İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · CUMA

Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/726)

Cemal Okan Yüksel

Eskişehir Milletvekili · CHP

Adalet Komisyonu · 1. yasama yılı · 17 Haziran 2016 · 573 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cemal Okan Yüksel (CHP), 17 Haziran 2016 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/726)); konuşma 573 kelime.

Cemal Okan Yüksel (CHP, Eskişehir). “Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/726)”. TBMM Adalet Komisyonu tutanağı, 17 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-okan-yuksel-26-2016-06-17-danistay-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-13 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=10560

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CEMAL OKAN YÜKSEL (Eskişehir)Şimdi, efendim, nasıl cümleye dökeceğimi çok iyi bilmiyorum ama kimseyi rencide etmeden ancak şöyle söyleyebilirim: Bu, paralel yapının maddi kaynaklarını kesmek için icat edilen, yani önceden var olan fakat daha sonra farklı fonksiyonlar yüklenen bu kayyumluk müessesesi gerçekten ticari özgürlüğü ve güvenliği ortadan kaldıran, yok eden bir düzenleme. Geçtiğimiz dönemlerde kayyumların iş başına getirildiği şirketlerin büyük oranda iflasa sürüklendiğini görüyoruz.

Şimdi, bu maddede en büyük sıkıntı şu: "Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan kayyımlara..." Yani TCK 257 manasında görevi suistimal suçu ispat olunan kayyumlara rücu edebiliyor. Görevi suistimal suçunun maddi ve manevi unsurları kanunda açıkça yazılı. Devlet, herhangi bir şirketin uğradığı zararı derhâl ödeyecek fakat bunu kayyuma rücu etmek için kayyumun görevi suistimalden dolayı hüküm giymesi gerekecek.

Peki, şöyle söyleyelim: Bir kayyum görevini suistimal etmeden şirketi zarara uğratırsa nasıl olacak? Örneğin vadesi gelmemiş şirketin borçlarını öderse, sonuçta borç ödemiş oluyor. Örneğin, 500 bin kişi çalışan yerde...

BAŞKAN"Vadesi gelmemiş şirket"in değil de "şirketin vadesi gelmemiş borçlarını..."

CEMAL OKAN YÜKSEL (Eskişehir)Evet, özür dilerim, mevcut şirketin vadesi gelmemiş borçlarını ödediği takdirde ne olacak? Örneğin, 500 bin kişinin çalıştığı bir işletmede bu insanların kıdem tazminatlarını ödemek suretiyle kasasını boşaltırsa, iflasına sebep olursa ne olacak? Örneğin, bir basın-yayın kuruluşunda başa geçtiyse onun reklam alma kanallarını kesmek suretiyle o şirketi iflas ettirirse ne olacak? Devlet bu tazminatları ödeyecek ama kayyuma rücu edemeyecek. Burada kayyumlara hukuki bir koruma getirildiğini, bir zırh getirildiğini...

BAŞKANKötüye kullanma olur onlar ya, kötüye kullanma olur.

MURAT GÖKTÜRK (Nevşehir)Kayyumun sorumluluğu normal bir insan sorumluluğu değil ki, tacir sorumluluğu, dikkat etmesi gerekiyor.

CEMAL OKAN YÜKSEL (Eskişehir)Bakın, işte basiretli bir tacir gibi davranmamak, görevi suistimal suçunu oluşturmuyor Murat Bey'ciğim. Yani, basiretli bir tacir gibi davranmayarak, başına getirildiği, kendisine emanet edilen, namusu gibi koruması gereken şirketin öz kaynaklarını yok etmesi durumunda ne olacak? Şimdi, buna ne derseniz deyin; bu, hukuki de vicdani de değil. Bu neden getiriliyor? Anladığım kadarıyla kayyumlar şu anda "Ya, siz bize bunu yaptırtıyorsunuz ama yarın bir gün bizim başımız belaya girer." diyor, kayyumlara hukuki bir koruma getiriliyor. Yani, bunun lâmı cimi yok, başka türlü anlaşılacak bir tarafı yok. Evet, bugün paralel yapıya geliyor ama bu madde durduğu müddetçe paralel yapıya değil de, yarın başka bir kuruluşa, Hükûmetin hoşuna gitmeyen başka bir şirkete de bu gidebilir. Bu, gerçekten çok sakıncalı. Bu madde durduğunda yarın başka bir Hükûmet iktidara geldiğinde, AKP'ye bugün kaynak sağlayan bütün şirketlerin başına kayyumu atar, bu maddeye dayanarak atar, hepsini iflas ettirir. İşte bizim "hukuk güvenliği" derken bahsettiğimiz buydu.

İkinci bir husus, bunun da ben çok sakıncalı olduğunu düşünüyorum. "Devlet bu görevini kötüye kullanan kayyumlara bir yıl içinde rücu eder." diyor. Bir yıl içinde rücu etmezse ne olacak? Yani, 13'üncü ayda rücu ettiğinde o kayyum "Kanun gereği bana kanuni süre içerisinde rücu etmedi." diye bu davadan kurtulacak, hak düşürücü bir zaman aşımı var. Şimdi, bunları çok iyi tahlil etmek gerekir. Çünkü burada konuştuğumuz devlet kasasından ödenen zarar yani tüyü bitmemiş yetim hakkı. Bir adam bunu yapacak ama bundan parayı alamayacağız.

Şimdi, biz önergemizde bu maddeyi şu şekilde değiştirdik, dedik ki: "Devlet tazminat ödediği takdirde buna sebep olan kayyuma rücu eder." Görevi suistimal şartı yok, bir yıl şartı yok. Ben bunun kamu yararı için, hazine yararı için, hukuk güvenliği için çok uygun olduğunu düşünüyorum.

Artık bu üzerinde esaslı bir konuşma yapacağımız son madde. Ben Anayasa Komisyonu üyelerine de bu saate kadar çalıştıkları, katkı verdikleri için teşekkür ediyorum, önergemize destek vermelerini rica ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

109 konuşma daha · 17 Haziran 2016

109 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook