Millî Takım’a, Amerika ile İsrail’in başlattığı savaşa ve sonuçlarına, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ifade etmek istediklerine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 76. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2026 · 596 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Bülent Kaya (Yeni Yol), 1 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Millî Takım’a, Amerika ile İsrail’in başlattığı savaşa ve sonuçlarına, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ifade etmek istediklerine ilişkin açıklaması); konuşma 596 kelime.
Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul). “Millî Takım’a, Amerika ile İsrail’in başlattığı savaşa ve sonuçlarına, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ifade etmek istediklerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2026-04-01-milli-takima-amerika-ile-israilin-baslattigi-savasa-ve-sonuclarina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143569
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BÜLENT KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de öncelikle, Kosova'yı deplasmanda yenerek Dünya Kupası finallerine yirmi dört yıl aradan sonra tekrar katılma hakkı elde eden ay yıldızlı Millî Takım'ımızı tebrik ediyor, milletimize yaşatmış oldukları bu sevinçten dolayı hepsine çok teşekkür ediyorum. Haziran ayında yapılacak olan Dünya Kupası finallerinde de en büyük başarılarla çıkmalarını ve milletimize yeni haklı gururlar yaşatmalarını da buradan diliyorum.
Önemli bir gündem içerisindeyiz. Amerika ve İsrail haydutluğunun başlattığı, başlangıçta sınırlı olacağı söylenen ama maalesef her geçen gün gittikçe yayılan gerek insani boyutu gerek ekonomik boyutlarıyla sadece coğrafyamızı değil dünyayı da etkilemeye devam eden ve devam edecek olan bir savaşla karşı karşıyayız. "Bu savaşta nerede durmamız gerekir?" hususundaki kanaatlerimizi daha önce de defalarca paylaşmıştık ama bugün üzerinde durmak istediğimiz şöyle bir husus var: İktidarıyla muhalefetiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisiyle ve devletin tüm kurumlarıyla ele almamız gereken tedbirler var. Belli ki bu savaşın kısa, orta ve uzun vadede çok ciddi maliyetleri ve sonuçları olacak. Başta artan enerji fiyatları, turizm sektörümüz, ihracat, tarım ve gıda, lojistik ve üretim gibi birçok alanda başta ülkemiz olmak üzere dünyanın birçok ülkesi çok ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalmış olacaklar. Böyle bir dönemde yapılması gereken, ilk önce, iktidarın muhalefeti çok iyi bir şekilde olası risklerle ilgili elindeki devlet imkânlarını da kullanarak raporlaması ve bilgilendirmesi ve beraber atılması gereken adımlar, alınması gereken tedbirlerle ilgili bilgilendirmesi gerekiyor ama üzülerek görüyoruz ki iktidar hâlâ "Tencere dibin kara, seninki benden kara." anlayışıyla kutuplaşma siyasetini yürütmeye devam ediyor. Bugüne kadar en azından kamuoyuyla tek paylaşılan eşelmobil sistemiydi enerji fiyatlarıyla ilgili ki o da gelen selin suyunu kürekle atmaya benzeyen bir şeydi, hemen önlemler sona erdi. Dolayısıyla bu enerji fiyatlarının artmasından dolayı oluşabilecek başta enflasyon olmak üzere, vatandaşın enerjiye ulaşmasıyla ilgili hususlar başta olmak üzere alınması gereken tedbirlerle ilgili mutlaka etkili çalışmalar yapıp, bunu da kamuoyuyla paylaşıp kamuoyunu rahatlatmak lazım.
Bir diğeri, önümüzdeki günlerde, elbette Türkiye ağırlıklı olarak yaz turizminin yaygın olduğu bir ülke, bu manada otellerde bazı rezervasyon iptallerinin gündeme geldiği ve turizm sektörünün bu sene de ciddi endişelerle karşı karşıya olduğu ayan beyan ortadadır. O hâlde, özellikle turizm şirketlerimizin, turizm firmalarımızın bu olası etkilerden korunmasıyla ilgili alınması gereken tedbirlerle ilgili de mutlaka bir çalışma yapıp bunları net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor.
İhracat... İhracatçılarımız zaten baskılanan kurdan dolayı maalesef gittikçe artan maliyetler ve düşen kâr marjlarından dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyorlardı. Bugün gelinen noktada savaşın etkileri ve tedarik zincirlerini çok ciddi manada etkilemesi sebebiyle ihracatçılarımızın da ciddi zararlarla karşı karşıya olma riski var. Dolayısıyla masaya yatırmamız gereken hususlardan bir tanesi de ihracat yapan firmalarımızın karşılaşabilecekleri olası sorunlara ve çözüm yollarına kafa yormamız lazım.
Tarım ve gıda ise aslında belki de en başta sayılması gereken çok stratejik bir alan çünkü tarım ve gıdada oluşabilecek hasarlar sadece o sektörde faaliyet gösteren firmaları değil 86 milyonu doğrudan etkileyen bir sektör ve devletimiz açısından da -hele hele böyle kriz dönemlerinde- stratejik bir sektör. Dolayısıyla zaten artan girdi maliyetleri sebebiyle can çekişen tarım sektörümüzün mutlaka ve mutlaka desteklenmesi ve bu savaştan dolayı olası risklerin önüne geçici adımları da atmamız lazım.
Üretim sektörü... Yine, üretim maliyetlerinin artıyor olmasından dolayı özellikle üretim sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın çok ciddi bir şekilde üretimden çekilmeye başladıklarını, yurt dışına bazı üretim tesislerini taşıma gayreti içerisinde olmak durumunda kaldıklarını üzülerek görüyoruz. Hele bu tedarik ve lojistik zincirinde savaş sebebiyle meydana gelecek olan artışlar, onların bu üretim kapasitelerini her geçen gün daha da azaltmış olacaktır. O hâlde, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak üzerinde sorumluluk bulunan herkesin bu ve benzeri konulara odaklanması lazım. Birbirimize laf yetiştirme, birbirimizi karalama yerine yapmamız gereken tek bir şey vardır...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (İstanbul)Toparlıyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 1 Nisan 2026