahatsızlık duyulan bilgi kirliliğini ortadan kaldıracağı inancını taşıyoruz. Yüce Meclisimizin bu sorumluluğu yerine getirmesi için bir Meclis araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.

Sözlerimi bitirirken, dürüst, ilkeli bir siyasetçi ve lider olmasının yanında vakur duruşuyla örnek olan ve Türk milletinin sevgisini, muhabbetini kazanan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve dava arkadaşlarına Allah’tan rahmet, kederli ailesi başta olmak üzere Büyük Birlik Partisi camiasına başsağlığı diliyor, Meclis araştırma komisyonu kurulması teklifimizi yüce heyetimizin takdirlerine sunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

13 konuşma daha · 9 Nisan 2009

13 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook