İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 115. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

Ensar Öğüt

Ardahan Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 115. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Haziran 2005 · 1.274 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ensar Öğüt (CHP), 22 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.274 kelime.

Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2005-06-22-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENSAR ÖĞÜT (Ardahan)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 8 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, maddeye girmeden önce, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusunun, Büyük Millet Meclisimizin kurucusunun -yeryüzünde olmayan bir doğa harikası- Atatürk'ün gölgesi ve silueti Ardahan'ın Damal Dağlarına düşmektedir. Her yıl 15 Haziran ve 15 Temmuzda, Allah'ın bir lütfu olarak, dünyada hiçbir kişiye, hiçbir lidere nasip olmayan, dünyanın sekizinci harikası denebilecek bu güzel olay Ardahan'da oluşur. Damal Belediye Başkanlığımız, 25 Haziran Cumartesi günü Atatürk'ün izinde ve gölgesinde festival yapıyor. Tüm milletvekillerini, tüm vatandaşlarımızı 25 Haziran Cumartesi günü Ardahan'a ve Damal'a davet ediyorum bu olağanüstü doğa harikasını izlemek üzere.

Değerli arkadaşlarım, maddeye girdiğimizde... Ben, sivil havacılıkla ilgili olarak, 2004'ün ağustos ayında Bakanlığımıza bir soru önergesi vermişim. Bu soru önergesinin aslı şu: Avrupa Sivil Havacılık Otorite Birliğine 2001 yılında üye olan Türkiye, Avrupa standartlarında niçin uçak uçurmuyor? Şöyle ki: Daha sonra Ukrayna tescilli Antonov 26 tipi Rus uçakları bir kargo şirketine kiralanmak kaydıyla; yani, yabancı tescille, yabancı pilotla Türkiye'de uçuruldu ve bu uçakların tehlikeli olduğunu, dünya standartlarında tehlikeli olduğunu ve bizim, 2001 yılında uluslararası standartlara uyacağımızı açıklamamıza rağmen, Antonov 26 Rus tipi uçaklarının Türkiye'de -4 adet- uçmasının hava sahalarımızda tehlike yaratacağı gerekçesiyle soru önergesi verdim. Bakanlığımız da, bu uçaklara -altı ay süreli- geçici bir süre izin verildiğini, Genelkurmay Başkanlığından izin alındığını, yasalara uygun olduğunu söylediler.

Ancak, değerli arkadaşlar -demin, Sayın Genel Müdürle de görüştüm, Sayın Bakanla da- Avrupa standartları, 2006 Ocak itibariyle Rus uçaklarını ve buna benzer ülkenin eski model uçaklarını tamamen ve kesinlikle yasaklıyor.

Bu nedenle, ben, buradan Sayın Bakandan istirham ediyorum, bu tip uçakların ülkemizin sahalarında uçması, Allah göstermesin, bir tehlike arz ederse -onun için arz ediyor ve tutanaklara geçmesini istiyorum- bu hepimize bir yara verir. İşte, bir hızlandırılmış tren olayı bütün Türkiye'yi derinden sarstı. Tabiî, bu, kimsenin elinde değil, hepimiz üzüldük. Yani, böyle bir olayın tekrar yaşanmaması için, Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki, sağlam basalım, sağlam standartlarla, uluslararası standartları olan araç gereçle uçuşlarımızı yapalım. Bu, çok önemlidir Sayın Bakanım.

Ben, ayrıca, size teşekkür ediyorum;. Kars-Tiflis demiryolunu da temmuz ayında ihaleye çıkardınız. Bu, Türkiye için çok önemli bir projedir stratejik anlamda. Yani, İngiltere'den kalkan bir trenin gelip Kars'ta durması, bizim ayıbımız; ama, Kars'tan Gürcistan'a, Tiflis'e, oradan da Türk cumhuriyetlerine, Çin'e kadar gitmesi, Moskova'ya gitmesi, Türkiye için çok önemli bir prestij projesidir. Bu proje olduğu zaman, tarihî İpek Yolu da, Türkiye'den Türk cumhuriyetlerine bağlanan çok önemli bir yol olacaktır. Bu anlamda da, ben, Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Umuyorum, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan konsorsiyumuyla kurulan bu ortaklıkla, Türkiye'nin önderliğinde, bu proje tamamlanmış olacaktır.

Değerli arkadaşlar, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde, Türk Hava Kurumunda, Türk Hava Yollarında, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığında… Bugün -ben, Millî Savunma Komisyonu üyesiyim- Komisyon Başkanımızla beraber, üyelerimizle birlikte, Türk Hava Kuvvetleri Komutanı Sayın Fırtına'ya gittik. Orada da aynı konu konuşuldu; havacılıkta çok geri olduğumuz, Büyük Atatürk'ün "istikbal göklerdedir" cümlesi… Hakikaten, uzay çağına, dünyadaki gelişen hızlı atmosfere ayak uydurmanın yolu, bir ülkenin havacılığının güçlü olmasına bağlıdır.

Şimdi, Türk Hava Kurumu ne iş yapıyor; orman yangınını söndürüyor. Hangi tarım arazisini ilaçlıyor? Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ne iş yapıyor? Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün iznine bağlı olarak… Türk Hava Kuvvetleri, Türk Hava Yolları, Türk Hava Kurumu, vatandaşa ne veriyor; yani, sivil halka ne veriyor? Türk Hava Kurumu… Askeriye, tamam, anlıyoruz;ama, Türk Hava Kuvvetleri, askeriyenin, ordumuzun gözbebeği, onu biliyoruz ve onur duyuyoruz; ama, Türk Hava Kurumu ne iş yapıyor, Türk Hava Kurumu -Atatürk'ün kurduğu- amacına ulaşıyor mu?

Onun için, ben, Bakanlığımızdan rica ediyorum, Türk Hava Kurumunun, yeniden, realize edilerek, sivil havacılığı geliştiren, sivil pilot yetiştiren, tarım arazilerini ilaçlayan, orman yangınlarını söndüren ve çok aktif, daha doğrusu beyingücü yetiştiren, matematiği, fiziği güçlü olan, araştırma-geliştirme (ar-ge) programlarını geliştiren ve havacılığımıza beyin yetiştiren bir kurum olması lazım. Bu da, Ulaştırma Bakanlığımıza düşüyor diye düşünüyorum; çünkü, Türk Hava Kurumu da, söndürmeye veya ilaçlamaya, bir yere gittiği zaman Bakanlıktan izin alıyor. Bunun hepsini bir çatı altında toplayıp, bu çatıyı Ulaştırma Bakanlığımızın bünyesinde toparlayıp, özellikle sivil toplum ve halkın, sivil halkın ihtiyaçlarını giderecek, mutlaka, organizeler yapmamız lazım. Yani, Allah göstermesin, yaz geldi, şimdi orman yangınları başlayacak; dışarıdan uçak kiralıyoruz, milyonlarca dolar veriyoruz. Yani, Türk Hava Kurumu ne iş yapıyor? Biz, niye Türk Hava Kurumuna beyin yetiştirmiyoruz?

Bunun için, araştırma-geliştirme (ar-ge) laboratuvarları kurup, fizik, matematik ve fenle ilgili, çocuklarımızı yetiştirip, Atatürk'ün aydınlık yolundaki "istikbal göklerdedir" dediği çizgisinde, mutlak surette, Türk Hava Kurumumuzu, Türk Hava Yollarımızı, Türk Hava Kuvvetlerimizi güçlendirelim.

Değerli arkadaşlar, hakikaten istikbal göklerdedir. Yani, biliyorsunuz, eskiden bir yerden bir yere gitmek olmuyordu; ama, şimdi, biniyorsunuz, Amerika'ya gidiyorsunuz, istediğiniz ülkeye gidiyorsunuz. Türkiye'nin bir başından bir başına, çok rahatlıkla, 69 000 000 liraya, 89 000 000 liraya, promosyon fiyatlarıyla gidiyoruz. Bu, beyingücüyle oluyor, ilimle oluyor, bilimle oluyor. Bu beyingücünü, ilim ile bilimi ve araştırma-geliştirme kurumlarını, laboratuvarlarını kurarak, bu laboratuvarlarda beyin ve çağdaş insanlar yetiştirerek, ülkemize yararlı evlatlar yetiştirmemizi temenni ediyorum.

Çok fazla da uzatmak istemiyorum.

Değerli arkadaşlar, havacılığımızın, tekrar söylüyorum, geliştirilmesi, ancak ve ancak -şunu söyleyeyim, belki, çok abartmış olabilirim; ama- Mustafa Kemal'in aydın yolunda gider; çünkü, daha o dönemde istikbali göklerde gören ve… İstikbal göklerdedir, aman göklerde güçlü olalım, medeniyeti yakalamış çağdaş toplumlarla, çağdaş ülkelerle yarışmanın yolu bilimden geçer, fenden geçer, akıldan geçer, insangücünden geçer. Bu gücü kullanmak da devletin görevidir.

Eğer, bugün, demin de söyledim, araştırma-geliştirme grupları, laboratuvarları kurar, TÜBİTAK gibi bilim yuvalarını, özerk bir kurum halinde, tamamen bilim adamlarına bırakır, siyasetten soyutlar, tamamen bilimle uğraşan, bilimi geliştiren insanlara bırakırsak, o zaman, fen liselerinden mezun olan çocuklarımızın, buralarda, çağdaş, aydın kişiler olarak yetişmesi ve bu çağdaş bilimle yetişen insanların dünya insanlarıyla yarış yapmasıyla, gelecekteki uzay çağını da yakalayıp, Türkiye Cumhuriyetinin de uzaya araç göndererek, uzayda ay yıldızlı bayrağımızı dikeceğimize inanıyorum ben. Evet, bu nedenle diyorum ki, burada, eğer, biz, sadece Türk Hava Kurumuna bırakır, sadece Türk Hava Kuvvetlerine bırakırsak, o zaman, sivil havacılık ne işe yarar? Sivil havacılıkta kargo şirketlerini, diğer ulaşım şirketlerini hızlı bir şekilde Türkiye'nin her yerine yayıp, Türkiye'nin her yerinde iletişimi sağlamak, ulaşımı sağlamak... Hızlı bir şekilde; yani, bir kargoyu, Erzurum'dan alıp İstanbul'a 1 saatte yetiştirirse, o zaman, düşünün, işgücünün ne kadar arttığını, katmadeğerin ne kadar arttığını. Şimdi, artan katmadeğerin Türk ekonomisine ne kadar vergi ödeyeceğini düşündüğümüz zaman, o zaman, hızlı bir şekilde araştırma-geliştirme...

AHMET YENİ (Samsun)Size 1 saat çok. 1 saatte gidemezsiniz.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla)1 saat çok olabilir; yarım saatte de ulaşabiliriz.

Değerli arkadaşlar, şunu söyleyeyim: Şimdi, buradan bir çıkın, trafikte... Ankara'dan İstanbul'a gidin, en hızlı 3,5 saatte gidersiniz; ama, uçakla, 35 dakikada giderseniz, o adam işini yetiştirir, para kazanır, devlete vergi verirse, o zaman, hem devlet güçlü olacak hem de vatandaş işini yapmış olacak. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum.

O bakımdan, diyorum ki, kesinlikle, sivil havacılığın, şirketlere, özellikle kargo şirketlerine, taşıma şirketlerine, hizmet şirketlerine ve diğer kuruluşlara, mutlak surette, hizmet yapabilmesi için...

Mesela, şimdi, şunu söyleyeyim: Beni bir kargo şirketi aradı bugün; diyor ki: "Ben müracaat ettim, bana uçuş izni vermediler. Dediler ki 'sen İstanbul'dan Ankara'ya gidersin, Ankara'dan İstanbul'a dönersin.' Ben de istiyorum ki, İstanbul'dan Ankara'ya gideyim, Samsun, Erzurum, Diyarbakır, Antalya dolaşayım, İstanbul'a geleyim. Buna müsaade etmediler."

Şimdi, ben, Sayın Bakana, biraz önce söyledim; dediler ki: "Hayır, gelsin o arkadaş, izin vereceğim."

Değil mi Sayın Bakanım?.. Teşekkür ederim.

Şimdi, ben de buradan diyorum bütün kargo şirketlerine; çünkü, bakın, isim de verebilirim...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Bütün kargo şirketlerinin ve diğer kurumların iyi hizmet yapabilmesi, kendi uçağımızı kendimizin yapması ve çağdaş normlarda insan yetiştirmemiz için, araştırma-geliştirme laboratuvarlarına ve bilim yuvalarına önem verip, oraları özerk hale getirerek, fen bilimiyle uğraşan gençlerimizi, beyinli ve becerikli insangücü şeklinde, ülkemize yararlı evlatlar olarak yetiştirelim, ülkemizi kalkındıralım.

Yüce Atatürk'ün dediği gibi, istikbal göklerdedir. Arkadaşlar, hakikaten, istikbal göklerdedir. O zaman, seksen yıl önce söylenmiş bir laf seksen yıl sonra yapılmıyorsa, bu, Türkiye Cumhuriyetinin bir ayıbıdır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 22 Haziran 2005

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook