Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 115. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Haziran 2005 · 1.421 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Deveciler (CHP), 22 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.421 kelime.
Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2005-06-22-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 10 uncu maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Sivil havacılık faaliyetlerine 1912-1913 yıllarında İstanbul Yeşilköy Havaalanında başlayan ülkemiz, uzun yıllar Avrupa ülkelerinin önünde, uçak sayısı ve yolcu taşımacılığı ile uçak imalatında büyük gelişmeler içinde bulunmuş; ancak, İkinci Dünya Savaşının sonrasında, 1980'li yıllara kadar süren uzun bir duraklama devresi içine girmiştir.
1983 yılında yayımlanan 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunuyla, özel sektöre de hava taşımacılığı ve havaalanı işletmeciliği hakkı verilmesi suretiyle Türk sivil havacılığında yeni bir dönem başlamıştır. Son yıllarda sivil havacılık faaliyetlerinin mümkün olan her ile yaygınlaştırılması çalışmalarının etkisiyle, sivil hava taşıyıcıları, genel havacılık işletmeleri, eğitim ve sportif amaçlı kuruluşlar ve uçak, helikopter, planör gibi hava araçları sayısındaki artışlar yanında, havaalanlarımızın sayısı da hızla artmaya başlamıştır.
1933 yılında, ülkemiz sivil hava taşımacılık faaliyetlerinin düzenlenmesi için, bugünkü Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü oluşumunda ilk adım sayılan Hava Yolları İşletme İdaresi kurulmuştur. 1954 yılında da, sivil havacılık faaliyetlerinin düzenlenmesi, denetlenmesi ve yönlendirilmesi amacıyla Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. 1983 yılına kadar sadece kamu kuruluşları tekelinde kalan sivil havacılık faaliyetlerinin bu tarihten sonra özel sektöre de açılması sonucu hızla artan sivil havacılık işletmeleri, hava araçları ve havaalanları sayısına rağmen, bugünkü adıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün mevcut yapısı ve yetkilerinde bir değişiklik olmamıştır. Bunun yanında, artan sorumluluklarını karşılayabilecek yeterli deneyimli personel teminindeki güçlükler nedeniyle de, personel sayısında artış değil, ne yazık ki, azalmalar meydana gelmiştir.
Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilâtı tarafından yayımlanan üye ülkelerin sivil havacılık teşkilâtlarının yapıları incelendiğinde, adı ve yapısı ne olursa olsun, sivil havacılık birimleri otorite olarak kabul edilmektedir. Otorite kabul edilen bu sivil havacılık birimlerinin otoritelerinin yaptırım gücü, ilgili ülkeler tarafından yasal düzenlemelerle sağlanmış ve böylece, uçuş ve can emniyetinin en üst düzeyde temini için imkân yaratılmıştır.
Hızla gelişmekte olan dünyamızda, ülkeler arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerde önemli unsurlardan birisi, belki de en önemlisi, ülkelerarası düzenli hava ulaşım olanağının sağlanmasıdır. Bugün için Türkiye ile 59 ülke arasında ikili hava ulaştırma anlaşması mevcut olup, daha birçok ülkeyle anlaşma yapılması gerekmektedir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, taraf olunan uluslararası mevzuat, yabancı ülkelerle ilişkiler, bu ülkelerin hava taşıyıcılarının ticarî hak ile uçuş faaliyetlerinin belirlenmesi ve denetlenmesi, ülkemiz hava taşıyıcılarının ve havacılık şirketlerinin kurulması, izlenmesi, denetlenmesi ve havacılık standartlarının tespiti, yenilenmesi ve denetlenmesi gibi temel faaliyetlerin sürdürülmesi için ve hepsinden önce uçuş ve can emniyetinin istenen gerekli düzeyde sağlanmasını teminen, uygun yaptırım gücüne sahip yeni bir yapılanma içine girilmesi kaçınılmaz görünmektedir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün bu yeni yapılanması tek başına istenen sonucu getirecek özellikte olmayıp, mevcut tüm sivil havacılık mevzuatının günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi, kamu sektöründeki sivil havacılıkla ilgili faaliyette bulunan diğer kuruluşların, devlet otoritesi altında yapılması gerekli faaliyetlerinin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesine aktarılması gerekli görülmektedir.
Ulaştırma Bakanlığı, 2-3-4 Kasım 1998 tarihlerinde 1. Yüksek Havacılık Şûrasını gerçekleştirmiştir. Şûra Genel Kurulu, askerî ve sivil havacılık kurum ve kuruluş temsilcileri ile havacılığın çeşitli alanlarında uzmanlık ve üstün tecrübeye sahip delegelerin iştirakiyle İstanbul Askerî Müzesinde çalışmalarını tamamlamıştır.
Havacılığın uluslararası bir karakter taşıması nedeniyle, globalleşen dünyada uçuş emniyetinin en üst seviyede temini bakımından, ülkemiz havacılığının uluslararası uygulamalarla tam bir paralelliğinin sağlanması esastır.
Tarafı olduğumuz uluslararası anlaşmalar ile ülkemiz tarafından verilmiş bulunan taahhütler gereğince, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilâtı dokümanlarının gerektirdiği standartlarda, tüm sivil havacılık ana hizmetlerini tek bünyede toplayan, teknik ve ekonomik uygulamalarda gerekli yetki kullanımı ile otoriteye sahip, özel statülü yeni bir sivil havacılık yönetim yapılanması gerekli görülmüştür. Bu yapılanmada esas alınması için bir organizasyon ve yasa taslağı örneği (1) nolu altkomisyon raporunda sunulmuş ve benimsenmiştir.
Kurulması önerilen bu yeni özel statülü sivil havacılık yönetimi ile bağlı bulunduğu bakanlık makamı arasında, gerek strateji belirlemede gerekse belirlenen stratejilerini ve hükümet politikalarını hayata geçirmede ülke genelinde eşgüdümü sağlama ve bunu kurumsallaştırma fonksiyonunu yerine getirebilecek ve aynı zamanda, sivil havacılık otoritesini denetleyebilecek, kamu ve özel sektörün eşit ağırlıklı temsil edildiği Havacılık Yüksek Kurulunun oluşturulması uygun bulunmuştur.
Türk sivil havacılığının dünya standartlarına uyum sağlayabilmesi için, bu yeni havacılık yönetimi, Türkiye Cumhuriyetinin (JAA) Uluslararası Havacılık Birliğine tam üye olması için gerekli düzenlemeleri yapacaktır, yapması gerekmektedir.
Uluslararası kuruluşlar tarafından verilen eğitimlere uygun personelin gönderilmesi ve havacılık sektöründeki hiçbir eğitim ihtiyacı, tasarruf tedbirleriyle engellenmemelidir.
Kurumların eğitim üniteleri ile eğitim kurumları arasında ne planlama ne de işleyiş olarak sağlıklı koordinasyon bulunmadığından, eğitim verimi de istenilen düzeyde değildir. Bu nedenle, devletin yapmış olduğu yatırımlar atıl kalmaktadır.
Ülkemizin hava savunmasından ve uçuş güvenliğinden taviz verilemeyeceği cihetiyle, havacılık camiasını ilgilendiren yetişmiş personelin elde tutulması konusuna mutlaka çözüm getirilmeli, personelin yaşam standartları günümüzün koşullarına uygun hale acilen getirilmelidir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, mevcut idarî ve fiziksel yapısı, personel durumu itibariyle kendisine verilen görevlerin birçoğunu yapacak durumda olmayıp, kendisine atfedilen bu görevlerinin birçoğunu Bakanlığın diğer ilgili kurum ve kuruluşlarına devretmektedir; ama, getirilen bu tasarıyla sivil havacılığın sorunlarının çözüme ulaşacağı konusunda ciddî endişeler vardır. Havacılık sektöründe görev yapan sektör temsilcileri, bu alanda örgütlü sendikalar, sivil havacılık konusunda eğitim veren akademik çevreler de bu endişeyi paylaşmaktadır. Neden; çünkü, bu tasarı gündeme gelirken onların görüş ve düşünceleri alınmamıştır. Bir yasa tasarısı hazırlanırken, hepimizin bildiği gibi, diğer yasaların hazırlanmasında da olduğu üzere, izlenen aşamalar burada ne yazık ki atlanmıştır.
Bu tasarı, ne yazık ki, dünyadaki uygulamalara bakılıp, Avrupa Birliğine bakılıp, alelacele, diğer sektör uzmanlarının görüşleri alınmadan ortaya getirilmiş bir tasarıdır.
Sivil havacılık sektörünün sorunlarına yönelik olarak yıllardır beklenen bu tasarı aceleyle önümüze geldiğinden, sektörün sorunlarını gidermekten çok uzak bir yapıdadır. Sivil havacılığın genel sorunlarını kucaklayan ve çözüm olabilecek bir tasarı kesinlikle değildir. Tasarı, bu haliyle, sivil havacılığın sorunlarını çözmekten çok uzaktır.
Bu tasarı Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiğinde, bizler, Cumhuriyet Halk Partisinin Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri olarak altkomisyon kurulması yönünde önerge vermiştik; ancak, ne yazık ki, bu önergemiz, maalesef, İktidar Partisi komisyon üyelerince reddedilmiştir, kabul edilmemiştir.
Tasarıda bazı meslek gruplarıyla sınırlandırılmış bir personel yapısından bahsedilmekte; ama, burada, tanımlanmayan meslek gruplarından olan insanlar, 4 yıllık fakültelerden mezun olmuş kişiler çalışmaktadır. Neden tasarıda belli meslek gruplarıyla sınırlandırılıyor; bilemiyorum.
Sayın Bakanım, Sivil Havacılık Yasa Tasarısından bahsederken, ben, kendi bölgemle ilgili de bazı şeyleri size söylemek istiyorum: Nisan ayında, Sayın Bakanımla birlikte Edremit Körfezine gittik. Orada, bölgenin, Balıkesir'in, hatta Kuzey Egenin faal tek havaalanı olan Edremit Körfez Havaalanını birlikte inceledik, turizmcilerle birlikte toplantı yaptık. Kendisine, bu duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum. Sayın Bakan da, turizmcilerimize... Çünkü, bizim o bölge de, sörf, deniz, termal, güneş, dağ turizminin yapıldığı bir bölge. Bu bölgenin turizmcileriyle yapılan toplantıda, bu bölgenin dışturizme açılabilmesi için bu havaalanının uluslararası olarak çalışması gerektiğini söylemişti turizmciler ve Sayın Bakanım da, bu havaalanının, 2006 yılında yapılacak çalışmalardan sonra, 2007 sezonunda uluslararası havaalanı niteliğine getirileceğinin müjdesini verdi. O günkü yapılan hesaplamayla 18 trilyon liralık bir ödeme gerekiyordu. Ondan dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Şu anda, havaalanımızın 2 300 metre uzunluğunda bir pisti var, ancak, RJ 100 tipinde 100 kişilik uçakların inmesine müsait. Tabiî, uluslararası havaalanına açılabilmesi için, turizme açılabilmesi için, bu havaalanının tüm uçakların inişine müsaadeli olabilmesi için 3 000 metreyi geçiyor; ama, bakıyoruz, bütün turizmciler… "Bu dönem, belki, havaalanının inşaatına başlanır, uçaklarınız inmez" demişti Sayın Bakanım; doğru, uçaklar inmiyor. Ne yazık ki, her yıl, yedi yıldan beri yapılan, İstanbul-Edremit arası 15 Haziran ve 15 Eylül tarihlerinde yapılan İstanbul seferlerinin kaldırıldığını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Kaldı ki, yapmış olduğumuz araştırmayla, Türkiye'deki havaalanları içerisinde en fazla kâr eden havaalanı. Şu anda, uçakların doluluk oranı yüzde 99 olan bir havaalanı. Turizmcilerimiz diyorlar ki, biz havaalanımızın uluslararasına açılacağını ve turistleri buraya direkt indireceğimizi beklerken, bu sezon İstanbul seferlerinin dahi kaldırıldığından dolayı şikâyette bulunuyorlar.
Sayın Bakanım, Körfezliler adına, Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Havran, Gömeç, Altınova'dan Altınoluk'a kadar, kış aylarında 250 000 nüfusu barındıran, yaz aylarındaysa 1 250 000 nüfusu olan bu bölge halkı adına sizlerden rica ediyorum; yedi yıldan beri devam eden İstanbul seferlerinin yüzde 99 dolulukla, kârla gerçekleşen İstanbul seferlerinin derhal yapılmasını Körfez halkı istiyor, Körfez turizmcileri istiyor. Bununla ilgili gerekeni yapacağınıza da sonsuz olarak güveniyorum. İnşallah, bunları düşünerek, en kısa zamanda, yedi yıldan beri devam eden, Körfez'den devam eden İstanbul seferlerinin başlayacağını ümit ediyorum.
Ayrıca, yine buradaki halkımızın, İstanbul seferlerinin yanında, başka bir isteği de var. Bizim, İzmir'in Bergama İlçesi, Çanakkale İlimizin, Balıkesir İlimizin, bu yörede tek faaliyette bulunan havaalanı Körfez Havaalanı. Körfez'den Ankara 650 kilometre, Çanakkale'den 800 kilometre, Bergama'dan 750 kilometre. İstanbul seferlerini başlatırsanız; bunun yanında, vatandaşlarımız, Körfez halkımız, Ankara seferlerini istiyor ve gerekli olduğuna da inanıyoruz.
Sayın Bakanım, bu söylediklerimin dikkate alınacağını ümit ediyorum. Körfez turizmine büyük katkı sağlayacağını... Tüm Körfez'deki turizmciler, sizlerden, müjdenizi bekliyorlar.
Yine, nisan ayında, birlikte, beraberce Körfez halkına vermiş olduğunuz söz gerçekleştirilerek, 2007 yılında, Körfez Havaalanından uluslararası seferlere başlanacağını ümit ediyorum.
Şimdiden, sizlere, Körfez Halkı için teşekkür ediyorum.
Tüm milletvekillerimize ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 22 Haziran 2005