Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)
Iğdır Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 791 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Dursun Akdemir (Anavatan Partisi), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLERİNİN BAZI DİSİPLİN CEZALARININ AFFI HAKKINDA (S.S 952)); konuşma 791 kelime.
Dursun Akdemir (Anavatan Partisi, Iğdır). “Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-06-21-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlerinin-bazi-disiplin-cezalarinin-affi-hak (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, siz değerli milletvekili arkadaşlarımı ve Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün, burada görüşülmekte olan 952 sıra sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Anavatan Partisi adına görüş bildirmek üzere söz almış bulunuyorum; tekrar, bu vesileyle Yüce Meclisi ve Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, benden önce konuşmuş olan Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Sayın Eraslan "biz, AKP'yle CHP olarak anlaştık, bu sicil affını getirdik" dedi. Sayın, değerli milletvekili arkadaşıma şunu hatırlatmak istiyorum: Eğer, bu kanun kitapçığının başlığına bakmış olsaydı, bu yasa teklifini iki yıl önce benim vermiş olduğumu bilmiş olurdu ve o şekilde bir hataya düşmezdi. Bunu hatırlatmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Tasarısıyla disiplin cezalarının affı getiriliyor. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçlarıyla affedilmesi düşünülmüştür bu yasada; fakat, bazı cezalar dışarıda bırakılmıştır.
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref, haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları kapsam dışı bırakılmıştır. İşte bu yasadan da görülüyor ki, basit bir haysiyet kırıcı suç ya da ihaleye fesat karıştırma gibi durumlar kanunla affedilmiyor. O nedenle, AKP İktidarının son yıl içerisinde özellikle bu gibi ihalelerde düşmüş olduğu sıkıntının bu kanundan da hatırlatmış olması dolayısıyla bu vesileyle söz etmek ve kendilerine hatırlatmak istiyorum.
Bu arada, aynı şekilde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 68 inci maddesinin ikinci fıkrasında ve ayrıca 69 uncu maddesine göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları ile emniyet sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları kapsam dışı tutulmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmesi, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin eliyle yürütülüyor. Memurlarımız, ekonomik sıkıntı içinde, buruk bir şekilde yaşantılarına rağmen, kamu hizmetlerini eksiksiz, yurdumuzun her köşesinde, doğu demeden, batı demeden, kuzey demeden, güney demeden çalışıyorlar. Tabiî, bu çalışma sırasında, devlet adına ulaştırmak istedikleri görevleri hedefine ulaştırırken, birtakım hatalar da yapmış olabiliyorlar.
Değerli arkadaşlarım, disiplin cezaları, kamu hizmeti görevlerinin mevzuata ve çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı eylemlerine karşı düzenlenen idarî yaptırımlardır. Bu idarî yaptırımlar, bazen, kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara kadar uzanabilmektedir. Burada, disiplin cezaları, işlenen fiilin ağırlık derecesine göre, kamu görevlilerinin, uyarma cezaları almaları, kınama cezası almaları, aylıklarının kesilmesi, bulundukları kademede bekletilmeleri ve devlet memurluğundan çıkarılmaları şeklinde uygulama yapılmaktadır.
Memurlarımız, uyarma ve kınama cezalarına karşı dava açamamaktadırlar. Ancak, diğer disiplin cezaları için dava açma hakları vardır. Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade etmekte ve derhal uygulanmaktadır.
Haklarında disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanmış olanlar, valilik, büyükelçilik, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı gibi görevlere atanamamaktadırlar. Dolayısıyla, disiplin cezaları, memurlarımızı görev açısından eksik bıraktığı gibi, psikolojik yönden de etkilenmelerini ve bunun yanında da geleceğe dönük beklentilerinin aksamasına neden olmaktadır ve verimlilik düşmektedir böylece.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, disiplin cezalarının, niteliği, ağırlığı ve önemi nedeniyle, Anayasanın 38 inci maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Ceza hukukundaki yasallık ilkesinin dayanağını Anayasamızın 38 inci, disiplin suç ve cezalarının yasallık ilkesinin dayanağını ise Anayasanın 128 inci maddesi oluşturmaktadır. Bu bakımdan, yasallık ilkesinin, disiplin suç ve cezalarında geçerli olduğunu da söyleyebiliyoruz. Ancak, ceza hukukunda, suçlar, kanun tarafından ayrıntılı olarak tanımlandığı halde, disiplin suçlarında çoğu kez böyle bir tarif verilmeyip "memur vakarına uymayan tutum ve davranışlarda bulunmak" gibi genel ibarelerle ceza verilmektedir. Bundan dolayı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer yer genel suç tanımlarına gidilmiş ve bu yolla, idareye, suçun tasnifi konusunda geniş takdir yetkisi tanınmıştır. Nitekim, aynı kanunun 125 inci maddesinin son bölümlerinde yer alan "Yukarıda sayılan ve disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir" hükmü, böyle bir anlayışın sonucu olarak mevzuatımıza girmiştir.
Değerli arkadaşlar, bu düzenleme, suç ve cezaların yasallığı ilkesiyle çelişen bir düzenleme olduğundan, suç teşkil eden fiiller ve bunlara ilişkin cezaların açık şekilde tanımlanması bir zorunluluk halindedir. Bu bakımdan, Yüce Meclis tarafından bu konuda yasal çalışmalar yapılmasının gerektiğini, memurlarımızın huzur ve güvenliği için, hatta, buna acil ihtiyaç olduğunu ayrıca huzurlarınızda ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; gelinen noktada, disiplin cezalarının Anayasada belirlenen ilkelere uygun bir şekilde açık yasal düzenlemelerle ve yasalara uygun olarak verildiğini söylemek, bu nedenle de zordur. Hepimiz biliyoruz ki, disiplin cezaları, bazen, yetkili amirler tarafından kişisel husumet veya siyasî mülahazalarla ya da memurların üzerinde siyasî baskı aracı olarak verilebilmektedir.
Tabiî, Sayın Başkan, yemekten sonra arkadaşları rehavet bastı; bu uğultudan dolayı ben meramımı anlatmakta zorlanıyorum…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 21 Haziran 2006