Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710
Diyarbakır Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 31. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Aralık 2004 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cavit Torun (AK Parti), 13 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710); konuşma 562 kelime.
Cavit Torun (AK Parti, Diyarbakır). “Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cavit-torun-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım.
Aslında, üzerinde, en çok durulması gereken maddelerden bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum. Burada, bu yasa tasarısının bu maddesinde çok farklı uygulamalarla karşı karşıyayız. Yasanın düzenleniş biçiminin de Anayasaya aykırı olduğunu düşünüyorum; çünkü, bu yasa, eşitlik ilkesini zedeleyen hükümler içermektedir. Yasanın bu maddesi, Anayasaya aykırılık niteliği taşıyan hükümler içermektedir ve bu yönü itibariyle de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık teşkil etmektedir.
Şimdi, siz, adi suçlar bakımından, adam öldüren, ırza geçen, tasaddide bulunan ve buna benzer birtakım suçları ika eden insanların şu veya bu şekilde cezaevinde ıslah olduklarını düşünürseniz; ama, fikir suçu niteliğinde bulunan suçları bir şekilde işlemek zorunda kalan insanların ıslah olmayacağı kanaatini taşırsanız, bunun behemahal bir yanlış anlama olduğunu ortaya koymamız gerekiyor. Neden herhangi bir şekilde ırza tasaddide bulunan ve bunun sonucunda da adam öldüren insanlar cezaevinde ıslah oluyor da, fikir suçu işleyen insanlar ıslah olmuyor veyahut da neden böyle bir düşünceye biz sahip oluyoruz; bunu anlamının imkân ve ihtimali bulunmamaktadır.
Cezaevine giren insanların yüzde 10'unu psikopat insanlar olarak düşünebiliriz; ama, geri kalan insanlar, yüzde 90'ı bir şekilde kader mahkûmu veya istemeden suç işlemek durumunda kalan insanlardır. Cezaevine giren insanların da gözü dışarıdadır; bir an için dışarıya çıkmayı düşünürler. Cezaları koyan da biziz, cezaların infazı hakkındaki şartla salıverilmeyle ilgili hükümleri koyan da yine bizleriz. Biz, birtakım adi suçlar bakımından insanların cezaevinde ıslah olduğunu düşünüyoruz; ama, fikir suçu işleyen insanların veyahut da devlete karşı suç işlediğini iddia ettiğimiz insanların ıslah olmayacağını düşünüyor isek, burada yanlış bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzun net bir şekilde bilinci içerisinde olmamız gerekiyor.
Efendim, biz, ceza kanunlarından, biliyorsunuz, idamı kaldırdık, idam hükümlerini kaldırdık. Ancak, şöyle düşünelim: Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan bir insan, ömrünün sonuna kadar her gün ölüm cezasıyla karşı karşıya olduğunu düşünecektir; çünkü, onun cezaevinden dışarı çıkışı söz konusu değildir.
Evet, idamı kaldırmakla çok güzel bir iş yapmış olduğumuzu biliyoruz; fakat, aynı kişinin, ömrünün sonuna kadar idam hükmüyle, idam düşüncesiyle karşı karşıya kaldığını varsayarak veyahut da böyle bir hükmü koyarak, insanların idam cezasından kurtulmuş olduklarını kabul etmelerini sağlayacak bir düzenleme yapmış olduğumuzu iddia etmemiz, çok abartılı bir düşünce olur diye düşünüyorum.
Evet, biz biliyoruz ki, Sayın Bakanımız, bu yasa tasarısında çok güzel düzenlemelerin yapılmasına da imkân verdi. Mesela, cezaevlerinde tek tip elbise meselesi vardı, daha önce ilk gelen tasarıda bu biraz düzenlenmişti; bu kaldırıldı. Ayrıca, mecburî çalışma koşulları, vesaire getiriliyordu; bunlar kaldırılmış oldu.
Evet, Sayın Bakanımızın bu konudaki çalışmalarını takdirle karşılıyoruz; gerçekten, çok güzel çalışmalar yaptılar; ancak, bu mevzuu biz kendi aramızda tartışırken Sayın Bakanımız bir Topal Osman örneğinden bahsetti, dedi ki: "Ben Yozgat'ta avukatlık yaparken bir Topal Osman vardı; bu, anasını öldürdü, sonra olay yerine gelen bacısını da öldürdü ve böylece, bu insan bir süre cezaevinde kaldı ve dışarı çıktı."
Evet, biz, bu düzenlememiz içerisinde de, bundan böyle de Topal Osmanları dışarı çıkaracağız; ama, fikir ve kanaatlerini izhar eden insanlar... Ki, tasarının 107 nci maddesinin 16 ncı bendinde düzenleniyor; şöyle bir düzenleme getiriliyor: "'Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar' başlıklı Dördüncü Bölüm, 'Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar' başlıklı Beşinci Bölüm, 'Millî Savunmaya Karşı Suçlar' başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin işlenmesi halinde şartla salıverilme hükümleri uygulanmaz."
Arkadaşlar, bu hüküm Anayasaya aykırıdır.
Şimdi, bakınız, Sayın Bakanımızın, yine bir konuşması sırasında şöyle bir cümle sarf ettiğini biliyoruz; diyor ki: "Biz, iki kocalı Hürmüz'e döndük..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 13 Aralık 2004