İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 37. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)

Enis Tütüncü

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 37. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Aralık 2007 · 836 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Enis Tütüncü (CHP), 12 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 836 kelime.

Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-12-12-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bu madde, yeni tertip gider ve gelir kalemlerinin açılmasıyla ilgili bir madde. Yani bu madde, bütçe dengesiyle ilgili bir maddedir, yani kaynak yetersizliğiyle ilgili bir maddedir, kaynak yetersizliğinin sonunda Türkiye’nin dışarıdan giderek artan oranda daha fazla dış kaynak kullanmak zorunda kalışıyla ilgilidir.

Kamu yatırım ve tasarruf farkı bir türlü kapanmıyor Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. Konuyu, izin verirseniz, bu çerçevede, bu maddeyle ilgili olarak dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Bakınız, son dönemde, yani AKP İktidarı döneminde, ilk defa, 2006 yılında, kamu yatırım ve tasarruf farkının gayrisafi millî hasılaya oranı pozitife dönmüştü. 2006’da bu oran yüzde 1,1’e çıkmıştı, şimdi tekrar bozuluyor. 2003 yılını dikkatlerinize sunayım. Kamu yatırım ve tasarruf farkının gayrisafi millî hasılaya oranı, 2003 yılında, yani AKP İktidarının ilk yılında eksi 10 idi. 2004 yılında nispi bir iyileşme sağlandı, eksi 5,4’e çekildi. 2005’te aynı düzeyde, yine eksi 5 düzeyinde tutuldu ve 2006’da ilk kez artı 1,1’e çıktı, iyileşme… Ama 2007’ye bakıyorsunuz, programdaki durumuyla eksi 2,2’ye tekrar düşmüştür, 2008’de de eksi 2 dolayında bir düşme meydana geliyor. Sayın Maliye Bakanının ve yetkililerinin bu konuya özellikle dikkatini çekmek istiyorum.

Şimdi, burada, Sayın Maliye Bakanını iki saat önce dinledik. Sayın Maliye Bakanımız buraya çıktılar –keşke burada olsaydı- böyle, büyük bir havayla “Maliyenin performansı bütçeyle ölçülür. Ne denmiş, sonuçta ne olmuş, bunlara bakmak lazım. At binenin, kılıç kuşananın.” Demedi mi bunları? “Çarşaf çarşaf yayınlıyoruz bunları.” dedi. Biz de, hemen burada otururken Sayın Maliye Bakanının bu sözlerinden esinlenerek, çarşaf çarşaf yayınlanan resmî bazı belgelere göz atma fırsatını bulduk. Bakınız, bu çarşaf çarşaf yayınlanmada, ekonomik büyümenin 2007 yılının son çeyreğinde yüzde 2’ye düşmüş olduğunu gördük. Dikkatinizi çekiyorum, ekonomik büyüme. Hani yıllardan bu yana övündüğünüz o ekonomik büyüme. Şimdi, ekonomide çok ciddi bir durgunluğun alarm zilleri çalıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yıllardan bu yana, beş yıldan bu yana buraya, bu konuya dikkatinizi çekmeye çalışıyorduk. Yine, Sayın Maliye Bakanı konuşurken kendimi tutamadım ve bir şey söyledim: “Günaydın Sayın Bakan.” dedim. Neden dedim biliyor musunuz? Sayın Bakan, nihayet, beş yıldan bu yana söylediklerimizin en azından bir bölümünü kavramış gözüküyor. Neymiş? Cari açık artık ekonomik büyümeyi tehdit ediyormuş, Sayın Bakanımız diyor. Good morning, günaydın… Ve ne diyor, müjde veriyor Sayın Bakan, yerli sanayicilere müjde veriyor, diyor ki: “Bazen, biz, ihracatı teşvik edelim diye ithalatı teşvik ediyoruz.” Bakınız… “Yerli üreticiyi teşvik edebilecek ne gibi değişiklikler yapabiliriz, onun için de çalışma yapılıyor. Bununla ilgili yakında birtakım tedbirleri alacağız.” Ne zaman söylüyor Sayın Bakan? Beş yıl sonra. Ne zaman söylüyor? Ekonomi, 2007 üçüncü çeyreğinde, yüzde 2’ye ekonomik büyüme düştüğü zaman. Yani, Türkiye’de ekonomik büyüme açısından, orta dönemli bir, ekonominin durgunluğa girişinin çok ciddi alarm zilleri çaldığı anda. E günaydın, daha önceleri neredeydiniz? Ne olur, Sayın Bakandan rica ediyoruz, Sayın Hükûmetten rica ediyoruz, geç de olsa en azından bu vermiş olduğunuz, şu anda yakalamış olduğunuz bu konunun, vermiş olduğunuz bu sözün gereğini yerine getiriniz. Havada kalmasın, çünkü üretende de mecal kalmadı, açlık sınırı altında çalışmak mecburiyetinde, üretmek mecburiyetinde kalan milyonlarca işçi, çiftçi, memur, küçük esnaf ve sanatkârlarda da mecal kalmadı; işsizlerde ise hiç mecal kalmadı.

Şimdi, Sayın Bakan dün bir basın toplantısı yaptı ve dünkü basın toplantısında ekonomik büyümedeki bu düşüşü, bu gerilemeyi iki nedene bağladı: Tarımda kuraklık, tarımsal millî geliri düşürdü. Evet. Ve iki: İnşaat sektöründe daralma. Şimdi, bakınız, elimde millî gelir serisi var. Yeni, İnternetten indirdik, hemen baktık, burada, yeni girmiş TÜİK. Şimdi, bu tabloya bakınca, şunu söylemek mecburiyetini kendimde hissediyorum: Öyle sanıyorum ki Sayın Bakana eksik ya da yanlış bilgi vermişler o dünkü basın toplantısı öncesi ve Sayın Bakan da bu eksik ya da kendisine verilen yanlış bilgiyle, doğru olmayan şekilde konuşmak zorunda kalıyor basın mensupları önünde.

Asıl gerileme sanayi sektöründe Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sanayi sektörü dumura uğramaya başladı, yıllardan bu yana bunu söylüyoruz. Keşke, keşke Türkiye ekonomisi böyle bir durumla karşılaşmamış olsaydı ama üretim gücünü öylesine, sanayinin üretim gücünü öylesine körlettiniz ki yıllardan bu yana yanlış politikalarla... Yanlış politikaları burada sık sık dile getirdik, artık getirmek istemiyorum ama burada yine işte bu resmî belgeden imalat sanayisinin ne kadar daraldığını size söylemek istiyorum.

Bakınız, birinci dönemde yüzde 7,4’müş imalat sanayisinin büyümesi 2007 ve ikinci dönemde, yani ikinci üç aylık dönemde, haziran sonunda 3,1’e düşmüş, yani yarıdan daha fazlaya düşmüş ve üçüncü dönemde de bu düşme devam etmiş, 2,8.

Dokuz aylık ortalamaya bakıyoruz Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; imalat sanayisi yüzde 4 dolayında. Öyle sanıyorum ki bu yüzde 4, dokuz aylık büyüme, on iki aylık kesin sonuçlar alındığında, yani son çeyrekte daha da gerileyecektir ve böylece Türkiye’nin 2007 yılındaki ekonomik büyümesi yüzde 4’ün altına düşebilecektir ve burada toptan ve perakende ticaretin de gerçekten büyük ölçüde gerilediğini dikkatlerinize sunmak istiyorum. Yüzde 6,7’ymiş birinci çeyrekte ekonomik büyüme, ikinci çeyrekte yüzde 3,8’e düşmüş, üçüncü çeyrekte yüzde 3,4’e düşmüş ve bir de serbest meslek ve hizmetler, burada ise çok daha büyük, dramatik bir düşüş var Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 4,7 imiş birinci çeyrekte, ikinci çeyrekte düşmüş, üçüncü çeyrekte düşmüş yüzde 1’e. Bu trend devam edecek. Yüzde 4’ün epey altında bir ekonomik büyümeyle karşı karşıyayız. Yazıktır, gerçekten yazıktır. Yıllardan bu yana ağzımızda tüy bitti söyleye söyleye, nihayet Türkiye…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

82 konuşma daha · 12 Aralık 2007

82 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook