İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · PAZARTESİ

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Celal Fırat

İstanbul Milletvekili · DEM Parti

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 2 Kasım 2026 · 1.025 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Celal Fırat (DEM Parti), 2 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.025 kelime.

Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 2 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/celal-firat-2026-11-02-ham-tutanak-1 (erişim: 2 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90969

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CELAL FIRAT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan; bugün burada ülkemizin üretimini, ihracatını, istihdamını doğrudan ilgilendiren bir konuyu, bir sorunu gündeme getirmek istiyorum. Ülkemizin tekstil, hazır giyim, konfeksiyon sektörünün ciddi bir rekabet kriziyle karşı karşıya olduğunu hepimiz görüyoruz. Yıllardır ülkemize döviz kazandıran, milyonlarca insanımıza iş imkânı sağlayan, sanayinin gelişmesine katkıda bulunan, ülkemizi dünya pazarında temsil eden bu sektör bugün tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşamaktadır. Unutulmamalıdır ki tekstil sektörü yalnızca kumaş, hazır giyim üretiminden ibaret değildir; çiftçisinden iplikçisine, dokumacısından boyahanesine, konfeksiyon atölyesinden emekçisine, ihracatçısına kadar geniş bir üretim zincirinden söz ediyoruz. Bu zincirin her halkası ülkemizdeki binlerce işletmenin, milyonlarca insanın geçimini doğrudan etkilemektedir. Değerli Milletvekilleri, sektörün içinde bulunduğu tabloyu ihracat rakamları da açıkça ortaya koymaktadır. 2005 yılında hazır giyim, konfeksiyon ihracatı yüzde 6,3 düşüşle 16,8 milyar dolara gerilemiştir. 2026 yılının ilk dokuz ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 12 milyar dolar seviyesinde kalmıştır; yalnızca eylül ayında yüzde 5,4'lük düşüş yaşanmıştır; ekim, kasım, aralık aylarında da bu düşüşün devam edeceği aşikârdır. Bu rakamlar sektörün uluslararası pazarlarda karşı karşıya kaldığı rekabet sorunlarının, ihracattaki daralmanın önemini göstermektedir. Tekstil ve hazır giyim sektörümüzde yaşanan daralmanın artık yalnızca işletmelerin değil, yüz binlerce insanın, emekçinin geleceğini ilgilendiren bir mesele hâline geldiğini görmemiz lazım. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine dayanan rakamlara göre 2022 yılı sonunda tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam 1 milyon 222 bin kişi istihdam edilirken 2023 yılı sonunda bu sayı 1 milyon 24 bin kişiye, 2024 yılı sonunda 900 bin kişiye, 2025 yılı sonunda ise 845 bin kişiye düşmüştür. Böylece, 2022 yılı sonundan 2025 yılı sonuna kadar sektörde 376 bin kişilik kayıtlı istihdam kaybı yaşanmıştır. Bu, sektörün kayıtlı istihdamında yüzde 30,8 oranında bir azalma anlamına gelmektedir. Burada kadın çalışanların verileri ise daha can yakıcıdır. Türkiye'de en fazla kadın çalışan olan bir sektörden bahsediyoruz. Resmî kayıtlara göre hazır giyim alt sektöründe yaklaşık yüzde 53 seviyesinde kadın çalışmaktadır. Ne yazık ki son dönemde sektörde yaşanan maliyet artışları, rekabet baskısı, daralmalar kadın istihdamını olumsuz etkilemektedir. Son bir yılda tekstil, hazır giyim sektöründe on binlerce kadın çalışan istihdamdan kopmuştur. Örneğin, hazır giyimde kadın istihdamı yüzde 10,6 düşüşle 268 binli seviyelere, tekstilde ise yüzde 7,5 düşüşle 108 bin seviyelerine gerilemiştir. Bu, kadın istihdamının en çok azaldığı alanlardan bir tanesidir. Değerli milletvekilleri, bu rakamlar yalnızca istatistikten ibaret değildir, bunlar kapanan atölyeler, üretimi durduran fabrikalar, işsiz kalan işçiler, geçim mücadelesi veren aileler demektir. Yaşanan bu daralma doğrudan emekçinin sofrasına, ailesinin geçimine ve çocuklarının geleceğine yansımaktadır. Ülkemizin tekstil, hazır giyim sektöründe tasarım gücü, üretim tecrübesi, kalitesi, Avrupa pazarlarına yakınlığı, hızlı teslimat gibi önemli rekabet avantajları bulunmaktadır. Biz bu avantajları geliştirerek sektörü daha ileri taşımak yerine neden kaybetmeyi göze alıyoruz? Elbette ki ülkemiz yapay zekâda, yazılımda, ileri teknolojide çok daha güçlü olmalıdır, olacaktır ancak yeni sektörler kazanmak için mevcut sektörlerimizden vazgeçmek zorunda mıyız? Buradan sormak istiyorum: Tekstil fabrikalarının kapanmasıyla işsiz kalan yüz binlerce insanımızın, kadınların, gençlerin ertesi gün yazılım şirketlerinde veya yüksek teknoloji fabrikalarında çalışabileceğini mi düşünüyoruz? Yıllarını bu sektöre vermiş, mesleğinde uzmanlaşmış, üretim tecrübesi kazanmış, geleceğini bu konjonktürde konumlandıran emekçilerin durumu ne olacaktır? Unutulmamalıdır ki kapanan her fabrika yalnızca yılların emeğinin ve sanayinin birikiminin kaybedilmesi değil, aynı zamanda istihdam kaybıdır. Bizim ihtiyacımız tekstilden vazgeçmek olmamalıdır, mevcut üretim gücünü koruyarak sektörü daha yüksek katma değerli, rekabetçi bir yapıya döndürmemiz gerekiyor. Bu nedenle, tekstil, hazır giyim sektöründe yaşanan sorunları yalnızca ekonomik göstergeleri üzerinden değil, sosyal sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek zorundayız. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kapsamda, tekstil, hazır giyim sektörünün yeniden güçlendirilmesi, üretiminin korunması amacıyla çözüm önerilerimizi paylaşmak istiyorum. Öncelikle, tekstil ve hazır giyim sektöründe rekabet gücünü doğrudan etkileyen döviz kuru, enflasyon ve üretim maliyetleri arasındaki dengesizliğin giderilmesi için kapsamlı ve kararlı eylem planı hazırlanmalıdır. Azalan istihdamı durdurmak, yükseltmek için mevcut uygulamaları yer alan faiz destekli kredi üst limiti işletmelerin çalışanlarına ödedikleri aylık toplam brüt ücret tutarından bir yıllık toplam brüt ücret tutarına yükseltilmeli ve 12 puanlık faiz desteği 20 puana çıkarılmalıdır. Böylece, işletmelerin finansman yükü hafifleyecek, üretimin devamlılığı, mevcut istihdamın korunması sağlanmış olacaktır. Diğer taraftan, uluslararası finansman kaynaklarına erişim kolaylaştırmalıdır. Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, diğer uluslararası finans kuruluşlarının sağladığı uygun maliyetli, uzun vadeli kredi imkânlarından tekstil, hazır giyim üreticilerinin daha etkin yararlanması sağlanmalıdır. Yine, ihracatçılara uygulanan yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteği yüzde 7'ye yükseltilmelidir. İstihdamı korumak, üretim maliyetlerinin işletmeler üzerindeki yükünü azaltmak amacıyla daha önce uygulanan çalışan başına aylık 3.500 TL tutarındaki istihdam desteği yeniden hayata geçirilmeli ve 10.000 TL'ye yükseltilmelidir. Mevcut uygulamadaki 249 çalışan sınırı kaldırılarak destek programı yalnızca KOBİ önceliğindeki işletmelere sınırlı tutulmamalı, küçük, orta, büyük ölçekli tüm tekstil, hazır giyim sektöründe çalışan ücretlilerin yararlanabileceği şekilde yeniden düzenlenmelidir. Diğer yandan, ihracatçıların uluslararası rekabet gücünü artırmak, yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak amacıyla ülkeye ve pazar uzaklığına göre yüzde 20, yüzde 50, yüzde 100 oranlarında kademelendirilmiş konteyner bazlı lojistik navlun destek Sayfa: 12 programı hayata ivedi bir şekilde geçirilmelidir. Lojistik ve gümrük süreçleri hızlandırılmalı, ihracatçıların zaman ve maliyet kayıpları azaltılmalıdır. Yine, yerli makine üretimi ve sanayi modernizasyonunu desteklemek amacıyla yerli üretim makinelerinin alımında uygulanan KDV istisnası ikinci el yerli makine alımlarını da mutlaka kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Öncelik, mevcut fabrikaların üretim kapasitelerinin ve istihdamının korunmasına verilmelidir. Makine yenileme ve teknolojik dönüşüm yatırımları desteklenmelidir. Bu kapsamda KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, SGK işveren prim desteği, kurumlar vergisi indirimi, kredi faiz desteği gibi teşviklerin kapsamı mutlaka genişletilmelidir. Daralma nedeniyle fabrikalarını taşınmak zorunda kalan tekstil, hazır giyim işletmelerine yönelik fabrika taşıma ve lojistik desteği mutlaka sağlanmalıdır. Son olarak, tekstil, hazır giyim sektörünün sorunlarını düzenli olarak takip edecek, çözüm önerilerini geliştirecek, alınan kararların sonuçlarını izleyecek sürekli bir kamu sektörü çalışma mekanizması mutlaka oluşturulmalıdır. Tekstil, hazır giyim sektörü yalnızca üretim ihracatı yapan bir sektör değildir, milyonlarca insanın geçimini sağladığı ülkemizin sanayi altyapısını, ekonomik gücünü ayakta tutan stratejik bir sektördür. Üretim kapasitesinin kaybolmaması, işletmelerin ayakta kalması, istihdamın korunması, ülkemizin uluslararası rekabet gücünün yeniden kazanması için artık acilen harekete geçilmelidir. Bu nedenle ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının, sektör temsilcilerinin, işçi temsilcilerinin bir araya gelerek tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik acil, kapsamlı, somut adımlar içeren bir eylem planı hazırlığı başlatılmalıdır. Çünkü meseleyi yalnızca tekstil meselesi olarak görmemek gerekiyor, mesele hem üretim hem de istihdamdır, mesele Türkiye ekonomisinin düzelmesidir, halkımızın cebindeki paraların çoğalmasıdır. Bugün alınmayan önlemlerin bedelini yarın çok daha ağır ödeyeceğimizi görmemiz gerekiyor. Bu duygu ve düşüncelerle bütçenin güzelliklere vesile olmasını, halkımızın cebine ulaşmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

34 konuşma daha · 2 Kasım 2026

Tümü →
34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook