Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Aralık 2003 · 804 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cânân Aritman (CHP), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: II.TUR. (BAŞBAKANLIK,GENÇLİK VE SPOR MD.LÜĞÜ,VAKIFLAR GN.MD.DİYANETİŞL.BŞK.VE SHÇEK GN.MD.LÜĞÜ); konuşma 804 kelime.
Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2003-12-19-ii-tur-basbakanlik-genclik-ve-spor-md-lugu-vakiflar-gn-md-diyanetisl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA CANAN ARITMAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Anayasamızda yazıldığı gibi, sosyal devlet olmanın gereği olarak faaliyet gösteren bu kurum, daha Kurtuluş Savaşı sürerken, Büyük Önder Atatürk tarafından kuruldu ve ülkenin tüm imkânsızlıklarına rağmen, binlerce şehit çocuğunu korudu, büyüttü, okuttu, devletin kıt imkânlarından yeterli payı ayırdı.
Bugün yaşanan ekonomik krizler, işsizlik, yoksulluk, açlık, göç gibi sorunlar karşısında giderek artan sayıdaki çocuk, genç, kadın, yaşlı, özürlü insanımızı koruması gereken bu kuruma 2004 bütçesinden ayrılan pay insanın içini acıtıyor. Unutmayın ki, bu kurum, sosyal patlamalara karşı bir sigorta görevi görmektedir; ama, korkarım ki, bu sigortayı attıracaksınız. Kurumun bütçesine ayrılan ödeneklerin zaten yetmediği ortadayken, hükümet, yasayla, kuruma ayrılan vergi paylarını da sıfırladı ve kurum, telafisi mümkün olmayan yetersizliklerle karşı karşıya kaldı. Bütçenin "personel giderleri" bölümünde kesinti yapmak mümkün olmadığından, hizmetler kesintiye uğradı.
Bu yıl, bütçede, çok dikkat çekici, esef verici bir durum da şudur: 2828 ve 3413 sayılı Yasalar uyarınca "kurumdan yetişen gençlerin, kamu kurum ve kuruluşlarındaki serbest kadroların binde 1'i nispetinde işe alınmaları" hükmü, 2004 Bütçe Kanunu Tasarısında yer almamaktadır. Bu çocukları, evsiz, yurtsuz ve işsiz olarak kapının önüne koyacaksınız ve onları mağdur edeceksiniz, sahipsiz bırakacaksınız. Zaten, kurumdan yetişip de işe yerleştirilen gençlerin oranı, 2003'te, yüzde 2,7'yle son onbeş yılın en düşük rakamı olmuştur ve şimdi bu da sıfırlanmaktadır. Tüm bunlar, AKP'nin sosyal devlet olma ilkesinden vazgeçtiğinin göstergesidir.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun, Kurumun bu yılki çalışmalarına ilişkin raporunu tüm sayın AKP milletvekillerinin okumasını öneririm. Rapor, Kurumdan yükselen feryatları iletiyor, hem çocukların hem de kurumun önemli sorunlar yaşadığına işaret ediyor. Devletin raporu bile, ülkemizde korunmaya muhtaç milyonlarca çocuk olduğunu ifade etmekte ve mevcut bütçe rakamlarıyla kurumun görev yapamaz durumda olduğunu bildirmekte; önceki yıllarda Özel Tüketim Vergisi Yasasıyla kuruma ayrılan ve bu yıl kaldırılan payların yeniden verilmesini ya da başka bir kaynak aktarılmasını önermektedir. Kurum personelinin ücret adaletsizliği giderilmeli, fazla mesai ve nöbetleri ücretlendirilmeli, fiilî hizmet zammından yararlanmaları sağlanmalıdır.
Kurumun uzmanlaşmış meslek elemanlarına ihtiyacı varken, hükümet, yönetmelik değişikliği yaparak, liyakat sahibi olmayanları dışarıdan yönetim kadrolarına atayarak, Kurumu, haklarında soruşturma açılmış imamlarla yönetmektedir. Anlı şanlı Özürlüler Günü kutlamaları yapılırken, binlerce özürlü, Kurumun kapısında sıra beklemektedir. Cinsel tacize uğramış, madde bağımlısı çocukların rehabilitasyonuna yönelik tek merkezin kapasitesi yeterli değil. Yaşadıkları kötü olaylar sonucunda örselenmiş kız çocuklarının, özel bakım ve tedaviye gereksinimleri olmasına karşın, durumlarına uygun kuruluş yok.
Üzerinde önemle durulması gereken diğer bir konu da, sokak çocuklarıdır; sokakta yaşayan veya sokakta çalışan küçük çocuklar... Sayılarını bile bilmiyoruz. Göç, hızlı nüfus artışı, sağlıksız kentleşme, ekonomik ve sosyal sorunlar arttıkça, sayıları da hızla artıyor. Çocuğa ilgi, yardım, destek, hayırseverlik değildir, onun hakkıdır, bizlerin de yasal sorumluluğudur. Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar, tüm bu hakları en fazla ihlal edilen çocuklardır.
Aileler bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olma yolunda bilinçlendirilmeli; bunun için de, aile planlaması hizmetleri, eskiden olduğu gibi ücretsiz olmalıdır.
Kurumun aynî ve nakdî yardımları, o küçücük maddî destekler bile, binlerce çocuğun sokağa düşmesini engeller; ama, ne yazık ki, Kurumun, bu tür yardımları, artık, sadece engellilerle sınırlandırılmıştır, onda bile ciddî kısıtlamalar ve gecikmeler vardır.
Hızla sokak çocuğu sayısı artmaktadır. Çoğunluğu madde bağımlısı olan bu çocuklara gecikmeden sahip çıkılması gereklidir. Aksi halde, çocuklarımızı kaybettiğimiz gibi, geleceğimizi de tehlikeye atacak, ihmalimizin faturasını toplum olarak çok ağır ödeyeceğiz.
Ülkemizde ciddî bir sorun olan kadına yönelik şiddeti önlemede, kadın konukevleri çok önemlidir. Avrupa Birliği normlarına göre, ülkemizde en az 3 000 kadın sığınma eve olması gerekli iken, Kuruma bağlı sadece 8 ev vardır. Sığınma evlerinin, özellikle, güneydoğuda yapılması, namus, töre adına işlenen kadın cinayetlerini önlemede önemli yer tutacaktır.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde 10 000 000 insanımız açlık sınırının altında, 20 000 000 insanımız da yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. 12 000 000 çocuk ve gencimiz korunmaya muhtaç durumdadır. Halbuki, hükümet, 18 000 çocuğa zar zor bakabilmekte ve daha çok çocuğa bakabilmek için hiçbir çaba göstermemektedir. Milyonlarca çocuğu dışlıyorsunuz, aç, açık bırakıp, sokağa, madde bağımlısı olmaya terk ediyorsunuz. Oysaki, o çocuklar ülkemizin geleceğidir.
Tabiî, bu bir siyasal tercih meselesi. Eğer, insana değer verirseniz, sosyal devlet olmak isterseniz, sosyal kurumları güçlendirir, bütçeden yeterli payı ayırırsınız; ama, ne yazık ki, AKP'nin önceliği, siyasal tercihi bu yönde değil. Madem işsizliği, yoksulluğu, açlığı önleyemiyorsunuz, bari bu şartların çaresiz bıraktığı insanları koruyacak kurumları güçlendirin, yeterli kaynakları bulun.
Çocuk sevmek, çocukları düşünmek, bayramda, medyanın önünde arabanın bagajından çıkarılan oyuncakları konu komşu çocuklarına dağıtmak değildir. Çocukları seviyorsanız, bu Kuruma gerekli payı verin. Diyanet İşleri bütçesinin en az 2 katını verin. Diyanetin bütçesi bile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bütçesinin 3 katından fazladır. Önce bu dünyadakilere yatırım yapın, sonra ahrete yatırım yaparsınız.
Değerli arkadaşlarım, değerli Başkanımın da izniyle, şimdi, milletimin kürsüsünden milletime sormak istiyorum: Ey aziz halkım, siz, ödediğiniz vergilerden, önce, çalışan çocuklara akşamları Kuran kursları mı açılsın istersiniz, yoksa, açlık, yoksulluk, kimsesizlik, özürlülük gibi ellerinde olmayan nedenlerden dolayı korunmaya muhtaç hale gelmiş çocuklarımıza mı yatırım yapılsın istersiniz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 19 Aralık 2003