İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Cânân Aritman

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2010 · 1.006 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cânân Aritman (CHP), 20 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 1.006 kelime.

Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-23-2010-04-20-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA CANAN ARITMAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasanın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Şahsım ve grubum adına yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Bu madde, amacı itibarıyla, vatandaşa yutturulmak istenen zehirli hapın üzerindeki şekerlerden biridir, yani şeker maddesidir, kandırmaca, yutturmaca maddesidir. Sekiz yıllık iktidarları boyunca çocukları hiç düşünmemiş olanların kendi çıkarları için çocukları kullandığı bir maddedir, yani iktidarın çocuk istismarıdır. Halka tuzak kurmak için hazırlanmış bir kamuflajdır. Ayıplı bir maddedir.

İki büyük ayıbı vardır:

Birincisi, gerçek amaca ulaşabilmek için çocukların arkasına saklanmak, çocukları kullanmak, halkı çocuklarla kandırmak ayıbıdır.

İkincisi, çocuk hakları temel haklar arasındadır. Türkiye’yi temel hakları oylayan bir ülke konumuna düşürmek ayıptır, haksızlıktır.

Temel hak ve özgürlüklerin olası bir referandumla oya sunulması yanlıştır. Bugün çocuklara istismar, özürlülere ayrımcılık referanduma sunulursa yarın birileri çıkar, başka temel haklar oylama vesilesi olur ve olumsuz bir netice alınırsa ne olacaktır?

Daha önce taş atan çocukların arkasına Öcalan’ı sakladınız, şimdi de kendinizi saklıyorsunuz. Bu anlayışın taş atan çocukların arkasına saklanan anlayıştan ne farkı vardır?

İktidarın tek derdi var, o da demokratik hukuk devletini, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmak. Parti devleti yapılanmasında son aşama olarak son kaleyi düşürmek, yüksek yargıyı da parti devleti yargısı hâline getirmek. Partinizin kapatılma olasılığını ortadan kaldırmak. Yüce Divanda yargılanmaktan kaçmak. İktidardan uzaklaşmamak ve bu arada demokratik, laik hukuk devleti rejimini de tarihe gömmek ve Hitlervari bir rejimle AKP diktası kurmak. İşte amaç budur.

Anayasa Değişikliği Teklifi’nde bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak üç maddeyi referandumla geçirebilmek için diğer maddeleri, bu arada çocuk haklarıyla ilgili bu maddeyi de araç olarak kullanıyorsunuz. Halk oylamasında “evet”leri çoğaltabilmek için bu tür düzenlemeler yapmak, bunlardan siyasi bir rant arayışına girmek ahlaki değildir. Torba imzalarla, hile ve hülle yaparak, kadınların ve çocukların arkasına saklanarak amaçlara ulaşmak ayıptır. Demokrasiyi araç olarak kullananlar, demokrasiyi ortadan kaldırmak için çocukları da araç olarak kullanmaktan hiç çekinmemektedirler.

Amacınız, derdiniz çocuklar olmadığı için ve ayrıca çok da aceleniz olduğundan, büyük bir telaş içerisinde hazırladığınız Anayasa değişikliğinin ilk teklifinde bu 4’üncü maddeyi öyle özensiz yazdınız ki, medyada alay konusu oldunuz. “Devlet, çocuk istismarı, cinsellik ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirler alır.” şeklindeki düzenlemeniz, hem sivil toplumdan hem de hukukçulardan yoğun tepki alıp basında da alay konusu olunca düzeltmek zorunda kaldınız. Aceleden, yazdığınızı bile okumadan kanun teklifi veriyorsunuz. Çünkü, bu madde ve çocuklar sizin için önemli değildir.

Bir kadın akademisyen “Bırakın anayasa yapmayı, kira sözleşmesi bile yapamazlar.” demişti doğrusu çok haklıymış. Sekiz yıldır iktidarda olmanıza rağmen, çocukların başta cinsel istismarı olmak üzere pek çok konudaki ihmal ve istismarını önlemek amacıyla verilen onlarca yasa teklifini görmezden geldiniz, gündeme bile almadınız. Benim, çocukların cinsel istismarını önlemek için Ceza Yasası’nın 103’üncü maddesine verdiğim kanun teklifim, vatandaşlarımızdan 1 milyon 300 bin destek oyu almasına rağmen, bunun belgelerini Sayın Adalet Bakanına ve Başbakana sunmama ve şahsen ricacı olmama rağmen görmezden gelindi ama iktidar Hüseyin Üzmezleri kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Bakın, bir buçuk yıl önce Adalet Bakanlığındaki bir çalışmada cinsel istismar suçlarında yaş sınırının on dörde çekilip, mağdur yerine ailesinin şikâyetçi olma şartının aranması şeklinde bir düzenleme yapıldı. “Bunu Meclise getirirseniz, dünyayı başınıza yıkarız!” dedik de, engelleyebildik. Belediye başkanlarınız “Dokuz yaşındaki kız çocukla evlenilebilir.” diye kitap bastırıp halka dağıttı. İşte, çocuklara bakış açısı bu olan bir partinin şimdi çocukların cinsel istismarını önlemeyi gerçekten istediğine inanıyor musunuz? “Eğer gerçekten çocukları düşünüyorsanız, bu maddeleri, sizin derdiniz olan o üç maddeden ayrı olarak görüşelim, yüksek oyla Meclisten geçirelim, referanduma gerek kalmasın.” dedik. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Sayın Genel Başkanımız seviyesinde defalarca çağrıda bulunduk. Ne oldu? Çamura yattınız. Her türlü ahlaki, vicdani, insani değer yargısını hiçe sayıp kendi amaçlarınıza ulaşmak için çocukları kullanıyorsunuz; yazıktır, günahtır. Çocukların arkasına saklanıp onların geleceklerini yok edeceksiniz, onları, demokrasinin ve hukukun olmadığı bir ülkede yaşamaya mahkûm edeceksiniz. Bu Anayasa Değişikliği Teklifi’niz gerçekleşirse zaten ortada çocuk haklarını koruyacak bir hukuk devleti de kalmayacaktır, çocuk hakları diye bir şey de kalmayacaktır, çocuklarımız var olan haklarını bile yitireceklerdir ve onları kapkara bir gelecek bekleyecektir, ancak biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, emellerinize ulaşmak için çocukları bir yem gibi kullanıp halkı kandırmanıza izin vermeyeceğiz, bütün planlarınızı halka anlatacağız.

Şimdi soruyoruz: Çocukların cinsel istismarını, şiddete uğramasını engellemek için Anayasa değişikliğine ihtiyaç var mıdır? Çocuk istismarını önleyecek yasal düzenlemeler yapmak için mevcut Anayasa’mız bir engel teşkil ediyor mu? Cevap, tabii ki hayır. Sekiz yıllık İktidarınızda, umurunuzda olmadığı için yapmadığınız yasal değişiklikler ve almadığınız önlemler yüzünden on binlerce çocuk mağdur oldu; hepsinin vebali üzerinizdedir.

Bugüne değin ülkemizde çocuk haklarının anayasal dayanağı yok muydu? Tabii ki var. Başta Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere, taraf olduğumuz tüm uluslararası sözleşmeler zaten Anayasa’nın 90’ıncı maddesiyle üst hukukumuz durumundadır. Çocuk Koruma Kanunu gibi ulusal yasalarımız da var ama ne yazık ki hepsi kâğıt üzerinde kalıyor. Çocuk ihmal ve istismarının, çocuğa yönelik şiddetin en yüksek olduğu ülkelerden biriyiz. Devri İktidarınızda çocukların her türlü istismara ve şiddete karşı korunamamasının nedeni Anayasa’nın 41’inci madde başlığında “çocuk hakları” yazmaması mıydı? İnsanları güldürmeyin ve kandırmayın.

Cinsel tacize uğramış mağdur çocuğu, tecavüzcüsüyle aynı otobüse bindirip, Van’dan İstanbul’a Adli Tıp’a gönderip, 20 kişinin huzurunda, ayrıca mahkemede, nasıl tecavüze uğradığını en az 10 kez anlattırıp, tekrar tekrar örselenmesinin, mağduriyetinin artmasının nedeni Anayasa’da bugün teklif edilen değişikliklerin olmaması mıdır? Bunları engellemek için elinizi tutan mı vardı? Şimdi, madde başlığına “çocuk hakları” yazmakla bunları engelleyebilecek misiniz? Üstelik, teklif edilen değişiklik ile aslında çocuk hakları kısıtlanmaktadır, maddi içeriği “çocuk hakları” ve “sosyal eşitlik” kavramlarının içini boşaltır niteliktedir. Çocuk hakları, yeterli korunma ve bakımdan yararlanma ile yüksek yararına aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakları ile sınırlandırılmış. Yeterli koruma ve bakımdan yararlanma yani çocuğun devlet tarafından korunma hakkı, çocuğun dört temel hakkından sadece biridir. Çocuğun yaşama, gelişme ve katılım hakları niçin bu madde metnine alınmamıştır? Çünkü amaç çocuklar değildir; çocuklar, AKP anayasasında bir araç olarak kullanılmaktadır. Korkunç bir çocuk sömürüsü ile karşı karşıyayız. Amaç çocuk hakları ise yapılacak düzenlemeler bunu kısıtlamamalı, sınırlandırmamalı, devletin temel prensibi her durumda çocuk haklarının bütününü korumak olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, seçim ufukta gözüktü. Seçim meydanlarında, sekiz yıllık İktidarınızda hakları gasbedilmiş, örselenmiş, ihmal ve istismara uğramış, gece yatağa aç girmek zorunda bırakılmış milyonlarca çocuğumuzun, onların masum gözyaşlarının hesabını seçim sandıklarında soracağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

76 konuşma daha · 20 Nisan 2010

76 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook