İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hk.

Burhan Kuzu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 8. Birleşim · 1. yasama yılı · 11 Aralık 2002 · 782 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Burhan Kuzu (AK Parti), 11 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.); konuşma 782 kelime.

Burhan Kuzu (AK Parti, İstanbul). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hk”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burhan-kuzu-22-2002-12-11-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Anayasa Komisyonumuz, kurulduğu günden itibaren, hemen, çok yoğun bir çalışmaya başlamış bulunuyor. Hepinizin de yakından bildiği üzere, evvela, Anayasa Mahkememizin iptal etmiş olduğu İçtüzüğün bazı maddelerinin değiştirilmesi gündemdeydi. Onu, dün huzurlarınıza getirdik ve sizlerin oylarıyla kabul edilmiş oldu. Teşekkür ediyorum.

İkinci husus, anayasa değişikliği, küçük, mini paket şeklindeydi. Bunların birincisinde, milletvekili seçilme şartları açısından biraz daha kolaylık sağlanmıştır. İkincisinde, Türkiye'de hemen hemen yapılamayan araseçime birazcık işlerlik kazandırma amaçlanmıştır. Bu da gündemimizde, görüşülüyor, devam etmektedir. Üçüncü paket de, yine, Anayasa Komisyonumuzda, dün geç saatlere kadar çalışmak suretiyle tamamladığımız ve bugün de huzurunuzda arz ettiğimiz, "uyum paketi" olarak bilinen, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Tasarısı. Tabiî, bu yasa değişikliklerinin detayını, birazdan, burada konuşma, tartışma fırsatı bulacağız. Komisyonumuzdan geçerek gelmiş durumda.

Bu yasalarla alakalı olarak, yasaların genel çerçevesi hakkında bilgi vermek istiyorum. Efendim, aslında, 16 kanunda değişiklik getiren bu yasa değişiklikleri, paket şeklinde, Avrupa Sözleşmesi bağlamında ele alınan bir yasa değişikliği olarak gözüküyor. O bakımdan, bu pakette, istediğimiz her hususu bulma şansımız tabiî ki olmayacaktır. Yani, bir yasayı önümüze koyduğumuzda "şunların da değişmesi gerekirdi" şeklindeki bir düşünce çok doğrudur ve çok normaldir; ama, bilinmesi gerekir ki, bu paket, biraz, 12 Aralık bağlamında düşünülmüş olan bir paket olarak gözüküyor.

Biliyorsunuz, Türkiye, uzun süredir, Avrupa Birliği üyeliği bakımından, epeyce bir gayret göstermiştir ve uzun ince bir yolda, 1950'lerden beri, yürüyerek gelmiştir. Avrupa'nın Türkiye'ye bakışı noktasında, haklı ve haksız olduğu bazı durumlar vardır. Şimdi, en son gelinen noktada, aday üyeliklerine, bizim "tampon bölge" diye ifade ettiğimiz bir kavram geliştirdi. Bunun, aslında doğru olmadığını düşünebiliriz; fakat, çok sayıda üyenin talepte bulunması karşısında, Avrupa Birliği, böyle bir tedbir almak durumunda kaldı ve bizi de, o toplama salonuna, bekleme salonuna almış oldu. Biliyorsunuz, 15 üyeli Avrupa Birliği sayısı da biraz arttı ve çok yoğun taleple karşı karşıya kaldı ve Türkiye'ye, 10 Aralık 1999 İnsan Hakları Günü -tesadüf olarak- Helsinki Zirvesinde, bir üyelik noktasında ümit verir oldu.

Bizden istenenlere baktığımızda "Kopenhag Kriterleri" deniliyor ve bu bağlamda, ekonomik kriterler ve müktesebat dediğimiz üç ana noktada bazı sorunlar tespit edilmiş. Bugün, sizin huzurunuza getirilen paket, siyasî kriterler bağlamında ele alınan bir pakettir; daha sonraki paketlerde diğer konular yer alabilecektir. Çünkü, Avrupa müktesebatına baktığımız zaman, 10 000 sayfalık bir doküman olarak gözüküyor. Bunların tamamını elbette ki bir günde değiştirme şansımız söz konusu değil. Kaldı ki, Türkiye bu alanda epeyce bir yol almış durumda.

1990 tarihli Kopenhag belgesine baktığımız zaman, bizden istenenler, serbest seçimler, hukuk devleti, insan hakları, barış, adalet ve işbirliğine dayalı kalıcı bir düzenin kurulması, düşünce açıklama hürriyeti önündeki engellerin kaldırılması şeklinde özetleniyor. Bunlar, zaten, bizim de hep kavgasını verdiğimiz, yıllardan beri olmasını istediğimiz temel birtakım noktalardır ve Türkiye bu konuda çaba göstermektedir. Bu pakette, aslında, buna yönelik işleri görüyoruz.

Yalnız, Türkiye konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına baktığımızda, bazı sorunlarımız olduğunu da unutmamamız lazım. Eldeki rakamlar, sayı olarak epeyce fazla; Türkiye aleyhine açılmış dava sayısı 4 000 - 5 000'i geçmiş durumda. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Türkiye'ye bakış açısında her zaman da tarafsız kaldığını söyleyemeyiz. Mesela, 12 Ekim tarihinde verdiği bir kararda, sekiz davayı bir günde Türkiye aleyhine sonuçlandırmıştır. Yani, Türkiye'yi gördüğü zaman, biraz da, sanki, yapar mı yapar gibi bir mantıkla yaklaşıyor. Bu da, elbette ki doğru bir yaklaşım değildir; ama, ne var ki, Türkiye'nin dava sayısında son yıllardaki azalmaya rağmen, nitelikte pek değişiklik görmüyoruz; özellikle, Türkiye bakımından, işkence iddiası devam ediyor, kötü muamele iddiası devam ediyor ve davaların sürünceme iddiası yine devam ediyor. Dava sıralamasında biraz gerilere doğru çekilmiş olduk; zannediyorum, güneydoğu olaylarındaki azalmayı buna bağlayabiliriz; ama, yine de, hakkımızda verilen raporlar pek de iyi gözükmüyor. O açıdan, bu paket, bir yol alacağı ümidiyle huzurunuza gelmiş oldu; tebrik ediyorum, buna sebep olanlara teşekkür ediyorum.

Tabiî, pakette, özellikle, düşünce açıklama hürriyeti bakımından birtakım noktalar olacaktır; geldiği zaman onları burada tartışma fırsatı bulacağız. Bu hürriyete, Avrupa çok önem veriyor. Bunun, bizim pakette de ağırlıklı olduğunu göreceksiniz; çünkü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında, bu hürriyet için "kaynak hürriyet" ifadesi kullanılmış. Yani, kaynak hürriyet, diğer tüm hürriyetlerin anası anlamında kullanılıyor. Hatta, genellikle şöyle denilir: İnsanların tüm hak ve hürriyetleri ellerinden alınmış olsa, sadece düşünce açıklama hürriyeti muhafaza edilse, konuşarak, tartışarak, ifade ederek, zaman içinde, kaybedilen hürriyetleri alma şansı elde edebilir. Bu bakımdan, kararların bu durumu bizim taslakta da tartışıldı, görüşüldü ve buraya kadar getirilmiş oldu.

Biz, bu alanda, daha önce de, önceki Meclis döneminde de epeyce değişiklik yaptık, yine bu paket bağlamında. Hepinizin bildiği gibi, 3 Ekim 2001 tarihinde, Türkiye'de önemli bir anayasa değişikliği oldu, 34 maddelik bir değişiklik. Biz, pakette yer alan, fakat o an değişmeyen birkaç maddeyi de dün buraya getirmiş olduk; en azından bir kısmını getirmiş olduk. Yine, elbette, bunun yansımalarını da yasa tasarısında göreceğiz.

Şimdi, paketle alakalı olarak kısa bir bilgi vereyim efendim.

Sayın Başkan, sürem?..

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 11 Aralık 2002

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook