Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Karabük Milletvekili · CHP
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 368 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cevdet Akay (CHP), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 368 kelime.
Cevdet Akay (CHP, Karabük). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-akay-2026-10-14-tutanak-metni (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90371
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CEVDET AKAY (Karabük)Teşekkürler Başkanım.
Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri, çok kıymetli hazirun; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, bugün bu kanun teklifinin görüşülmeden önce aşama aşama nasıl bu noktaya gelindiğiyle ilgili ilgili kuruluşların SPK'nin, BDDK'nin, MASAK'ın, gerekirse Fiyat İstikrarı Komitesinin, Merkezi Kayıt Kuruluşunun detaylı bilgi vermesini talep edecektik usul yönünden. Biliyorsunuz, BDDK ve SPK'yle ilgili olarak da Plan ve Bütçe Komisyonunda gerektiği zamanlarda bilgi vermeyle ilgili toplantılar yapma yetkisi Sayın Başkanımızın elinde, yazılı bildirimleri oluyor ama geçen sefer de hele böyle bir Fon krizinin patlak verdiği bir zamanda biz burada detay bilgi verilmesiyle ilgili talebimizi belirtmiştik. Bu ilk ne zaman tespit edilmiş, denetleme kuruluşlarıyla ilgili ihbarlar ne zaman kendilerine ulaşmış, bu arada ne gibi önlemler alınmış, önlemler alınmaya çalışılırken alınacak bu önlemleri engelleyenler var mı, siyasi bürokratik bağlantılarını; bütün bunların aşama aşama tespit edilmesi ve kendi görüşlerinin de bize aktarılması gerektiğini ve kanun teklifine de öyle geçilmesi gerektiğini ifade edecektik. Bu şekliyle dolaylı yoldan yine bunu ifade ediyoruz ama tabii, bugün talihsiz de bir gün, sabahın beşinde yine bir operasyon, basın özgürlüğüne karşı bir darbe. Anayasa’nın 28'inci maddesine aykırı bir şekilde vatandaşların haber alma özgürlüğünün kısıtlanması, basına sansür olarak nitelendireceğimiz bir durumla karşı karşıyayız. Geçmişte de Tele1'e veya Can Holding kuruluşlarına da bu tip operasyonlar yapıldı ama o zaman, örneğin Habertürk'te yayına müdahale edilmedi, yayın devam etti. Şimdi burada yayın da kesildi, yansıdığına göre geniş kapsamlı bir soruşturma yürütülüyor. Soruşturmalar yürütülebilir, varsa hatalı uygulamalar yargı önünde hesap verilebilir ama bu kadar basın emekçisinin görev aldığı aileleriyle beraber, evine ekmek getirmeye çalıştığı bir ortamda ve farklı görüşleri de halkımızla, vatandaşlarımızla bütünleştirmeye çalıştığı bir ortamda hep aynı görüşler olamaz değerli milletvekilleri, farklı görüşlerin de kamuoyuna yansıması gerekir. Eleştiriler doğruyu bulmamızda bize yardımcı olur. Bugün, emeklinin, işçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, KOBİ'nin, esnafın sorunlarını, fon krizinin sorunlarını anlatacak medya kuruluşlarına ihtiyaç var, tarafsız anlatacak medya kuruluşlarına ihtiyaç var. Hem de böyle önemli bir kanunun görüşüldüğü bir günde tesadüfen midir böyle bir operasyonun olması hepimizi üzmüştür. Umarım bu hatalı uygulamadan süratle vazgeçilir. En azından Habertürk örneğinde olduğu gibi televizyonun yayınına devam etmesine imkân sağlanır. TMSF kayyum olarak atanmış gelen bilgilere göre, o da deklare edildi, söylendi. Habertürk'te yaptığı uygulamayı burada da yapar diye düşünüyorum. Bu hatalı uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
27 konuşma daha · 14 Ekim 2026