İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Cevdet Akay

Karabük Milletvekili · CHP

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 1.899 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cevdet Akay (CHP), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.899 kelime.

Cevdet Akay (CHP, Karabük). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-akay-2026-10-14-tutanak-metni-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90380

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CEVDET AKAY (Karabük)Teşekkürler Başkanım.

Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri, çok kıymetli hazırun; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten çok önemli bir kriz ve fon yolsuzluğuyla karşı karşıyayız. Resmî rakamlara göre 455.758 tekil kişinin etkilendiği ama bu tekil kişilerin halası, dayısı, arkadaşı üzerinden de bu fonda değerlendirmeler olduğu ve borsada direkt alım-satım yapan hisselerde kişilerin de olduğu dikkate alındığında yaklaşık 1,5 milyon kişiyi ilgilendiren ve aileleriyle beraber de 4,5 milyon hane halkını ilgilendiren bir krizden, yolsuzluktan bahsediyoruz. Mağdur durumda olan çok insan var, vatandaşlarımız var; emeklisi var, asgari ücretlisi var, işçisi var, doktoru var, hemşiresi var, hekimi var, beyaz yakalısı, mavi yakalı var. Hepimize mailler geliyor, telefonlar geliyor. 71 yaşında -kalp krizi- bütün birikimini buraya yatırmış bir teyzemiz var; emekli olmuş, emekli ikramiyesini, kıdem tazminatını buraya yatırmış bir büyüğümüz var; düğününü yapmış, altınlar takılmış, takıları bozmuş, buraya yatırmış; araba alacak, alıncaya kadar araba parasını buraya yatırmış; kredi borcu olan, taksit borcu olan, bu fondaki gelirle enflasyon karşısında para erimesin diye, biraz daha fazla kazanayım diye buraya yatıran ama darda olan insanlar var. Ya, depremzede var; Hatay'da depremden kurtulmuş, on beş gün sonra evlenecekler, karı koca olacak bir çift var, paralarını buraya yatırmış, evlenemiyorlar, kaybetmişler yani durum çok vahim ama bunun karşılığında da kazananlar var, fahiş gelir elde edenler var, bağlantısı olanlar var, siyasetçisi var, bürokratı var, her kim varsa var. Esasında bu -Sayın Hazine ve Maliye Bakanının ifade ettiği gibi, 2025 yılının son çeyreğinde manipülatif işlemler olduğunu ifade ediyor, SPK'yi görevlendiriyor, göreve davet ediyor, gerekeni yapsın diyor- o tarihten çok önce sinyalleri vermiş. Ben bağımsız denetim raporlarını inceledim, 2020 yılından 2026 Mart yani ilk çeyrek sonuna kadar Teranın raporlarını inceledim; ya, o kadar vahim durumlar var ki sürekli zarar etmiş, mali yapısında sürdürülebilirlik olmamış, borçlanma oranı çok yüksek. Buradan şirket ortaklarına veya şirket ortaklarının, portföy yatırım şirketlerinin hissedarlarının dolaylı yönden bağlantıda olduğu kurumlara çıkan paralar var. Bir şirketin 2025'te 2,47 milyar nakit varlığı olup da sadece üç ayda 4,24 milyona inmesi -yani bakın, milyardan milyona ifade ediyorum- buna karşılık finansal varlıklarının da 3,85 milyar artması ilgi çekici, sadece bilanço hareketleriyle izah edilemez bu. Bu para çekilirken nerelere gitmiş, bunun karşılığında hangi finansal varlıklar hangi fiyattan alınmış, hangi kıymetler alınmış? Bunlar araştırılmamış ve bunlar KAP'a açıklanmış, bildirilmiş, SPK'nin bilgisi dâhilinde olan işler.

Şimdi, düzenleme ve denetleme kurumu diyoruz, gözetim görevi de var. Sermaye Piyasası Kurulu niçin zamanında görevini yapmamış? Bakın, ta bu zamandan başlayan hatalar zincirinden bahsediyorum, savcılığın bildirimlerini söylemedim, o kenarda duruyor.

Şimdi, Sayın Bakan talimat verdiği hâlde görevini yapmayan SPK yöneticileri kimdir, Başkan mıdır? Yapmadıysa gelsin, açıklasın, onun da burada olması lazım. O Sayın Başkan şimdi Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun da başında. Yani muhasebe standartlarının denetim görevinin başındaki bir kişi SPK'nin eski Başkanı. Şimdi, onun da gelip burada mesela, bu olayların nasıl olduğuyla ilgili bilgi vermesi gerekirdi, biz bunu bekliyoruz. Gelen var mı? Maalesef, gelen yok.

Şimdi, bütün bu bağlantıların çıkması gerekiyor. Burada, tabii, siyasetçilerin ve bürokratların bağlantıları bir kenarda duruyor, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının da burada bu fonlara para yatırdığını görüyoruz; Türkiye Varlık Fonunun, yine, aynı şekliyle, İşsizlik Sigortası Fonu'nun. İşsizlik Sigortası Fonu'nun aktif büyüklüğü ağustos sonu 851 milyar, binde 44'ünü yani yaklaşık binde 5'ini bu sermaye piyasası fonlarına yatırmış; 3,4 milyar TL, kâr mı ettiler, zarar mı ettiler, parası orada mı kaldı? Bu fonda kamu kurum ve kuruluşlarının, bazı belediyelerin de parasının kaldığını duyuyoruz. Başka yerlerde de ne var? "Insider trading" alıp onlar da mı para kazandı yoksa destekleyip zarar mı ettiler? Bütün bunların açıklanması ve ortaya konulması gerekiyor.

Kıymetli vekiller, değerli hazırun; Türkiye Varlık Fonu, biliyorsunuz, Borsa İstanbulun sahibi yani hissedar olarak ana hissedar, tamamı oraya ait ve oradaki yöneticiler de Borsa İstanbulda yönetici olarak görev alıyorlar. Takasbank diye de bir kuruluş var, Takasbankta yönetim kurulu üyeleri var, Takasbank yönetim kurulu üyelerinin portföy şirketleri var mesela, genel müdürü olmuş, yönetim kurulu üyesi olmuş. Açıkladığım için bir mahzur görmüyorum, Murat Onuk, Takasbank Yönetim Kurulu üyesi, Arz Portföy Yönetim Kurulunun Başkan Vekili ve Genel Müdürü. Yine, aynı şekilde, Murat Tacir, Tacirler Yatırımın Yönetim Kurulu Üyesi. Şimdi, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık Takasbank Yönetim Kurulu Başkanı.

Şimdi, Varlık Fonundan yetkili arkadaşımız var mı Başkanım? Onların da bulunması gerekirdi, çağırılmadı mı bilmiyorum.

BAŞKAN MEHMET MUŞBiz, sanırım, çağırmadık onları.

CEVDET AKAY (Karabük)Evet, mutlaka olması gerekirdi, en kritik kuruluşlardan biri, onlara da sorumuz olurdu.

Şimdi, bu kişiler hem Takasbanka hem bütün her şeyi hâkimler ve bir taraftan da portföy şirketlerinde yönetim kurulu üyeleri. Oradaki bilgilerin "insider trading" dediğimiz olayın işte tam göbeğinde olmuş kişiler. Bu bilgileri alıp kendi portföy şirketlerine de ekstra kazançları çok rahat sağlayabilirler, bununla ilgili hiçbir önlem alınmadı. Varlık Fonunda kişiler yok ama gene de söylemek zorundayım.

Şimdi, burada Varlık Fonunu yöneticisi Erişah Arıcan Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı. Cumhurbaşkanı İdari İşler Başkanı Hakkı Susmaz yönetim kurulu üyesi. İletişim Başkanımız Burhanettin Duran yönetim kurulu üyesi. Şimdi, tabii ki bu kuruluşlara yönetim kurulu üyesi atanacak ama bunların ne kadarı bu işlemlere hâkim, ne kadarı detaylı olarak bu olayları biliyor, onun da sorgulanması gerekiyor.

Şimdi, sahip ve yönetici, denetleyen ve icracı aynı olduğu zaman bu işten ne sonuç çıkarmayı bekliyorsunuz? Şimdi, 20 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediliyor. Borsanın değeri 116,5 milyar dolara düşmüş yani 5,3 trilyona yakın bir rakam ortalama kurdan. 48 milyar doları da borsaya açık şirketlerde. Şimdi, bunun hesabını kim verecek? Bir taraftan fahiş gelir elde edecek bir grup var, düşük fiyattan alıp yüksek fiyattan çıkıp vatandaşları mağdur eden, haksız kazanç elde eden kişiler var. Bir taraftan Sermaye Piyasası Kanunu var, 21'inci madde diyor ki "Örtülü kazanç... Örtülü kazancın tespit edildiği anda -buradan- bu portföy şirketlerinden paralarını çeken hissedarlar gibi düşünün yani şirkete borcu olan hissedarlardan bahsediyoruz portföy şirketine veya onların dolaylı veya direkt ilişki içerisinde olduğu, yüzde 50'den fazla hissesi olduğu kurumlara giden paralar var. Bunların kanuni faiziyle beraber çağırılması gerekiyordu, geri iade edilmesi gerekiyordu. Sayın Vekilim, kanun teklifinde maddelerde görüşeceğiz, şey yapacağız, böyle bir çağrı yok SPK'de, böyle bir hamle yok. Hatta bunu tespit ettikten sonra iade etmezse o yetkili kuruluş, o kişiler yine aynı kanunun 110'uncu maddesine göre en az üç yıl hapis cezası var, savcılığa suç duyurusunda bulunması gerekir. Bütün bu önlemler zamanında alınsaydı olay bu boyuta gelmezdi. Yani görevini yapmayan denetim kurulları var veya bunlara baskı yapan siyasi bir otorite var, güç var, iç içe girmiş, bir kazanç ortaklığında birleşmiş planlı, programlı hareket eden bir kitle, bir grup var; bunlar hesabını vermek zorunda. Parayı böyle geri iade etmekle -ihtiyari hesaplar açılmış- bu işten kurtulmak mümkün değil.

Şimdi, kamuoyunda da çıktı, çok isim vermek istemiyorum, bir sürü işte bakan, bakan yardımcısı, eski bakandan bahsediliyor. Ya, şirketi yurt dışı bir şirketle, Finlandiyalı bir şirketle adı geçen şahıs şirket burada bir fona ortak oluyorlar, şirketin 9,90 hissesini karşılıklı alıyorlar, daha sonra bu şirketten paraları o yurt dışındaki şirkete transfer ediyorlar, yurt dışında tarım şirketi alıyorlar. Yine, bu borsada İsviçre'de, Avusturya'da, Finlandiya'da, Lüksemburg'da paravan fonlar üzerinden işlem yapılıyor, off-shore üzerinden işlem yapılıyor. Şimdi, görünenin haricinde görülmeyenlerin de üzerine gidilmesi gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun.

CEVDET AKAY (Karabük)Dijital transferler var, paylaştık, 3 milyar dolar ve 5 milyar dolar soğuk cüzdanlarla yurt dışına çıkartılmış. Adalet Bakan Yardımcımız da burada galiba yanılmıyorsam, Sayın Bakan Yardımcımız da burada, konunun takip edildiğinin farkındayım, ben de ihbar niteliğinde bu tip bir açıklamayı yaptım, bunun sonuçlandırılması lazım. Sadece bu değil bunun gibi çok benzer şey var. Yaklaşık 400 milyar TL'den bahsediyoruz. 400 milyar TL'yle neler yapılabilirdi? En düşük emekli aylığı 23.552 TL, 17 milyon emekliye bu parayı ödeyebilirdiniz. Faiz gideri 2 trilyon 742 milyar olacak, şu anda 2,2 trilyon oldu yani bunun yedide 1'inden kurtulabilirdik. Yazıktır, günahtır, bu paraların geri alınması gerekiyor.

Şimdi, kamu kurum ve kuruluşları deyince bazı kamu bankaları var, tek hisseli serbest fon kuruyorlar ve bu kurdukları fon içerisindeki... İsmini de vereyim: Borlease de lütfen araştırın, Borlease araştırın. Hangi kamu bankası serbest fon kurmuş söyleyelim: Ziraat Portföy kurmuş, ZR3 fonu. Tek hisse veya çok yoğunlaşmış fonlar. Şimdi, bu yüzde 80 zarar edince, borçlarını ödeyemez hâle gelince bu fon fiilen batmış durumda. Buraya yatırım yapan kişiler, mağdurlar, vatandaşlar var. Bu nasıl çözülecek? Buradaki hareketten kimler, ne kâr elde etti? Bunların tespit edilmesi lazım. Hangi genel müdür, hangi yönetim kurulu üyesi, hangi genel müdür yardımcısı, birinci veya ikinci derece akrabası ne tip işlem yaptılar ve ne kazanç elde ettiler? Bunlar araştırıldı mı? Araştırılması gerekiyor. Yine, Tera fonunda üst düzey bir kamu bankasının genel müdürü, yönetim kurulu üyeleri, genel müdür yardımcısı direkt alım satım yapıyor, fahiş kârlar elde ediyor, yakınlarıyla beraber, isimleriyle beraber yapıyor. Bütün bunların tespit edilmesi lazım. Kamu kurum ve kuruluşları derken bunu da kastediyorum, burada bir vurgun var değerli milletvekilleri. Ben hepinizin çok rahatsız olduğunu biliyorum, işini çok düzgün yapan bürokratları tenzih ediyorum ama zamanında bu tespiti yapmayan herkes hesabını vermek zorunda.

Şimdi, TMSF'ye çok zor bir görev verildi, bence sadece TMSF'nin üzerine bırakılabilecek bir şey de değil, güçlü bir şekilde yurt dışına çıkan bu paraların getirilmesi gerekiyor. MASAK'a da sesleniyorum: Egmont diye uluslararası bir istihbarat birimi var, bu birimle irtibata geçin. 193 ülke üye, bütün bu yurt dışındaki mal varlıkları tespit edilsin, illiyet bağları kurulsun, şirketlerin hesapları yurt dışında tespit edilsin ve bunlar gerekirse kırmızı bültenle geri çağrılsın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CEVDET AKAY (Karabük)Maddelerde az konuşacağım Başkanım.

BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun.

CEVDET AKAY (Karabük)Mağdurların mağduriyeti giderilsin. Kamu kaynaklarının kullanılmaması gerektiğini söylüyoruz, eğer yeterince disiplinli bir şekliyle çalışılırsa ve iyi bir hukuk ordusu kurulması gerekiyor işini bilen, İmar Bankasında olduğu gibi, geçmiş dönemde olduğu gibi. Burada SPK'nin de ayrıca dava açılacak konuları var, onlara girmeyeceğim, bütün bu paraların geri getirilmesi gerekiyor.

Ben 24 Ocak 2024'te bir açıklama yapmıştım gayrimenkul değerleme şirketlerindeki usulsüzlüklerle ilgili, SPK lisanslı şirketlerle alakalı. Bakın, o dönemde de bankalarda kredi ilişkilerinde ekspertiz değerlerinin şişirildiğinden ve vatandaşlıkla ilgili düzenlenen bu değerleme raporlarının hileli olduğundan, gayrimenkullerin değerlerinin çok yüksek olduğundan bahsetmiştim, akabinde çıktı. Bir sürü değerleme şirketi var, oradan tutuklananlar var. Şimdi, bu değerleme şirketlerinde de iki üç yıl önce hissesi devrolmuş ama sektörde bir numaraya gelmiş, bütün bankalardan sözleşmeyle bu işleri almış gayrimenkulleri değerleyenler var yani bunlara kim tavassutta bulunuyor, arkalarında kim var, bunlar niçin hatalı raporlar düzenliyorlar ve bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını yerlerde süründürüyorlar, bütün bunların da açıklığa çıkarılması gerekiyor. Yolsuzluk, usulsüzlük ve liyakatsizlik had safhada, ülke böyle gitmez değerli milletvekilleri yani şu anda bir hareket başlatıldı ve sonuna kadar gidildiği takdirde vatandaşlarımızın bir kuruşu dahi kalmaz, hepsi ödenebilir bunların. Vatandaşımız devletine her şeye rağmen güveniyor, denetim kurumlarına güvenmek istiyor, somut bir program bekliyor, alacaklarının nasıl ödeneceğini bekliyor ve yatırımcı büyükmüş küçükmüş fark etmez, nitelikli yatırımcıymış, borsaya güvenmiş ve yatırım yapmış ve ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamış. Bütün bunların olabilmesi ve tekrar güvenin sağlanabilmesi için az önce Sayın Oluç bahsetti, işte Morgan Stanley Capital International'ın görüşünden, raporundan, işte gelişmekte olan piyasalardan sınırlı piyasalara ineceğinden. Nasıl gri listedeyken sabit sermaye yatırımı gelmiyorsa bu kriterler ortadan kaldırılmadan, güven yeniden tesis edilmeden borsaya da dış kaynağın girmesi mümkün değil. Yani Norveç Varlık Fonunun 2 milyar kron para kaybettiği söyleniyor, 208 milyon dolar bu fonlarda geçiyor, Citigroup için de aynı şey söyleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CEVDET AKAY (Karabük)Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun.

CEVDET AKAY (Karabük)Bunlar doğruysa hakikaten durum çok vahim ve dolayısıyla bu işin neticelenmesi için müsebbiplerden hesap sorulması, sonuna kadar bu tahsilatların yapılması, tahsilat da yetmez, organize olarak bu işi yapan, planlı, programlı yapan kim varsa kanuni yollardan cezalarının verilmesi ve bunların gerekirse içeriye atılması gerekiyor ancak böyle bu ekonomiye güven gelir ve hak yerini bulur diye söylüyorum ve hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

27 konuşma daha · 14 Ekim 2026

Tümü →
27 konuşmanın tamamı →