Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Ocak 2010 · 621 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cânân Aritman (CHP), 21 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 621 kelime.
Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-23-2010-01-21-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CANAN ARITMAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hekimlik, insana hizmeti ilke edinmiş bir meslektir, insanlığa adanmış bir yaşam biçimidir. Tüm dünyada en uzun ve en zor eğitimle kazanılan hekimlik mesleği, gece gündüz demeden büyük özverilerle verilen bir hizmettir. Odağında insan vardır. İnsana hizmet, onun derdine derman olmak, hayatını kurtarmak, yaşam kalitesini yükseltmek tek amaçtır.
Hekimlik mesleğini seçenlerin ortak paydası, ortak özellikleri büyük bir insan sevgisine sahip olmalarıdır ve bu mesleği her yerde, her şartta tüm olumsuzluklara, zorluklara ve yoksunluklara karşın yaşamları pahasına yaparlar. İşte o nedenledir ki tüm dünyada hekimlik en saygın meslektir.
Hele bizim ülkemizin hekimleri, Türk hekimleri, her türlü övgüye, saygıya katbekat layıktırlar. Biliyor musunuz, Çanakkale Savaşı yıllarında ülkemizin tıp fakültesi hiç mezun vermedi. Çünkü son sınıf talebelerinin bile cephede hepsi şehit düştü. Cumhuriyetin başında o yokluk yıllarında Türk hekimleri katır sırtında, heybelerinde ilaçları, memleketin her karışına giderek milletine hizmet etti.
Kendi meslek hayatımda bile lüks lambası ışığında ameliyat yapmak zorunda kaldım. Hastamıza kan bulamadık, kan verdik, ondan sonra girdik ameliyatını yaptık. Deprem olurken bile ameliyata devam ettik. Yani bu ülkede hiçbir hekim hastasını ameliyat masasında bırakmadı ve asla bırakmaz ve bugüne kadar bu ülkenin hiçbir Başbakanı, hekimlerini hastayı ameliyat masasında bırakmakla itham etmedi, böyle bir haksızlık da yapmadı. Sayın Başbakan “Ben doktora bile iğne olmam.” dedi. Herhâlde doktora güvenmediğinden değil de iğne korkusundan demiştir bunu. Çünkü domuz gribinde de “Aşı olmayacağım.” demişti. Sağlık Bakanımız, “Şöhretli siyasiler, milletin kafasını karıştıracak şeyler söylüyorlar. Yarın hamile bir kardeşimiz, astımlı bir yavrumuz aşı yaptıramaz ve gribe yakalanıp hayatını kaybederse bunun vebalini kim ödeyecek? Domuz gribi aşısında ulu orta konuşanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağım.” diyordu. Ne oldu Sayın Bakan, Başbakan hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu? Sayın Bakan, 38 hamilemiz karnında bebeğiyle hayatını kaybetti, ocaklar söndü. Domuz gribinden 600’e yakın insanımız öldü. Acaba bunların kaçı Başbakanın “Aşı olmayacağım.” sözünden sonra hayatını kaybetmiştir, açıklayabilir misiz? Ki bu tür durumlarda, dünyanın her yerinde, liderler, medyada, halkın gözü önünde aşı olurlar ki toplumlarına örnek olsunlar.
Evet, şu yaşadığımız süreçte, hekimler, hem AKP’nin söylemlerindeki hem de bu tasarının gerekçesindeki haksız ve ağır ithamları asla hak etmediler ve çok incindiler. İktidar tarafından, tam gün yasasıyla hekim ücretlerinin hem de hiç doğru olmayan bir şekilde çok yükseltilmiş olarak gösterilmesi, yasanın bu şekilde olumsuzluklarının halktan saklanması, hekimlerin hedef gösterilmesi de çok yanlış olmuştur. Bu yasayla, pratisyen hekimin 1.200 lira olan emekli maaşına sadece 19 lira, uzman hekimin 1.450 lira olan emekli maaşına ise sadece 36 lira zam yapılacaktır. Uzman hekimlerimiz 1.400-1.600 lira maaş alacak ve bunun üzerine, hiçbir garantisi olmayan döner sermaye eklenecektir. Kamuoyuna açıklanan miktarlardaki ücretlerin alınabilmesi için bir hekimin günde yirmi saat çalışması gerekmektedir.
Değerli vekiller, bu tasarı çok ciddi adaletsizlikler, yasalara aykırılıklar içermektedir, kendi içinde de çelişkilidir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi sözcüleri olarak, günlerdir bunları bu kürsüden anlatıyoruz ve çözümlenmesini talep ediyoruz ve bunun yanında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tam gün yasasının getireceği daha fazla tıbbi işlem, daha fazla kazanç anlayışının daha iyi bir sağlık hizmeti sunumu sağlayamayacağı gerçeğini Sayın Bakana ve AKP’ye bir türlü anlatamadık; ne bizi dinliyorlar ne de tüm sağlık çalışanlarıyla, hekimleri.
Bakın, bu yasanın direkt muhatabı hekimlerdir ve ancak onlar bu yeni sistemi ayakta tutabilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Arıtman.
CANAN ARITMAN (Devamla)Uzlaşmaz, dayatmacı bir anlayışla hekimleri darda ve zorda bırakarak sanki onlardan intikam alır gibi bir anlayışla yasa yapılırsa tam günden hepimizin beklediği verimli, olumlu sonuçlar alamayız.
Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza morallerini bozmamalarını, umutsuz olmamalarını öneriyoruz çünkü AKP gidicidir. Önümüzdeki ilk seçimde, milletimiz, bu uzlaşmaz, baskıcı iktidardan, AKP kâbusundan hem kendini hem hekimlerini hem sağlık çalışanlarını, milletini, devletini, vatanını kurtaracaktır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu yasadaki tüm olumsuzluklar, adaletsizlikler giderilecek, sağlık hizmeti alanı da vereni de memnun ve mutlu edecek, tüm iyileştirmeler yapılacaktır.
Hepinizi saygıyla selamlarım. Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 21 Ocak 2010