5229 sayılı bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.665)
Iğdır Milletvekili ·
Genel Kurul, 122. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Eylül 2004 · 249 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Dursun Akdemir, 17 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5229 SAYILI BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.665)); konuşma 249 kelime.
Dursun Akdemir (Iğdır). “5229 sayılı bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.665)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 17 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2004-09-17-5229-sayili-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yap (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün görüşülmekte olan konu, gerçekten, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan herkesi huzursuz etmesi gereken bir konudur.
Ben, bir kariyer elemanı olarak, doktor, profesör olarak, bu çatının altına gelip de bu konudan faydalanmak isteyen bir öğretim üyesinin olacağını sanmıyorum ve bu kanun çıksaydı dahi -benim tanıdığım, arkadaşlarım var- bu unvanı kabul etmezlerdi. Dolayısıyla, kanunların acele olarak Meclisten geçirilmiş olması, milletvekillerinin Mecliste görüşülmekte olan tasarıları inceleme fırsatı bulamaması, bu şekilde yanlışların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Ne güzel olmuştur ki, Cumhurbaşkanlığındaki hukukçular ve Cumhurbaşkanı tarafından bu eksiğin fark edilerek kanunun geri gönderilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsiyetini bir bakıma korumuştur. Bundan sonra, kanun tasarılarının, Meclise getirilirken, bu şekilde, acele olarak getirilmemesini ve milletvekillerine tasarıları inceleme fırsatı verilmesini, eğer, İçtüzükte değişiklik gerekiyorsa da, bunun yapılmasını temenni ediyorum.
Her ne kadar grubu olmasa dahi, böyle bir kanun geçirilirken, Doğru Yol Partisi de, bilgisi olmuş olsaydı, önceden inceleme fırsatı olsaydı, belki, bu hatanın olmamasına yardımcı olabilirdi.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bir bilim adamı -Sayın Hocamız, bilge kişiliğiyle Nevzat Yalçıntaş Hoca belirlediler- çok kolay yetişmiyor. Bulunduğu branşta, ilgi alanında, belli süreler içerisinde, hele, özellikle tıp alanında, gece gündüz deneyler yaparak, hastalar üzerinde yaptığı ameliyatları takip ederek, müşahede ederek, gözlemleyerek ve onları kaydederek, belli bir sonuca vardıktan sonra, bu sonuçları, araştırma halinde yayımlama imkânı buluyor -ki, yayımlanırken dahi, her kelimenin anlamı özel olarak seçilerek yazılıyor- ve uluslararası dergilerde yayımlanıyor.
Düşünelim, Türkiye Büyük Millet Meclisinde süresi geçen bir arkadaşımızın, beş yıl sonra tekrar üniversiteye döndüğünde, sıfırdan başlaması gerekecek.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
13 konuşma daha · 17 Eylül 2004