İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · PAZARTESİ

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Türker Ateş

Bolu Milletvekili · CHP

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 2 Kasım 2026 · 962 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Türker Ateş (CHP), 2 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 962 kelime.

Türker Ateş (CHP, Bolu). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 2 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turker-ates-2026-11-02-ham-tutanak-1 (erişim: 2 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90971

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TÜRKER ATEŞ (Bolu)Teşekkürler Sayın Başkan. Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar; Bakanlığınızın 2027 bütçesi şimdiden hayırlı olsun temennisindeyim. Tabii, ülkeden, gelecekten bahsetmek istersek sanayi üretiminden bahsetmek gerekir. Tabii, gelecek üretimden geçer. Biz hepimiz farkındayız, üretmek hem siyasi hem de ekonomik özgürlük için önemlidir, onun için sizin Bakanlığınız çok değerli, bütçesi de önemli. Bakanlığın bütçesine teklifinizde baktığımızda çok olumlu bir tablo görüyoruz; hedefler tutmuş, gerekli destekler sağlanmış, başarılar özellikle vurgulanmış. Maalesef aynı tabloyu sahada Sayın Bakanım göremiyoruz. Sanayi sektörü üç yıldır yerinde sayıyor, TÜİK rakamları bunu gösteriyor. Sanayi üretimi endeksi üç yıldır patinaj yapıyor. Herhâlde buna itiraz etmeniz mümkün değil. Sayın Mehmet Şimşek'in yüksek faize dayalı enflasyonu düşürme programı sanayinin çanına ot tıkamış durumda. Üzülerek söylemek istiyorum, ortalıkta yoksunuz Sayın Bakanım, sanayicilerimizi Mehmet Şimşek'in inisiyatifine terk etmiş durumdasınız. Sanayici sizin sesinizi duymak istiyor, desteklerinizi arkada hissetmek istiyor, sahipsiz olmadığını görmek istiyor. Bu ortamda istihdamı korumaya çalışmanın, ısrarla yatırım yapmaya çalışmanın beyhude olmadığını sizin ağzınızdan duymak istiyor. Sanayicimiz ciddi biçimde kan kaybediyor. Uluslararası doğrudan yatırımı çekemiyoruz. İlk sekiz ayda uluslararası doğrudan yatırım yüzde 35 geriledi. Geçen yıl ağustos ayında 10,6 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi vardı, bu yıl rakam 6,8 milyar dolara geriledi. Bu rakamın hepsinin de doğrudan yatırım olmadığını düşünelim, 1,8 milyar doları da net gayri menkul alımı dersek rakamlar gerçekten iç açıcı değil. Tasfiye rakamlarına da bakıyoruz, rekor seviyesinde. Türkiye artık sadece yabancı doğrudan yatırımı çekmekte zorlanmıyor, geçmişte gelen yatırımcılar da hızla kaçıyor. Son bir yılda 3,4 milyar dolarlık yabancı yatırımcı tasfiye edildi, bu bir rekor. Arkalarına bakmadan kaçıyorlar. Neden kaçıyorlar? Çünkü güven kalmadı, piyasalar altüst oldu. Hem yeni yatırımcı getiremiyoruz hem de elimizdeki mevcut yatırımcıları da elimizde tutamıyoruz. Şirketler borsada hisseleri satıyor, paralar hemen yurt dışına kaçıyor. Bu vahim tabloyu lütfen artık görün. Sanayide istihdam meselesi çok ciddi alarm veriyor. Her gün farklı firmalardan toplu işçi çıkarmaları haberleri düşüyor. Tekstil, hazır giyim sanayisi küçülüyor, üretim düşüyor, fabrikalar kapanıyor, işçiler işini kaybediyor. Temmuz 2023'ten bu yana tekstil üretimi yüzde 13,7 azaldı. Giyim üretiminde düşüş ise yüzde 31,1'e ulaştı. İstihdamdaki kayıp çok ağır. Tekstil ve hazır giyimde 1 milyon 176 bin olan ücretli çalışan 928 bine geriledi, yaklaşık 248 bin kişi işini kaybetti. Üstelik bu tablo yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Kayseri'de yetmiş üç yıllık Orta Anadolu Fabrikası kapandı, yaklaşık 1.400 çalışanı ortada yok. TYH Tekstil 13 fabrikasından 7'sini kapattı, binlerce çalışan işini kaybetti. Peki, neden? Yüksek üretim maliyetleri, ağır finansman koşulları, zayıflayan talepler, marka çıkaramamak, uluslararası rekabette daralan hareket alanları. Sanayici üretmekte zorlanıyor, işçi geçinmekte zorlanıyor; ne sanayici ne de çalışan memnun. Üstelik mesele yalnızca bugün istihdam değil, fabrikalar kapandığında üretim kapasitesi de kayboluyor, birikmiş bilgi, deneyim ve yetişmiş eleman da kaybediyoruz. Tekstil ve hazır giyim Türkiye'nin ihracatı ve istihdamı açısından stratejik bir sektördür. Bu sektörde yaşanan daralma bütün üretim zincirini de etkiliyor; üretim düşüyor, siparişler azalıyor, istihdam geriliyor, sonuçta faturayı yine emekçi ödüyor. Soruyorum: Türkiye'nin sanayi politikası nerede, üretimi ve istihdamı koruyan bir plan nerede? Üretimi korumak emeği korumaktır, sanayiyi ayakta tutmak işçinin emeğini korumaktır. Geçen yıl Mecliste Sayın Sanayi Bakanına açıkça sorduk: "Avrupa Birliği 'Made in Europe' adı altında yeni bir sanayi hızlandırma yasası geliyor. Türk sanayicisi dışarıda kalacak. Ne yapıyorsunuz?" dedik. Sayın Bakan o gün bize cevap verdi: "Hiç merak etmeyin. Süreci yakından takip ediyoruz. Türk sanayicisinin etkilenmesine asla müsaade etmeyeceğiz." dedi. Peki, sonuç ne oldu? Almanya, Fransa oturdu, anlaştı, İngiltere koruma kapsamına alındı, Türkiye ise kapının dışında. Sayın Bakan, "Takip ediyoruz." dediğiniz sürecin sonucu bu muydu? Sayfa: 15 Otomotiv ihracatımızın yüzde 73'ü yani 30 milyar dolardan fazlası Avrupa pazarına gidiyor. Şimdi, Bursa'daki işçi, Kocaeli'deki tedarikçi, Denizli'deki kablo üreticisi, Türkiye'nin her yerinde üreticiler, destek verenler, yan sanayiler sizden bu kararların nasıl düzeltileceğini bekliyor. Göz bebeğimiz Togg pazar payı geleceği de kararları nasıl etkileyecek, onu da merak ediyoruz. Siz süreci izlerken sanayicimiz kan kaybediyor. Ciddi anlamda soruyoruz: Gerçekten millî bir sanayi politikamız var mı, millî bir teknoloji programımız var mı? Popülist söylemleri bırakalım. Sanayicimizi yüksek maliyetin, dış engellerin altında ezdirmeyelim. Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; Bakanlığınız üretimi korumak için var. Geçen sene OSB dışında kalan sanayi tesisleriyle alakalı bir konuyu gündeme getirmiştik. Tevhit işlemlerinde yüksek tapu harçları ve damga vergisi alınıyor. Bolu'da özellikle kanatlı sektöründe büyümeyi planlayan şirketler aşırı bir maliyet yükleniyor. Kanatlı sektör demişken, Sayın Bakan, bu sektöre iktidar tarafından uygulanan hasmane politikaları anlamış değiliz. Bir sabah kalkıyor Adalet Bakanımız, sosyal medyada paylaşım yapıyor: "İSO 500 içerisinde olan kanatlı sektör firmalarına denetim kayyumu atadık." diyor. Sabahleyin firma sahipleri İstanbul'a alınıyor. Gerekçe ne? Fahiş fiyat veya Rekabet Kurulu'na itiraz. Fiyat artışlarına bakıyoruz, enflasyonun altında, bir artış olmadığını görüyoruz. Zaten ihracat kısıtlamalarını sizler de gördünüz, bazen ihracata kota konuluyor, bazen de ihracat tamamen kapatılıyor iç pazardaki fiyatı dengelemek açısından ama bu pazarlar kolay da kazanılmıyor. Tarıma dayalı desteklerden bir tanesidir. Bu sanayicilerimizle ilgili bir açıklama hiç sizin ağzınızdan duymadık. Bu sanayicilerimiz ömürlerini buralara verdiler; öyle büyük yatırımlar yaptılar ki, şu anda fonda bir ayda kazanan arkadaşlar bu tesislerin tamamını alabiliyor. Birileri gecesini gündüzüne katmış, hayatını riske atmış. Devlet olarak, Hükûmet olarak kârda ortağız ama zararda ortak değilsiniz, bunu görüyoruz ama bizim söylemek istediğimiz, bu insanlara nasıl bir denetim kurdunuz, nasıl özür dilediniz bu insanlardan? Bu arkadaşlar, bu senelerini vermiş sanayiciler, bunları nasıl itibarsızlaştırdık, bu noktaya getirdik, onu düşünüyorum, taşınıyorum hiçbir şey söyleyemiyoruz ya, ben utandım yani. Sanayicileri bu eylemlerle hırpalamayın diyelim. Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; uygulanan yüksek faiz, düşük kur politikasıyla sanayici canından bezdi. Fiyatlar o kadar yükseldi ki, sanayiciler rekabet edemez durumda. "Kur hedefleri yok, dalgalı kur rejimi var." diyorsunuz ama dolar grafiğine baktığınızda hiç öyle değil. Ayrıca, Merkez Bankası kuru belli bir seviyede tutmak için cayır cayır döviz yakıyor, sanayici dış pazarlarda kaybediyor. Bu pazarlar kolay kazanılmadı, döviz kurunu tutma pahasına sanayicinin belini kırıyorsunuz. Sanayici geleceğini göremiyor. Sanayi Bakanı olarak, sanayicimizin içinde bulunduğu cendereyi aşması için daha aktif, daha umut veren bir tutum takınmanızı umut ediyor, Bakanlığınızın bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum. Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

34 konuşma daha · 2 Kasım 2026

Tümü →
34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook