İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Durdu Özbolat

Kahramanmaraş Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 90. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Nisan 2008 · 595 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Durdu Özbolat (CHP), 15 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 595 kelime.

Durdu Özbolat (CHP, Kahramanmaraş). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durdu-ozbolat-23-2008-04-15-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 70’inci maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yedi bin iki yüz gün çalışıp gerekli primleri ödeyebilmiş bir vatandaşımız, altmış beş yaşına gelinceye kadar maaş bağlanabilmesi için beklemesin, bu koşulu yerine getirene kadar, hesaplanacak aylığın yüzde 50’sini alabilsin. Daha sonra da, her yılın ocak ayında bu oran yüzde 1 artırılsın, yaşı dolduğu zaman emekli aylığının tamamını alsın istiyoruz.

Tabii, hazırlanan yasanın kendi içinde tuzaklarla dolu olduğunu gözlerden kaçırmamamız lazım. Bugün işe başlayan bir genç kesintisiz yirmi yıl çalıştığı takdirde gün sayısını 2028 yılında tamamlamış olmasına rağmen, 2036 yılından itibaren kademeli artıştan dolayı 2048 yılında 5510 sayılı Yasa ile öngörülen altmış beş yaş koşulu devreye gireceği için altmış yaşında değil, altmış beş yaşında emekli maaşına kavuşabilecektir. Yani ekstradan beş yıl daha bekleyecektir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde geçmişten bugüne her krizde ilk önce akla gelen çalışanlar ve onların sosyal hakları olmaktadır. Başbakan veya ilgili bakanlar daima sosyal güvenlik teşkilatlarının açıklarından ve bu açıkların ülkeyi batıracağından bahsetmeden duramazlar. Oysa bu açıkların nedeni ne işçiler ne memurlar ne de küçük esnaftır; asıl neden hesap bilmeyen hükûmetlerdir, asıl neden kayıt dışı çalıştırılan insanlarla ilgili gerekeni yapmayan hükûmetlerdir.

Emekli maaşının bağlanma yaşını altmış beşe çıkarmak, emekçinin deyişiyle “mezarda emeklilik”tir. Gelişmiş ülkelerin tümünde ortalama yaşam süresi seksen yıla dayanmışken bu bizde altmış yedidir, yani aradaki fark on üç yıldır. Sürekli “Avrupa’da emekli yaşı altmış beş” diye gündeme getirilen şey gerçekçi olmaktan uzak, hatta acımasız bir şeydir. Orada emekli olan insanlarla bizim ülkemizdeki emeklileri bir tutmak abesle iştigal etmektir. Neresinden tutarsanız elinizde kalır. Oradaki yaşam standardıyla bizimki arasında dağlar kadar fark olduğunu herhâlde konuşmaya gerek yoktur. Gelişmiş ülkelerde emekli olanlar dünya turuna çıkıyor, bizimkiler köylerine zor dönüyor.

Değerli milletvekilleri, bu yasayı gündeme getirmek emekçi insanlar için ekmeği aslanın ağzından değil, midesinden alın demektir. Çalışanlar için patronlarını sigorta yaptırmaya ikna etmek bir dert, yedi bin iki yüz günü doldurmak ayrı bir derttir, bir de altmış beş yaşını bekle demek aslında emekliliğin artık hayal olduğunu söylemekle eşdeğerdir. Aslında Hükûmet bu yasayı hiç gündeme getirmeden rafa kaldırsaydı en hayırlı şeyi yapacaktı. Sürekli sıkışınca dedikleri “millet iradesi” lafı var ya, o millet emekli olamadan açlıktan ölecek, iradesini de hükûmete rehin bırakacaktır. Lütfen, bu milletten aldığınız yetki, onların iradesiyle onları açlığa mahkûm edecek, yaşlılıklarında emekli maaşı alamayacakları bir düzenlemeyi hayata geçirmeyiniz. Bu ülkenin asıl sorunu, sosyal güvenlik kurumlarının yarattığı açıklardan çok, her yıl yerli ve yabancı tefecilere ödenen faizdir. Siz, asıl, her yıl ödenen ortalama 40 milyar dolar faizi çözerseniz, emekçilerin boğazından da elinizi çekersiniz.

Bu yasayı, esas olarak, IMF ve uluslararası sermaye gündeme getirmiştir. Yıllardır o çevrelerin sözcüleri sosyal güvenlik teşkilatlarının açıklarının sürdürülemez noktaya gittiğini beyan edip durmuşlardır. Nedeni? Bu ülkenin ödeme dengesinde bir sorun olursa, alacakları faiz zora girer diye.

Bir emekçinin, kamuda çalışmıyorsa eğer, yedi bin iki yüz günü tamamlaması zaten oldukça büyük bir tesadüf olacaktır. Hadi tamamladı, altmış beş yaşına kadar maaş bağlanmasını beklemek, açlıktan ölmemek için çalışmasını devam ettirmek dışında hiçbir seçeneği olmayacaktır. Sizin düzenlemenizle, primler artırılarak emeklilerin çalışması zorlaştırıyor. Oysa siz, emeklileri emekli olduktan sonra çalışmalarına gerek kalmayacak düzenlemeler yapmakla mükellefsiniz.

Bizim emekçilerimiz, ne kadar işlerini bilirlerse bilsinler, büyük alışveriş merkezlerinde mısır tezgâhı açacak sermayeyi bulamazlar, otellere yumurta satacak organizasyonu kurup çocuklarına gemi falan alamazlar. Onların emeklerinden başka satacakları hiçbir şeyleri yoktur. Karşılığında huzur içinde geçirecekleri yıpranma parası, yani emekli maaşlarını alırlar ve ölmeden birkaç yıl onurlarıyla, belediyelerin vereceği birkaç çuval patates, soğana muhtaç olmadan yaşarlarsa, başka da bir şey istemezler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 15 Nisan 2008

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook