Çalışma saatleri hakkında
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 122. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Eylül 2004 · 496 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Fatsa (AK Parti), 17 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 496 kelime.
Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 17 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2004-09-17-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; biraz teamüle uygun değil; ama, ben de Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz aldım. Biraz önce Sayın Koç buraya çıktı...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Koç gibi konuştu.
EYÜP FATSA (Devamla)Koç gibi konuştu, konuşmadı; o, ilgililer tarafından takdir edilir. Bize ait olan lehinde konuşma hakkımızı kullandığı için, biz de görüşlerimizi ifade etmek için, Tüzük gereği, mecburen aleyhinde söz almak zorunda kaldık. Bu hususu Genel Kurulla paylaşıyor; Genel Kurulu da saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Türk Ceza Kanunu Tasarısı üzerinde uzun bir altkomisyon, komisyon ve Genel Kurul çalışmasından sonra bir sonuca gelindi.
Ben, sadece, siyasîler adına, bu ülkenin aydınları, entelektüelleri adına, medyası adına bir üzüntümü sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz, olağanüstü dönemlerden gelmiş bir ülkeyiz. Zaman zaman Anayasanın ve hukukun askıya alındığını, insanların hiçbir sorguya tabi tutulmadan yargısız infazlara maruz kaldığını, hak mahrumiyetlerine uğradığını, aylarca bazen senelerce hiç sorguya çekilmeden, mahkeme huzuruna çıkarılmadan cezaevlerinde, nezaretlerde bekletildiğini yaşayan arkadaşlarımız içimizde de vardır.
V. HAŞİM ORAL (Denizli)Var tabiî, var.
EYÜP FATSA (Devamla)Vardır.
Bakın, bir Ceza Kanunu tartışıldı. Bu Ceza Kanununda temel haklardan özgürlüklere kadar işkencenin önlenmesine kadar, çocuk ve kadın haklarına kadar, alabildiğine geniş yelpazede -belki bazı maddeler üzerinde farklı düşüncelerimiz oldu; ama- gerçekten, toplumun kahir ekseriyetinin mutabakata vardığı, herkesin de takdirle karşıladığı önemli maddeler vardı, bölümler vardı.
Değerli arkadaşlar, bütün bu acı tecrübelerden sonra, bizim Parlamentomuzun, bizim ülkemizin aydınlarının ve entelektüellerinin, medyasının, Ceza Kanununun sadece bir maddesine takılıp kalmamasını beklerdim. Bu ülke için belki en önemli olan özgürlüklerin kısıtlanması, demokratik hakların daraltılması olmalıydı; ama, gördüm ki, hiç kimse koskoca Ceza Kanununu bu zeminde tartışmadı. Esasında, bu Ceza Kanununun, geldiğimiz noktada, en fazla, toplum olarak, siyasîler olarak, bu ülkenin aydınları ve entelektüelleri, medyası olarak kendimizi sorgulamamız gereken bölümü burasıdır. Anlıyorum ki, demek ki, insanlar hâlâ temel haklar konusunda, demokratik hakların kullanılması noktasında, özgürlüklerin kullanılması noktasında kafasının arkasındaki planlarından ve düşüncelerinden kurtulamamışlar, bireysel düşüncelerinden, siyasî ideolojilerinden arınamamışlar. Özgürlükler konusunda, demokratik hakların kullanılması noktasında önyargısız davranmayı beceremedik. Gerçekten, belki, bu kanun tasarısıyla ilgili konuşulması gereken, kafa yorulması gereken ve herkesin, ama herkesin, siyasîlerden medyasına kadar, bu ülkenin aydınları, entelektüelleri, bir kere daha kafasını iki elinin arasına alarak, bunu acı acı düşünmesi lazım. Bu konuda çok acı tecrübeler yaşadık, siyasî yelpazede en sağ çizgiden en sol çizgiye kadar, herkeste bunun acı deneyimleri ve tecrübeleri vardır; ama, biz, yaşadıklarımızı unuttuk; çok marjinal bir şeyin peşine takıldık, koskoca bir Ceza Yasasını bir madde üzerine indirgemek suretiyle, marjinalleştirmek suretiyle Ceza Kanununun gerçek yönleriyle tartışılmasına fırsat vermedik; bu, gerçekten, hepimiz için düşünülmesi gereken bir mesele.
V. HAŞİM ORAL (Denizli)Onu siz yaptınız, biz değil.
EYÜP FATSA (Devamla)Değerli arkadaşlar, tabiî, İktidar ve Anamuhalefet Partilerine mensup grup başkanvekili arkadaşlarım düşüncelerini, tepkilerini ortaya koydu, hassaten ben de bir hususun altını çizerek söylemek istiyorum. Mutabakat devam ediyor mu etmiyor mu diye soruldu, Sayın Haluk İpek de, Grubumuz adına, bu konuda net bir açıklama yaptı.
Evet, arkadaşlar, biz, bir mutabakatla geldik ve mutabakatımızın da üzerindeyiz. Kimse öküzün altında buzağı aramasın.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
13 konuşma daha · 17 Eylül 2004