İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tas.(ss.842)

Cevdet Erdöl

Trabzon Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 77. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Mart 2005 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cevdet Erdöl (AK Parti), 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TAS.(SS.842)); konuşma 497 kelime.

Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tas.(ss.842)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2005-03-30-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tas-ss-842 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CEVDET ERDÖL (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bir konuya açıklık getirmek için söz almış bulunuyorum.

Daha önce kabul edilen kanunda "çocuklar üzerinde bilimsel deney hiçbir surette yapılamaz" ibaresi vardı. Bu, pek çok, çocuklara dayalı çalışmanın, tezlerin, araştırmaların önünü tıkamakta olacaktı 1 Nisandan sonra. Şöyle ki: Mesela, üç aylık çocuk ile dört aylık çocuk arasındaki karaciğer büyüklüğüne ultrasonla bakmak isteseniz, bu madde ona mâni oluyordu. Dolayısıyla, hiçbir çocuk hekimi, hiçbir çocuk diş hekimi, hiçbir çocuk kardiyoloğu, nefroloğu, tez dahi yapamayacak duruma gelecekti. Bu, ciddî bir sakınca oluşturmaktaydı tıp açısından.

Onun için, şu ibarelere lütfen dikkatinizi çekmek istiyorum: Öncelikle, tabiî, insan üzerinde bilimsel deney yapabilmenin belli şartları vardır; bu şartları haiz olunacak, bunun yanında, diğer şartları da haiz olunursa ancak çocuklar üzerinde bir araştırma yapılabilecek. Bu, yani, halka öyle arz edildi ki, sanki çocukları doktorlar yoldan çevirecek, şöyle yatırıp kesecek, bakacak, karnında ne var diye araştırma yapacaklar... Bu şekilde, çok amiyane olarak, basın ve diğer bazı kişiler tarafından sunuldu, çok yanlış bir şekilde sunuldu; bunu düzeltmek istiyorum.

Öncelikle şunu ifade ediyorum: İnsan üzerinde rızaya dayalı deney yapılabilmesi için, deneyle ilgili yetkili kurulların karar vermesi lazım, etik kurulun karar vermesi lazım. Onun yanı sıra, insandışı deneylerle ve gerekli hayvan deneyleriyle doğrulanması gerekiyor. Onun haricinde, yapılan bu deneyin, insanın sağlığı üzerine öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması gerekiyor. İnsan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerle uygulanmaması ve sair gibi, erişkinler üzerinde dahi insanlara deney yapmanın çok çeşitli kısıtlamaları var. Bunun yanı sıra, biz, çocuklar için ayrıca diyoruz ki, erişkinler üzerindeki bu kıstaslara ilave olarak, çocuklar üzerinde bu deneyin muhakkak yapılması gerekmiş olması lazım; yani, çocuklar üzerinde bu deneyi yapmadan bir sonuca varmanız mümkün değil. Mesela, üç aylık çocuğun karaciğer büyüklüğünü ölçebilmek için, bunu büyük bir insanda yapıp da kilosuna göre bölmeniz sizi sonuca ulaştırmaz. Dolayısıyla, muhakkak bunu çocuk üzerinde yapmanız lazım.

Bunun yanı sıra, çocuğun kendi rızasını almanız gerekecek; eğer, tefriki kabilse, çocuk, ayırt etme özelliğine sahipse. Artı, bu yetmiyor; annesi ve babasının yazılı muvafakati, o yoksa vasisinin yazılı muvafakati gerekiyor. Dolayısıyla, bundan başka -bunu da yeterli görmemişiz- bir çocuk hastalıkları uzmanının da bu yetkili kurullarda, etik kurullarda muhakkak olmasını sağlamışız teklifle. Dolayısıyla, demek ki, o kadar önemli kıstaslar getirmişiz ki, erişkinde yapılacak olan araştırmaların, çalışmaların, deneylerin, birçok maddeyle kısıtlayarak, çocuklar üzerinde, mecbur kalındığında, bu tetkiklerin, deneylerin, araştırmaların yapılmasını mümkün kılmaktayız. Bunun bu şekilde bilinmesini ve bu şekilde algılanmasını istirham ediyorum. Yoksa, hiçbir hekim, hiçbir insan, hiçbir canlıyı zevk için, deney için kullanamaz. Zaten, çocukları bırakınız, erişkinler üzerinde dahi bilimsel deney yaptığınız zaman, zevkine, hiçbir gereği yokken yaptığınız zaman, zaten kanunumuzda bunun cezası var. Dolayısıyla, çocuklar üzerinde herhangi bir haklı gerekçeye dayanmadan keyfî olarak deney yapıldığı, araştırma yapıldığı, çocukların kobay yapıldığı, yapılmak istendiği gibi çok çirkin, acımasız ve tıp mesleğinin onuruyla bağdaşmayacak hakaretlerin hiçbir meslektaşıma ben yapılmasını yakıştıramıyorum; yapanları da kınıyorum. Bilmeden, lütfen, konuşmasınlar. Nedenlerini, niçinlerini araştırarak o şekilde yazılarını yazsınlar. Lütfen, insanları, gece gündüz 24 saat çalışarak insanlara hizmet veren bu hekimleri, lütfen, çirkin iftiralara maruz bırakmasınlar diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

44 konuşma daha · 30 Mart 2005

44 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook