Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Adana Milletvekili ·
Yeni Yol
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 2.170 kelime · yaklaşık 11 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sadullah Kısacık (Yeni Yol), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 2.170 kelime.
Sadullah Kısacık (Yeni Yol, Adana). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-kisacik-2026-10-14-tutanak-metni-2 (erişim: 14 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90382
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SADULLAH KISACIK (Adana)Teşekkür ediyorum Başkanım,.
Sayın Komisyon üyeleri, sayın milletvekillerimiz, Sayın Bakan Yardımcılarımız, değerli bürokratlar ve basınımızın güzide mensupları; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Siyasi hayatımda hiçbir Plan ve Bütçe toplantısına bu kadar sorumluluk yüklü olarak geldiğimi hatırlamıyorum. Gerçekten de sorumluluk yükü çok ağır olan bir Plan ve Bütçe toplantısı gerçekleştiriyoruz ve şu anda alacağımız her bir kararın arkasında ciddi bir kul hakkı meselesi var. Yani 455.700 kişinin hakkını, emeğini, alın terini de ilgilendiren bir kanun teklifinin görüşmelerini yapıyoruz şu anda. Şimdi, 455.700 kişi diyoruz ama hani bu sadece bir rakamdan ibaret değil, olay büyüdükçe, gün geçtikçe bize gelen mailler, bize gelen ziyaretler... Mağdurları dinledikçe bu kişilerin içerisinde annesinin tedavi masrafını yatıran kişiler var, çocuğunun okul taksitini yatıran kişiler var, askerlik parasını biriktiren kişiler var bu fonların içerisinde, ev alacak birikimini yapacak kişiler var, araba alacak birikimini yapacak kişiler var hatta arabasını satmış üzerinde bir şeyler daha ekleyip yeni araba alacakken parasına, fonuna el konulan, dondurulan kişiler var. Yani şimdi buna baktığımız zaman milletin tedavi parası, eğitim parası, çocukların eğitim parası, ev parası, araba parası, sağlık giderlerinin parasını birileri çaldı, birileri çaldı değerli arkadaşlar olay bu. Şimdi, olayın bir kere farkına varalım, birileri çaldı. Yemin ediyorum bugün siyasi anlamda da konuşmuyorum, siyasi anlamda konuşmuyorum. Yani şu anda ciddi bir hırsızlık var. Emeklisinden öğrencisine kadar, iş adamından birikim yaparak bir şeyler almaya çalışan kişilere kadar, hatta ömrü boyunca çalışmış, biriktirmiş, bir yere yatırmış kişilere kadar herkesin burada şu anda mağduriyeti var. Bir kere siyasetten bağımsız, ortak payda olarak birbirimize asla kırıcı söz, vesaire söylemeden bu işi çözmeliyiz yani o temel bazda oturmalıyız; burada ciddi bir kul hakkı var. Yani hani diyor ya "Kenarıdicle'de bir kurt aşırsa koyunu/Gelir de adliilahi sorar Ömer'den onu!" Şimdi eğer böyle düşünüyorsak değerli arkadaşlar, burada bulunan hiçbir arkadaşın akşam yatarken kafasını yastığa rahat koymaması lazım, koymamamız lazım yani. Bana göre, bizim bu kul hakkını çözmediğimiz sürece yapacağımız ibadetlerin, vesairenin bundan sonra hiçbir anlamı olmaz. İlk önce burada çok büyük, çok ciddi, çok masum, yüz binlerce insanı ilgilendiren kul hakkı var. Bakın, bir kere bunun adını koyalım; bu, kul hakkı, kul hakkı, dibine kadar kul hakkı. Şimdi, bir kere, bu anlamda, gerek iktidar gerekse bürokratlar hem halk nezdinde hem de Hak nezdinde büyük bir imtihandadır; onu söyleyeyim, çok büyük bir imtihandadır ve iktidarın şu andaki en büyük imtihanıdır bu, siyasi tarihinde. Adı "adalet ve kalkınma" olan, "Aydınlığa açık, karanlığa kapalı." diye kurulan bir siyasi iradenin en büyük, en önemli imtihanıdır bu; şimdi, buna öyle bakalım, hiç koruma moruma vesairesiyle bakmayalım.
Peki, bu sürece nereden geldik arkadaşlar? Sermaye piyasalarına baktığınız zaman, aslında belki Türkiye'de her şeyin en kayıtlı olduğu yer burası, en kayıtlı olduğu yer, kimsenin kaçamayacağı, herkesin bir tuşta ne yaptığının, vesairesinin bilindiği yer. Şimdi, her şey borsa manipülasyonlarıyla başladı. Ne oldu? Bazı şirketlerin değeri ederinin üzerine çıktı, sonra daha da yükseldi, sonra daha da yükseldi. Buna herhangi büyük bir soruşturma, herhangi bir şey açılmadı, buna yenileri eklendi, birtakım halka arzlar yapıldı, halka arzların fiyatları yükseltildi. Tabii, sosyal medyaya baktığınız zaman, küçük yatırımcı, mağdur olan birçok küçük yatırımcı bas bas bağırıyordu ama seslerini duyuramıyordu. Sonra MSCI, Haziran 2026 yılında "Kardeşim, sen ne yapıyorsun ya?" dedi Türkiye'ye. Çünkü MSCI kendi endeksine aldığı fonları senin kurumsal endeksine inanarak biri 30, biri 100... "Türkiye bunu endekse, Borsa İstanbul bunu endekse aldıysa belli kriterleri geçmiştir." dediği bazı hisselerin altına baktığında onun boş olduğunu, aslında bu endekse girmeye değer olmadığını görünce Türkiye'ye "Bak, sende birtakım şeyler oluyor, koordineli şeyler oluyor. Bu, yatırımcıları yanıltıyor. Buna bir tedbir al. Eğer tedbir almazsan seni endeksten bir alt kategoriye düşürürüm, endeksimden çıkarırım." dedi, Haziran 2026. Bu, gazetelerde kısa bir haber olarak geçti, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine bile gelmedi.
Değerli arkadaşlar, bakın, 1 Temmuz 2026 yılında YENİ Yol Grubu olarak ben Mecliste MSCI'ın uyarısını baz alarak bir araştırma önergesi verdim çünkü Türkiye'nin endeksten çıkarılması ne demek ya? Ondan sonra borsayı, bizi dipten toplarsın yani. Uluslararası anlamda o güveni bir daha sağlayamazsın. Araştırma önergesi verdim. Araştırma önergesinde, burada belirttik. Bakın, 1 Temmuz 2026 tarihinde -ve bunun konuşmasını da yaptım- araştırma önergemizde "Borsa İstanbul'da 'Tahtacı Organize Grup' olarak adlandırılan yapılar tarafından gerçekleştirilen manipülatif işlemlerin küçük yatırımcıya verdiği zararın araştırılması, halka arz süreçlerinde uygulanan fiyat istikrarı işlemlerinin şeffaflığı, bu süreçte yaşanan suistimaller ve küçük yatırımcının açığa satış saldırılarına karşı korunması, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul'un piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin caydırıcılığının artırılması için gerekli kanuni değişikliklerin yapılması, yatırımcı tazmin mekanizmaların güçlendirilmesi, mağduriyetlerinin hızlı çözümü gibi konular için gelin, Mecliste bir araştırma komisyonu kuralım." dedik. Meclis, iktidar partisi, Cumhur İttifakı oylarıyla 1 Temmuz 2026 tarihinde reddetti bunu. Olay görmezden gelindi, Meclisin denetim fonksiyonu yok sayıldı ve değerli arkadaşlar, eylül ayında bugünlere geldik. Şimdi, bugünlere gelmemizde bir durum var sonuç olarak; bundan para piyasası fonları ve aynı zamanda da borsa yoğun fonlar ve serbest fonlar etkilendi ama burada para piyasası fonlarına ayrı bir alan açmak istiyorum. Ya, değerli arkadaşlar, bu ülkede para piyasası fonlarına yatırımcı ulaşamıyorsa bu, bizim uluslararası alanda çok büyük bir kaybımız, çok büyük bir itibar kaybımız, net söyleyeyim. Ya, yatırımcı gitmiş, para piyasası fon almış. Para piyasası fonunda ne olur; fon bunu mevduatta değerlendirir, devlet tahvili alabilir, hazine bonosu alır, bilemediniz özel sektör tahvil ve bonoları alır ve bunlar günlük fonlardır, likit fonlardır, her an ulaşılabilecek fonlardır. Ya, şimdi, bu fonların içi boşaldı, risk derecesi 2. Şimdi, kötü amaçlı kullanılmışsa bu fon, içindeki değerler, buradaki içindeki oranlar yüzde 60 ters repo olmuş, buradaki likit fon, para piyasası fonu, hisse yoğun fona dönmüşse yüzde 60'la bunda yatırımcının suçu var mı? Yatırımcı bir haftalık, iki günlük, beş günlük, on günlük yatırım yapmış, tahvil almış. Burada büyük kâr da beklemiyor, para piyasası, maksat enflasyona yenilmeyeyim amaçlı fon. Ya, adamlar enflasyona yenilmeyeyim derken parası çalındı ya, kökü gitti. Ya, böyle bir şey para piyasası fonunda kabul edilemez ve bu finansal piyasaların namusudur, bu para piyasası fonlarının en başta, bir an önce "Yok odur, yok budur, şudur." demeden ödenmesi lazım. Ya, bunlar biraz önce anlattım, tedavi parası, hastane parası veya şirketlerin kasası ya, şirketlerin kasası.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMBuyurun.
SADULLAH KISACIK (Adana)Oto galerici adam, araba alıp satıyor, arabasını saltmış, yeni araba bakarken parayı buraya koymuş yani kasa, çoğu kişinin kasası ve bu reel sektörde de büyük sıkıntılara neden olacak bir konu. Bu kişilerin bir kere araştırılacak bir şeyi de yok, manipülasyon yok burada. Bu kişi günlük mevduat eşleniğinin biraz üstünde ya da mevduat eşleniği ortalamasında yatırım yapan kişiler, burada herhangi bir şey yok. Burada suç varsa fon portföy yönetim şirketleri ve bu sınırların ihlal edilmesini fark etmeyen veya herhangi bir talimatla görmezden gelinmesine sebep olan, işte başta Sermaye Piyasası Kurulu, belki Bursa İstanbul vesaire gibi kurumlardır. Burada yatırımcının vesairenin, hiçbirinin burada fahiş kazanca katılalım diye bir şeyi yok çünkü piyasada da şöyle bir şey var yatırımcılığı bilmeyen açısından: Ya, işte bunlar para yatırmışlar, fahiş kazanca ortak olmak istemişler, şimdi bedelini ödesinler. Öyle bir şey olsa tamam, öyle bir şey yok. Bunu yapan 5-10 ya da 100-200 her neyse, bir avuç kişi.
Gelelim borsa fonlarına. Ya değerli arkadaşlar, Türkiye'de özellikle finansal okuryazarlığın gelişmesi için çok büyük emekler harcandı. Yani aman işte, millet parasını tasarrufa yöneltsin, buradan bir şeyler kazansın gibisinden hatta Finansal Okuryazarlık Günü ilan edildi ilk defa Türkiye'de, 22 Mayıstı zannedersem, Sayın Cumhurbaşkanının himayelerinde böyle bir şey oldu. Aman işte, Türkiye'de tasarruf oranı çok düşük, bu artsın, burada insanlar tasarrufa yönelsin ve finansal okuryazarlığın birinci kuralı şudur: "Ya, sen borsayı bilemeyebilirsin veya yatırımları takip edemeyebilirsin, yatırım miktarın küçüktür, sen bunu fonlarla değerlendir. Gidip de sen hisse senedi alma çünkü sen bilanço okumayı bilmezsin, rasyoları bilmezsin, teknik analizi, temel halinizi bilmezsin, git hisse senedi fonlarından al." denir yatırımcıya. Ee, tamam, yatırımcı da bunu yapmış, adamın suçu yok ki adam gitmiş, "Hisse senedi fonu alayım." demiş. Sonra bir bakmış -işte, burada reklamlar- bir fon yüzde 20 kazandırmış ama başka bir fon yüzde 460 kazandırmış -bakın, bunlar hep onun reklamları- demiş ki: "Ya, bak, bir fon varmış, büyüklüğü 268 milyar, fon büyüklüğünde 1'inci sırada; yatırımcı sayısı da o da 1'inci sırada var. Demek bu kadar yatırımcının bir bildiği var. Tabii, fonların böyle, arkasında parti var, şunlar var, bunlar var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMBuyurun.
SADULLAH KISACIK (Adana)Büyük şeylerden daha fazla... Adam gitmiş, küçük yatırımcılara... Küçük yatırımcıyı boş verin, bankacılar bile getirisi artsın diye yatırımcısının mecburen diyor ki: "Bakın, bunlar iyi getiriyor. Buna girin." Binlerce böyle iyi niyetle giren, parasını borsa yatırım fonlarında değerlendirmek isteyen iyi niyetli... Tüm birikimiyle de onu almış, "Ben bilmiyorum, fona girelim." demiş kişiler şu anda travma yaşıyor, hayal kırıklığı yaşıyor; onun, onların sorumluluğu da bizim şu anda omuzlarımızda.
Şimdi, durum buyken her iki hissede de maalesef, olay yaşandı. Şunu rica ediyorum: En azından bugün olayı bir bilelim ya. Bu fonlarda ne kadar para var? 131 fon tasfiyeye girdi, bize gelen etki analizinde, suç duyurusunda bulunulan kişi sayısı 69. Ya, 131 fon tasfiyeye girdi, her fonun yöneticisi -bilmem neyi- orada manipülasyon yapan 2 kişi olsa minimum 260 kişinin şu anda şey olması lazım. Bu süre çok yavaş gidiyor. Bakın, şu anda ağustos ayında bu sürecin başlamasıyla beraber birçok paranın yurt dışına çıkarıldığı söyleniyor. İnşallah, şu süreçte de, şu 27, 28 günlük süreçte de, 17 Eylülle başlayan süreçte de inşallah, bu yavaş gitmeden, bu ihmalden dolayı atı alan Üsküdar'ı geçmemiştir. İnşallah, atı alan, heybesini dolduran İsviçre bankalarında soluğu almamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMSadullah Bey, lütfen tamamlayalım.
SADULLAH KISACIK (Adana)69 kişi yazıyor etki analizinde değerli arkadaşlar. 131 fon var ya, 131 fon. Şimdi, zaten kamuoyunu da meraklandıran bu: "Bu süreç niye yavaş işliyor, niye bilgi yok? Fonların durumu nedir?" Sosyal medyada her gün başka kişiler fonların durumunu anlatan "Yok, şöyle oldu, yok böyle oldu; yatırımcı sayısı arttı, yatırımcı sayısı azaldı gibi." gibi bilgiler veriyor ve burada şunu söyleyeyim: Sermaye Piyasası Kurulunun böyle bir süreçte, her gün çıkıp -kriz var ya, bu bir kriz artık- açıklama yapması lazımdı basın toplantısıyla, "Bugün şunu yaşadık, bugün şöyle oldu, bugün şunlara ulaştık, bugün şunların ifadesini aldık." gibi ama maalesef, 455 bin kişiyi ilgilendiren, birinci derecede ilgilendiren bir olayda biz bir kriz yönetimi açıklaması da görmedik. Fon Kurulu toplandı, açıklamayı İletişim Başkanlığı yaptı; böyle bir şey olabilir mi ya, böyle bir kriz yönetimi olabilir mi değerli arkadaşlar?
Şimdi, gelelim bunların tasfiyesine. Değerli arkadaşlar, konuşmamın başında söyledim, dedim ki: Bizim burada adil olmamız lazım, biraz önce Usta da söyledi, adil olmamız lazım diye. Şimdi, burada "1 milyona kadar, kişilerin parasını yatıralım." demek, ne demek biliyor musunuz? "Biz elimizdeki parayla yatırımcı sayılarını azaltalım, 1 milyonun altında, fazla kişi var, onları bir azaltalım. Dolayısıyla, tepki gösterecek kişi sayısını azaltalım ama onların yükünü de 1 milyonun üstündekilere yıkalım." Ya, arkadaşlar, bu olmaz. Bakın, burada mali müşavirsiniz. Burada Sermaye Piyasası Kurulunun yani fonun temelini bilen... Fon nedir? Hepimiz bir pay almışız, değil mi? Hepimiz bir pay almışız, girmişiz, hepimiz ortağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun.
SADULLAH KISACIK (Adana)Ben 30 almışım, siz 300 almışsınız; kazanırsak ben 30 kazanacağım, siz 300 kazanacaksınız ama kaybedersem de mantık nedir? Azdan az gider, çoktan çok gider.
İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul)Mağdur yok ortada.
SADULLAH KISACIK (Adana)Nasıl "Mağdur yok." Başkanım?
İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul)Mağdur yok ortada, herkes bilerek, isteyerek bir yere girmişse...
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana)"Bilerek, isteyerek..." diye bir şey olur mu ya! Devletin dolandıracağını mı biliyor? Allah Allah...
SADULLAH KISACIK (Adana)Hayır yani "mağdur" derken anlamadım.
İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul)Kendi kendime konuştuğumu varsay.
SADULLAH KISACIK (Adana)Tamam.
Şimdi, zaten kanunda yazıyor, bu işe bulaşanlar, milyarı olanlar vesaire olanlar, onu ayrı tutuyoruz Başkanım, o zaten kanunda var, o ayrı. Ben 2 milyonu olanlar, 3 milyonu olanlar, 5 milyonu olanlar için söylüyorum. İşin hakkaniyeti... Siyaseten konuşsak böyle konuşmayız, sayı orada daha fazla ama eğer biz burada adalet için konuşacaksak şimdi ortak bir şeyden yükü öbür kişiye yıkarak yapmamalıyız, olmamalı. Dolayısıyla bu kısma da bakmalıyız.
Diğer taraftan, burada en önemli yapılacak şey güçlü bir tahsilat ve takip mekanizması kurulması, en önemli şey, bu, en önemli şey. Yani hızlı bir şekilde, uzmanlardan oluşan, bilişimin altyapısını en iyi şekilde kullanan... Eğer yetki gerekiyorsa daha da fazlasını verelim, daha da fazlasını verelim. Genel Başkanımız söyledi "Bir görev gücü lazım bunda." dedi, Ali Babacan söyledi, bir görev gücü lazım bununla ilgili. Bir görev gücü olsun, yetkilerini de verelim, gitsin bu hırsızların var ya ciğerini söksün, ciğerini. Hırsızların, buna bulaşanların, bunların yakınlarının, buna aracılık edenlerin ciğerini sökecek. O "clawback" dediğimiz, "clawback" mekanizması burada en önemli mekanizma ama bu kanunda onun da detaylarında SPK'ye sanki çok yetki verilmiş, tam göremiyoruz ama çok güçlü bir mekanizma acilen lazım Başkanım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMSayın Kısacık, maddelerde devam ederiz.
Buyurun.
SADULLAH KISACIK (Adana)Yani bizim bu mekanizmayı koyup, her bir vatandaşımızın tek kuruşu kalmayana kadar, hatta TEFE, TÜFE gibi, eğer süreç uzarsa o süreçteki mağduriyetini de ekleyerek bu süreçte ödemeleri yapmamız lazım.
Son olarak benim şöyle bir sorum olacak: Bu para bloke işi... Daha önceden satıp, TEFAS'ta onaylanıp ama hesabına para yatmayanlar... Şimdi, burada SPK Kanunu'nda bir maddeden dolayı da hak doğuyor. Dolayısıyla para blokeli durumlarla ilgili çok soru alıyoruz. Bunun da burada bugün cevabını yatırımcılara verelim diyorum.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
27 konuşma daha · 14 Ekim 2026