İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Gülizar Biçer Karaca

Denizli Milletvekili · CHP

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 1.221 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gülizar Biçer Karaca (CHP), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.221 kelime.

Gülizar Biçer Karaca (CHP, Denizli). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulizar-bicer-karaca-2026-10-14-tutanak-metni (erişim: 14 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90398

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyeleri, saygıdeğer milletvekilleri ve bürokratlar; bugüne kadar halktan aldığım yetkiyle Parlamentoda birçok sorumluluk alanında görev yaptım, şimdi, bu yasama döneminde Plan ve Bütçe Komisyonunda görevimi devam ettireceğim. Komisyonda aldığım ilk söz olması hasebiyle Sayın Başkanı, Sayın Komisyon üyelerini, değerli milletvekillerini ve bürokratları da saygıyla selamlıyorum ve sözlerime de bu şekilde başlamak istiyorum.

Değerli Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; aslında üzerinde konuşmaya devam ettiğimiz bu teklifinin 455.700 kişinin, aileleriyle birlikte 4,5 milyonu bulan yurttaşın öfkesini, tepkisini sönümlendirme yasa teklifi olduğunu sözlerimin başında açıkça ifade etmek isterim; sebeplerini, gerekçelerini de şimdi aktarmaya çalışacağım. 17 Eylül 2026 tarihli kararla tasfiyesine karar verilen ve kanun yürürlüğe girdiğinde tasfiyesi tamamlanmamış olan fonlarla sınırlı bir yasa teklifinden bahsediyoruz. Peki, diğer fonlar için bir tasfiye ve sorumluluk neden bu kanununda düzenlenmiyor, bu fonlardan mağdur olanların durumu ne olacak?

Yine, üzerinde en çok durulması gereken Sermaye Piyasası Kuruluna verilen sınırları belli olmayan geniş yetkiler. Tasfiye yetkisi, derleme yetkisi, satış yöntemi belirleme yetkisi, sorumluları belirleme yetkisi, ödeme sırasını belirleme yetkisi, ikincil düzenlemeler yetkisi gibi gerçekten çok geniş yetkiler veriliyor. Peki, değerli milletvekilleri, bu vurgunun, bu soygunun başsorumlularından biri Sermaye Piyasası Kurulu değil mi? O zaman Sermaye Piyasası Kurulu bu başsorumlu ise ve görevini yerine getirmemiş, ihmal etmiş, denetim ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmemiş ise bu kadar geniş yetkiyi bu kurula neden veriyoruz? Neden bunları söylüyorum: Bu konuşmalar sırasında birkaç milletvekili arkadaşımız da ifade etti, Tera Yatırım halka arz edilecek, Sermaye Piyasası Kurulundan izin çıkacak, 2 Sermaye Piyasası Kurulu üyesi diyor ki: "Halka arzı gerçekleşecek olan bu şirketin değeri rasyonel belirlenmemiş." ve bu nedenle itiraz ediyor. İtiraz üzerine Sermaye Piyasası Kurulu üyeliklerine son veriliyor, yerine başkaları atanıyor, Sermaye Piyasası Kurulu bu şirketin halka arzına onay veriyor ve ardından ilk borsada işlem görmeye başladığında da zaten durum ortaya çıkıyor, aslında küçük yatırımcılara kurulan tuzağın önünü açmış oluyor.

Yine, Sermaye Piyasası Kurulunun görevi nedir? Denetim, gözetim yetkisi ve aynı zamanda da aslında yasada şu andaki tasfiyeye ilişkin daha sınırlı da olsa yetkilileri de var. Peki, bu yetkiyi kullanmış mı? Hayır, kullanmamış. Bu yetkileri kullanmayan ve gerekli önlemleri zamanında almayarak bu kadar geniş bir kitlede, bu kadar devasa bir mağduriyete sebep olan kurum bu yasayla daha da geniş yetkilerle donatılıyor. Peki, bu sorumluluğu yerine getirmeyen kamu görevlisi olan Sermaye Piyasası Kurulu üyeleri hakkında bir işlem var mı? Yok. Görevden alınmışlar mı? Yok. Kendi dönemlerinde gerçekleşen olayları temizlemek... Bu mağduriyetleri ortadan kaldırma görevi olduğu hâlde, önleyebilecek durumda olduğu hâlde önlemeyen kurula şimdi kendi dönemlerine ilişkin bir temizlik harekâtı için yetki veriliyor. Peki, aynı şekilde görevli olan, sorumlu olan kurumlar yok mu? Evet, var. Borsa İstanbul, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Devlet Denetleme Kurumu... Burada başka bir ironi daha var. Şu anda Devlet Denetleme Kurulu göreve davet edildi ve denetim görevine, teftiş görevine başladı. Peki, soruyorum: 2025 yılında savcılık tarafından bu konuya ilişkin bir soruşturma açılmış, Devlet Denetleme Kurulu neden göreve çağırılmamış, neden görevine davet edilmemiş? Kasım 2025'te Bakan bunu "Manipülasyon var." diye ifade etmiş. Peki, neden göreve davet edilmemiş, bugüne kadar neden beklenmiş? Daha da vahim olan durum şu: Devlet Denetleme Kurulunun bugünkü Başkanı bu vurgunun gerçekleştiği dönemde Borsa İstanbul'un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Eylül 2026'ya kadar da bu görevi ifa etmiş. Şimdi, siz bu kişiyi alıyorsunuz, Devlet Denetleme Kurulunun başına getiriyorsunuz ve "Gel, kendi döneminde yapmadığın denetim görevini ve sorumluluklarını denetim kurulu başkanı olarak gereğini yerine getir ve dönemini temizle." diyorsunuz. Arkadaşlar, bu kabul edilemez. Ekonomi piyasalarında güven ve istikrar deniyor ya, siz bu şekilde güveni tesis edemezsiniz. Vatandaş arayıp bize ne dedi biliyor musunuz? "Sayın Vekilim, özellikle bunu söylemenizi istiyorum: Bu kanun teklifiyle kurda kuzu teslim ediliyor." dedi. Evet, bu kanun teklifiyle kurda kuzu teslim ediliyor arkadaşlar.

Peki, bunun göz göre göre gerçekleşmiş soyguna, vurguna ilişkin düzenleme olduğunu iddia ediyorsunuz ya, peki, bunun tekrar yenilenmemesi için, tekrar bu mağduriyetlerin yaşanmaması için bu kanun teklifinde neden önleyici düzenlemeler yer almıyor? Yani bir mağduriyet yaşandığında, bir kriz yaşandığında bu krizin üstünü sönümlendirmek değildir Parlamentonun görevi, aynı zamanda yaşanan krizin bir daha yaşanmaması için önleyici mekanizmaları da hayata geçirmek durumundadır çünkü Parlamentonun sadece yasama görevi değil aynı zamanda denetim görevi de vardır ve Parlamento bu görevi yerine getirmek adına, bu kanun teklifinde benzer bir krizin ortaya çıkmaması adına neler yapılacağının, yapılması gerektiğinin de bu teklifte yer alması gerekirdi.

Yine, bu teklif bugüne kadar bu işi bilen, bildiği hâlde gereğini yapmayan, görevini ihmal edenlerle ilgili bir sorumluluk, bir yaptırım düzenliyor mu? Hayır, düzenlemiyor. Yapanın yanına kâr kalacak ise o zaman aynı mağduriyetlerin yaşanması durumunda bu krizin ve mağduriyetlerin giderileceğine ilişkin vatandaşın bu teklife güvenmesini ve inanmasını nasıl bekleyebiliriz? Parlamentonun saygınlığı adına da bu çok önemli, bunu da burada açıkça ifade etmek isterim değerli arkadaşlar.

Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyon kurulmalı çünkü ifade ettiğim gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir de denetim görevi var. Neden bu görevin gereğinin yerine getirilmesinin önüne geçiliyor? Oysaki, hatırlayın, Adalet ve Kalkınma Partisinin ilk iktidara gelişi bankacılık kriziyleydi ve bankacılık krizinden sonra iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisinin Mecliste yaptığı ilk işlemlerden biri, ilk faaliyetlerden biri de bu krizin çözümü için komisyonlar kurmaktı. O zaman bu komisyonları kurdunuz; peki, şimdi neden kurmuyorsunuz? Bütün iktidar milletvekilleri, bakan da dâhil olmak üzere yetkililer diyor ki: "Bu krizde sorumluluğu olanların ucu kime ve nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilip, ortaya çıkarılıp, haklarında gereği yapılsın." Peki, neden Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyon kurularak bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevinin gereğinin yerine getirilmesini bugün engelliyorsunuz, bunu nasıl açıklayacaksınız? Geçmişte yaptınız, şimdi neden kaçıyorsunuz? Üstünü örtmek istediğiniz, ortaya çıkmasından kaygı duyduğunuz bazı gerçekler mi var, bazı kişiler mi var? Ve aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu komisyonun kurulması durumunda bu krizin siyasi uzantılarının da ortaya çıkması sağlanacak. Neden bu gerçekleşmiyor? Değerli arkadaşlar, bunu kabul etmek mümkün değildir, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu sorumluluğunu gereğini yerine getirmek üzere bu komisyonun mutlaka kurulması gerekir.

Yine, bir listeden bahsediliyor, 440 kişilik bir liste arkadaşlar. Neden açıklanmıyor, kimden, neyi saklıyoruz, bu 440 kişi kimdir, siyasi bağlantısı var mıdır? Bu bilgiyi alıp apar topar, kısa sürede bu fondan çıkarak bir kazanç elde etmiş, hatta fahiş kazancı elde etmiş kişiler kimdir? Bunlar ortaya çıkarılmalıdır ve bunlar derhâl açıklanmalıdır.

Yine, komisyonla ilgili ifade ettiğim şeyler sonrasında, , değerli arkadaşlar, SPK başta olmak üzere denetim görevini yerine getirmeyen ve sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlileri derhâl görevden alınmalıdır, haklarında da etkin soruşturma yapılmalıdır. Piyasa dolandırıcılığı ve manipülasyon şüphesi bulunan kişi ve yapıların ilişikleri açıklanmalıdır. Kim, hangi fonla, hangi hisseye, kimlerle birlikte hareket etti kamuoyunun bunu bilmeye hakkı vardır, hele hele o mağdur olan yatırımcıların bilmeye herkesten çok daha hakkı vardır.

Yine, eğer toplanan deliller bir örgütlü yapıyı ortaya çıkarıyorsa örgütlü suç kapsamında değerlendirilmeli ve buna ilişkin yükümlülükler ve gereği yerine getirilmelidir. Gönüllü iade mekanizması kabul edilemez, bunu birçok arkadaşım gibi ben de ifade etmek isterim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)Bu gönüllü iade mekanizması çalıştığında gönüllü iade mekanizmasından faydalananların kimlikleri, kim oldukları ve iade ettikleri miktarların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gereklidir, zorunludur değerli arkadaşlar.

Yine, bankacılık kriziyle geldiniz, görünen o ki fon soygunuyla da gideceksiniz. O nedenle, ahlaki çöküşün önüne geçmek, Parlamentonun saygınlığını korumak ve Parlamento üyeleri olarak bizlerin halktan aldığımız yasama faaliyeti yapma dışındaki denetim görevlerimizin gereğini de yerine getirmemiz adına Türkiye Büyük Millet Meclisinde mutlaka ve mutlaka komisyon kurarak halkın, mağdurların sorumluluk ve haklarının gereğinin yerine getirilmesini sağlamak durumundayız. Parlamentonun onurunu korumak adına arınmaktan korkmayın, gelin siz de arının.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

27 konuşma daha · 14 Ekim 2026

Tümü →
27 konuşmanın tamamı →